Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2025/2179 E., 2025/5955 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2179 E., 2025/5955 K. (24.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2179
Karar No
2025/5955
Karar Tarihi
24.09.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2025/2179 E. , 2025/5955 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/460 E., 2024/3 K. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 1958 yılında yapılan tapulama çalışmaları sırasında, 1571, 1576, 1578, 1589, 1591, 1595, 1596, 1597, 1598, 1599, 1600, 1604, 1608, 1610, 1611, 1612, 1614, 1615, 1619, 1620, 1623, 1624, 1626, 1628, 1629, 1633, 1634, 1637, 1638, 1639, 1641, 1642, 1644, 1651, 1652, 1653, 1654, 1655, 1656, 1657, 1659, 1660, 1662, 1663, 1664, 1667, 1668, 1669, 1670, 1672, 1674, 1675, 1676, 1678, 1680, 1684, 1695, 1732, 1742, 1743, 1755, 1758, 1759, 1765, 1768, 1769, 1770, 1774, 1775, 1776, 1779, 1780, 1781, 1808, 1810 parsel sayılı taşınmazlar, ..., ... ve ... adına; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 1962 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 949 parsel sayılı 124.448,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, mera vasfıyla Hazine adına tespit ve hükmen 1996 yılında tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili asıl ve birleşen dosyalara sunduğu dava dilekçelerinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan taşınmazların Hazineye ait tapu kapsamında kaldığını ve taşınmazların ... Mahallesinde bulunan 949 parsel sayılı taşınmazla tedahüllü olduğunu öne sürerek, taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile Hazine adına tescilini talep etmiştir. 2. ... Belediye Başkanlığı vekili müdahale dilekçesinde; davacı ... yanında davaya katılmak istediklerini belirtmiştir.

II. CEVAP Bir kısım davalılar cevap dilekçelerinde; taşınmazların kendi tapuları kapsamında kaldığını, Hazineye ait tapunun taşınmazlara uymadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.12.1992 tarihli ve 1990/100 Esas, 1992/1610 Karar sayılı önceki kararı ile, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. İlk Derece Mahkemesinin 09.12.1992 tarihli ve 1990/100 Esas, 1992/1610 Karar sayılı önceki kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (1). Hukuk Dairesinin 07.06.1994 tarihli ve 1994/5019 Esas, 1994/7524 Karar sayılı ilamıyla; "... çekişmeli 949 parsel sayılı taşınmaza yönelik Kadastro Mahkemesince açılan dava sonucunun taraf tapularının kapsamlarının belirlenmesi, pafta çakışmasına bağlı geometrik hataların kesin bir biçimde ortaya çıkartılması ve giderilmesi bakımından önemli olduğu gözetilerek bekletici mesele yapılması ..." gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. 2. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; "... davacı Hazinenin dayandığı 11.01.1958 tarihli ve 151 sıra no.lu tapu kaydının geldiği kaydın ilk tesis tarihinin Recep 1289 olduğu, davalıların dayandığı tapu kayıtlarının ilk tesis tarihinin ise 23 M.1249 olduğu, kadim tapunun davalıların dayandığı tapu kaydı olduğu, yine davacı Hazinenin dayandığı tapu kaydının, dava konusu taşınmazlara uygulanmasının kesin olarak mümkün olmadığı, davalıların dayandığı tapu kaydı ve müstenidi haritaların daha açık ve uygulanabilir nitelikte olduğu ..." gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; a. Bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz olduğunu, b. Benzer mahiyetteki dosyalarda davalarının kabul edildiğini beyan ederek, hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, mükerrer kadastro nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince, yukarıda izah edilen gerekçeyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmişse de, yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki; 3402 sayılı Kanun'un 22/1. maddesinde; evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosunun yapılamayacağı, bu gibi yerlerin ikinci defa kadastroya tâbi tutulması halinde ikinci kadastronun bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılacağı ve Türk Medeni Kanunu'nun 1026. maddesine göre işlem yapılacağı, süresinde dava açılmadığı takdirde ikinci defa yapılan kadastronun tapu sicil müdürlüğünce re'sen iptal edileceği belirtilmiştir. Somut olayda; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan davacı Hazineye ait 949 parsel sayılı 124.480,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tespiti 1962 yılında yapılmış olup, bu tespit askı ilan süresi içerisinde eldeki davanın davalıları olan ..., ... ve ... mirasçıları tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davasının, ... Kadastro Mahkemesinin 1996 tarihinde kesinleşen 1990/17 Esas ve 1994/10 Karar sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine 1996 tarihinde kesinleşmiş ve taşınmaz 04.06.1996 tarihinde Hazine adına mera vasfıyla tapuya tescil edilmiş, bilahare 06.04.1999 tarihinde 5010, 5011, 55 14... parsel sayılı taşınmazlara ifraz edilmiştir. Davalılara ait, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1571, 1576, 1578, 1589, 1591, 1595, 1596, 1597, 1598, 1599, 1600, 1604, 1608, 1610, 1611, 1612, 1614, 1615, 1619, 1620, 1623, 1624, 1626, 1628, 1629, 1633, 1634, 1637, 1638, 1639, 1641, 1642, 1644, 1651, 1652, 1653, 1654, 1655, 1656, 1657, 1659, 1660, 1662, 1663, 1664, 1667, 1668, 1669, 1670, 1672, 1674, 1675, 1676, 1678, 1680, 1684, 1695, 1732, 1742, 1743, 1755, 1758, 1759, 1765, 1768, 1769, 1770, 1774, 1775, 1776, 1779, 1780, 1781, 1808, 1810 parsel sayılı taşınmazlar ise, 1958 yılında ..., ... ve ... adına tespit edilmiş ve bu tespit, Hazinenin tapulama komisyonuna yaptığı itirazının yetkisiz kişi tarafından yapıldığı ve bu nedenle süresinde yapılmış kabul edilemeyeceği gerekçesiyle reddine dair mahkeme kararının denetimden geçmesi üzerine 14.02.1984 tarihinde kesinleşmiştir. 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde "kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamayacağı ve dava açılamayacağı" düzenlenmiştir. Eldeki davada, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan davalılara ait taşınmazların kadastrosu tespitinin daha önce 1958 yılında yapıldığı, ancak bu tespit henüz kesinleşmeden 1962 yılında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan davacı Hazineye ait 949 parsel sayılı taşınmazın kadastrosunun yapıldığı anlaşılmakta olup, bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince, hukuki durumun (mülkiyet hakkının taraflardan hangisine ait olduğunun) ilk kadastro çalışmasına ait tespit günü esas alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Ne var ki, davacı Hazineye ait ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 949 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti, askı ilan süresi içerisinde eldeki davanın davalıları olan ..., ... ve ... mirasçıları tarafından açılan kadastro tespitine itiraz davasının, ... Kadastro Mahkemesinin 1996 tarihinde kesinleşen 1990/17 Esas ve 1994/10 Karar sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine kesinleşmiş olduğundan, artık, taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında verilen hüküm, davacı Hazineye ait taşınmaz ile davalılara ait taşınmazların mükerrer olan kısımları yönünden kesin hüküm teşkil edecektir. Bu nedenle, mahallinde keşif yapılmak suretiyle taraflara ait taşınmazlar arasında mükerrerlik bulunup bulunmadığı tespit edilerek, kesin hükmün kapsamının tayini gerekirken, bu yönde her hangi bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın ve güncel tapu kayıtları dosya arasına alınmadan, keşfe katılmayan bilirkişi raporuna itibar etmek suretiyle yazılı gerekçe ile hüküm kurulması usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, öncelikle çekişmeli taşınmazlara ait güncel tapu kayıtları dosya arasında alınarak, davada taraf olmayan tüm tapu maliklerinin davaya dahil edilmesi suretiyle taraf teşkilini sağlaması için davacı Hazineye süre verilmeli, bu şekilde taraf teşkilinin tamamlanmasından sonra, mahallinde keşif yapılmak suretiyle davacı Hazineye ait 949 parsel sayılı taşınmazın sınırları belirlenerek, davalılara ait 1571, 1576, 1578, 1589, 1591, 1595, 1596, 1597, 1598, 1599, 1600, 1604, 1608, 1610, 1611, 1612, 1614, 1615, 1619, 1620, 1623, 1624, 1626, 1628, 1629, 1633, 1634, 1637, 1638, 1639, 1641, 1642, 1644, 1651, 1652, 1653, 1654, 1655, 1656, 1657, 1659, 1660, 1662, 1663, 1664, 1667, 1668, 1669, 1670, 1672, 1674, 1675, 1676, 1678, 1680, 1684, 1695, 1732, 1742, 1743, 1755, 1758, 1759, 1765, 1768, 1769, 1770, 1774, 1775, 1776, 1779, 1780, 1781, 1808, 1810 parsel sayılı taşınmazlarla tamamen yada kısmen mükerrer olup olmadığı keşfe bizzat katılan bilirkişi aracılığıyla tespit edilmeli, bilirkişiden buna ilişkin krokili rapor alınmalı ve bundan sonra, taraflar arasında davacı Hazineye ait 949 parselle ilgili olarak görülen kadastro tespitine itiraz davasına ilişkin ... Kadastro Mahkemesinin 1990/17 Esas ve 1994/10 Karar sayılı kararının, mükerrer olan kısımlar yönünden kesin hüküm teşkil edeceği gözetilerek bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözden kaçırılarak, yöntemince taraf teşkili sağlanmadan, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 430d1e69ca15811a 7b7a9c3d75da4e7c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı