8. Hukuk Dairesi 2025/270 E. , 2025/4871 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1149 E., 2024/1720 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kahramanmaraş Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/7 E., 2024/23 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosun itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında ... Mahallesi çalışma alanında bulunan, davacının maliki olduğu 4886 ada 180 parsel sayılı ve 150,13 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 9440 ada 39 parsel numarası ve 135,14 m² yüzölçümü ile davalıya ait 4886 ada 179 parsel sayılı ve 94,35 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 9440 ada 40 parsel numarası ve 97,74 m² yüzölçümü ile tespit edilmiştir. Davacı; taşınmazının yüzölçümünde meydana gelen azalmanın davalı parselden kaynaklandığı iddiası ile tespite itiraz etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; taşınmazlar arasındaki sınırın taş duvar olduğu, sınırın bu taş duvara göre belirlendiği, merdivenin ise sınırı belirleyen duvardan daha sonra yapıldığı maddi vakıalara dayalı tanık beyanlarından anlaşıldığı, tanıklar arasındaki çelişkili ifadeler yüzleştirilmek suretiyle giderildiği; nitekim hükme esas alınan 12.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda da zeminde bulunan taş duvar ile tesis kadastro paftasının çakıştığı, tesis kadastro paftasında herhangi bir hata tespit edilemediği, ne var ki uygulama kadastrosu ile tesis kadastrosu sırasında yer almayan merdivenin esas alınarak iki taşınmaz arasındaki sınırın, "sabit sınır" olarak belirlenmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesi ile; davanın kısmen kabul kısmen reddine; dava konusu, Kahramanmaraş ili ... İlçesi ... Mahallesi 9440 ada 39 ve 40 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastro tespitlerinin iptali ile 12.05.2024 tarihli bilirkişi raporunun 17. sayfasında yer alan krokide (A) harfi ile gösterilen 5,78 m² alanın 9440 ada 40 parselden alınarak, 9440 ada 39 parsele eklenmesi suretiyle, 9440 ada 40 parselin yüzölçümünün (97,74 - 5,78) 91,96 m² olarak, 9440 ada 39 parselin yüzölçümünün (135,14 + 5,78) 140,92 m² olarak tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş olup; hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabul ve ret oranı %37 kabul, %63 ret olarak belirlenmiş ise de davacı lehine 8.000,00 TL, davalı lehine ise 1.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiş olup, yukarıda anılan mevzuat hükmüne göre vekalet ücretinin belirlenmesinde davada tarafların haklılık durumunun, hak ve eşitlik kurallarının gözetilmesi gerektiği, bu nedenle hükmedilen vekalet ücretinin davanın kabul ve red oranı göz önüne alındığında hakkaniyete uygun olmadığı, kabul ve red oranına göre taraflar lehine hükmedilen vekalet ücretinin yeniden belirlenmesi gerektiği kanaatine varılmış, açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun sair yönlerden reddi ve vekalet ücreti yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, yeniden hüküm kurulmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 maddesi gereğince vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine karar verilmiş olup, davalı vekilince bu kez temyiz yoluna başvurulmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/270 E., 2025/4871 K. (24.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/270
- Karar No
- 2025/4871
- Karar Tarihi
- 24.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2880 E., 2025/4868 K. 24.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/911 E., 2025/4869 K. 24.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1121 E., 2025/4870 K. 24.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2447 E., 2025/4873 K. 24.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4481 E., 2025/4874 K. 24.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1152 E., 2025/4875 K. 24.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı