Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2025/2880 E., 2025/4868 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2880 E., 2025/4868 K. (24.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2880
Karar No
2025/4868
Karar Tarihi
24.06.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2025/2880 E. , 2025/4868 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/750 E., 2025/150 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/212 E., 2023/658 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 130 ada 1 parsel sayılı ve 17.003,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, hükmen Hazine adına tapuya tescil edildikten sonra, 20.08.2010 tarihinde yapılan güncelleme çalışmaları sonucunda ifrazen 130 ada 4 parsel numarasıyla ve 11.727,60 metrekare yüzölçümlü olarak, beyanlar hanesinde ...’in kullanımında olduğu şerhi yazılmak suretiyle Hazine adına tapuya tescil edilmiş; aynı çalışma alanında bulunan 130 ada 2 parsel sayılı ve 2.903,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise (2/B) maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı belirtilmek suretiyle Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 20.08.2010 tarihinde yapılan güncelleme çalışmaları sonucunda ifrazen 130 ada 8 parsel numarasıyla ve 1.554,66 metrekare yüzölçümlü olarak, beyanlar hanesinde ...’in kullanımında olduğu şerhi yazılmak suretiyle Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı ... ... ve arkadaşları, çekişmeli taşınmazların davalılara satılmış olup, satışın iptali ve kendi adlarına da hisse tesisi gerektiği iddiası ile dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "...’in taşınmazı Hazine’den henüz satın almadığı anlaşılmakla, işbu davada ileri sürülen iddiaların esasen kadastro tespitinden önceki hukuki sebebe dayalı kadastro tespitine itiraz niteliğinde olduğu, davacının ... lehine yer alan kullanıcı şerhinin düzeltilerek, ..., ... ve ... lehine (vefat eden ... ve ...’in de mirasçıları lehine) kullanıcı şerhi verilmesi talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır. Davacının bu iddiası Mahkememizin 2015/517 Esas (İstinaf kaldırma kararından sonra 2018/206 Esas) sayılı dosyada ileri sürülmüş, mahkemece davanın sübut bulmaması nedeni ile esastan reddine karar verilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Başkanlığı 2019/459 Esas 2019/626 Karar sayılı ilamı ile davacının iddiasının özü itibari ile kadastro tespitinden önceki hukuki sebebe dayalı kadastro tespitine itiraz niteliğinde olduğu ve davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiş, söz konusu karara karşı yapılan temyiz başvurusu sonucu Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Başkanlığının 11.10.2022 tarihli ve 2022/5001 Esas, 2022/7915 Karar sayılı ilamı ile istinaf kararını vekâlet ücreti yönünden düzeltmek sureti ile onanmış ve karar 11.10.2022 tarihinde kesinleşmiştir. Neticeten taşınmaz kaydında ... lehine görünen zilyetlik şerhinin gerçeği yansıtmadığı yönündeki iddia aleyhinde ... (vefat etmekle ... mirasçıları) lehine kesin hüküm vardır. İzah edilen nedenlerle davanın kesin hüküm nedeni ile usulden reddine" karar verilmiş; hükmün davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, davacılar vekilince bu kez temyiz isteminde bulunulmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacıdan alınan 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c2f45121aa3213c4 0bfce540ff146aa0 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2025/2880 E. , 2025/4868 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/750 E., 2025/150 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/212 E., 2023/658 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 130 ada 1 parsel sayılı ve 17.003,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, hükmen Hazine adına tapuya tescil edildikten sonra, 20.08.2010 tarihinde yapılan güncelleme çalışmaları sonucunda ifrazen 130 ada 4 parsel numarasıyla ve 11.727,60 metrekare yüzölçümlü olarak, beyanlar hanesinde ...’in kullanımında olduğu şerhi yazılmak suretiyle Hazine adına tapuya tescil edilmiş; aynı çalışma alanında bulunan 130 ada 2 parsel sayılı ve 2.903,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise (2/B) maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı belirtilmek suretiyle Hazine adına tespit ve tescil edildikten sonra, 20.08.2010 tarihinde yapılan güncelleme çalışmaları sonucunda ifrazen 130 ada 8 parsel numarasıyla ve 1.554,66 metrekare yüzölçümlü olarak, beyanlar hanesinde ...’in kullanımında olduğu şerhi yazılmak suretiyle Hazine adına tapuya tescil edilmiştir. Davacı ... ... ve arkadaşları, çekişmeli taşınmazların davalılara satılmış olup, satışın iptali ve kendi adlarına da hisse tesisi gerektiği iddiası ile dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda "...’in taşınmazı Hazine’den henüz satın almadığı anlaşılmakla, işbu davada ileri sürülen iddiaların esasen kadastro tespitinden önceki hukuki sebebe dayalı kadastro tespitine itiraz niteliğinde olduğu, davacının ... lehine yer alan kullanıcı şerhinin düzeltilerek, ..., ... ve ... lehine (vefat eden ... ve ...’in de mirasçıları lehine) kullanıcı şerhi verilmesi talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır. Davacının bu iddiası Mahkememizin 2015/517 Esas (İstinaf kaldırma kararından sonra 2018/206 Esas) sayılı dosyada ileri sürülmüş, mahkemece davanın sübut bulmaması nedeni ile esastan reddine karar verilmiş, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi Başkanlığı 2019/459 Esas 2019/626 Karar sayılı ilamı ile davacının iddiasının özü itibari ile kadastro tespitinden önceki hukuki sebebe dayalı kadastro tespitine itiraz niteliğinde olduğu ve davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiş, söz konusu karara karşı yapılan temyiz başvurusu sonucu Yargıtay 8. Hukuk Dairesi Başkanlığının 11.10.2022 tarihli ve 2022/5001 Esas, 2022/7915 Karar sayılı ilamı ile istinaf kararını vekâlet ücreti yönünden düzeltmek sureti ile onanmış ve karar 11.10.2022 tarihinde kesinleşmiştir. Neticeten taşınmaz kaydında ... lehine görünen zilyetlik şerhinin gerçeği yansıtmadığı yönündeki iddia aleyhinde ... (vefat etmekle ... mirasçıları) lehine kesin hüküm vardır. İzah edilen nedenlerle davanın kesin hüküm nedeni ile usulden reddine" karar verilmiş; hükmün davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusu esastan reddedilmiş, davacılar vekilince bu kez temyiz isteminde bulunulmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Davacıdan alınan 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! c2f45121aa3213c4 0bfce540ff146aa0 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı