Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2025/216 E., 2025/1624 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/216 E., 2025/1624 K. (27.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/216
Karar No
2025/1624
Karar Tarihi
27.02.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/216 E. , 2025/1624 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/458 E., 2019/191 K. MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/614 E., 2021/615 K. Taraflar arasındaki tapu kaydına şerh verilmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Antalya ili Kepez ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan eski 815 (yenileme ile 28255 ada 12) parsel sayılı ve 2.400 (yenileme ile 2.780,85) metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, 1976 yılından beri ... oğlu 1937 doğumlu ... ’ın kullanımında olduğu belirtilmek suretiyle, tarla niteliğinde, davalı Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar vekili dava dilekçesinde; yörede 1991 yılında yapılan kadastro sırasında ... köyü 815 (yenileme ile 28255 ada 12) parsel sayılı taşınmazın, Antalya Kadastro Mahkemesinin 1995/97-281 sayılı ilamıyla Hazine adına tesciline karar verildiği halde, taşınmazın tapu kaydında 2/B şerhi bulunmaması nedeniyle kullanım kadastrosu ve satış işlemi yapılamadığını, bu nedenle dava açmak zorunda kaldıklarını belirterek dava konusu taşınmazın 2/B niteliğiyle orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğunun tapuya şerh verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, 6292 sayılı Kanun'da öngörülen idarî prosedürün gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, "... dava konusu taşınmazın 2/B vasfında olduğu, çekişmeli parselin tapu kaydının beyanlar hanesinde lehine kullanım şerhi bulunan ... oğlu 1933 doğumlu ... 'ın bu yeri Antalya 10. Noterliğinin 28 Mayıs 2012 tarihli ve 17785 nolu muvafakatname ile davacılara devrettiği, taşınmazın orman sayılmayan alanda bulunduğu ..." gerekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, "Antalya Kadastro Mahkemesi'nin 1995/97 esas 1995/281 karar sayılı kesinleşmiş kararının gerekçesinde, çekişmeli parselin 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içindeyken, 1976 yılında yapılan orman kadastro işleminde, 1744 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanun'un 2. maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı gerekçesiyle hüküm kurulduğundan, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, ne var ki; davalı Hazine'nin yargılama sırasında davanın reddine karar verilmesini isteyerek davaya açıkça karşı çıktığından yasal hasım kabul edilemeyeceği için aleyhine vekalet ücretine ve harç dışında diğer yargılama giderlerine hükmedilemeyeceğine ilişkin itiraz yerinde değilse de, yargısal içtihatlarla kabul edildiği üzere eldeki davanın şerhe yönelik olması nedeniyle maktu vekalet ücreti takdiri gerektiği halde davalı Hazine aleyhine nispi avukatlık ücretine hükmedilmiş olunmasının doğru olmadığı, ancak bu hatanın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği" gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve kaldırılan hükmün yerine geçmek üzere, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 2/B maddesi uyarınca davalı Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer olduğunun tapuya şerh verilmesine karar verilmiş, bu kez davalı Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ced1d1f4dc448573 5f4293a65774656b

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı