Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Şubat 2025 › 2023/5742 E., 2025/1598 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5742 E., 2025/1598 K. (27.02.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5742
Karar No
2025/1598
Karar Tarihi
27.02.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/5742 E. , 2025/1598 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/347 E., 2023/52 K. Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Şarkışla ilçesi, ... köyünde bulunan 107 ada 1 parsel sayılı taşınmaz, 2.361.371,28 m² yüzölçümü ile orman vasfıyla Hazine adına tapuda kayıtlıdır. Davacı 17.06.2013 günlü dilekçede, dava konusu 107 ada 1 parsel sınırları içerisinde bulunan 13.000 m² yüzölçümlü taşınmaz bölümünün irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddisasıyla adına tescilini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu 107 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 20.08.2015 tarihli fen bilirkişisi ve 17.08.2015 tarihli ziraat mühendisi raporu doğrultusunda tapu kaydının iptali ile raporda (A) harfi ile gösterilen 9.540,62 metrekarelik kısmın Kayseri 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.08.2014 tarihli ve 2014/1020 Esas, 2014/979 Karar sayılı veraset ilâmındaki hisseleri oranında davacı mirasçıları adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davalılar Hazine ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.05.2018 tarihli ve 2016/8304 Esas, 2018/3317 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle “hükme dayanak orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz üzerinde gösterilen kısmın orman vasfında olmadığı sonucuna varılmış ise de taşınmazın orman içi açıklık olup olmayacağı açıklığa kavuşturulmadığı gibi dava tarihinden 20 yıl öncesine ait hava fotoğraflarında taşınmazın ne olarak gözüktüğü taşınmaz üzerinde kullanım olup olmadığı incelenmemiş, nitekim ziraat bilirkişi raporunda da taşınmazın uzun yıllardır ekilmediği açıklandığı halde mahkemece bu hususun neden kaynaklandığı ve zilyetlikle taşınmaz edinme şartlarının oluşup oluşmadığı araştırılmamış, yine davacı dava dilekçesi ile taşınmazın irsen intikal yoluyla kendisine kaldığını iddia ettiği halde mirasçılar arasında taksim olup olmadığı araştırılmamış, ayrıca mahkemece 20.08.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısım hakkında kabul kararı verilmekle birlikte hüküm kurulurken dava konusu taşınmazın hangi kısmının tapusunun iptali ile davacılar adına tescil edildiği açıkça yazılmadığından dava konusu taşınmazın sanki tamamı hakkında tapu iptali ve tescil hükmü kurulmuş algısı oluşmakta olup hüküm kurulan kısmın infazda tereddüt yaratmayacak şekilde açıkça belirtilmemeside doğru görülmemiştir.” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda dava konusu yapılan (A) bölümünün davacılar ve murisleri tarafından çok uzun zaman önce tarım arazisi olarak kullanıldığı, bu haliyle davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 20.10.2022 havale tarihli fen raporunda (A) harfi ile gösterilen 9.540,62 metrekarelik kısmın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm, davalı Hazine ve Orman İdaresi tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verilmiştir. Şöyle ki; bölgede yapılıp kesinleşen orman kadastro çalışması olmadığından çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası uygulaması ile belirlenmesi gerekecektir.Mahkemece çekişmeli taşınmaza ilişkin en eski hava fotoğrafı ve memleket haritası incelemesi yapılmamıştır. Dolayısıyla taşınmazın öncesi itibariyle orman sayılan yerlerden olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Ayrıca hükme esas alınan 01.11.2022 tarihli harita bilirkişi raporunda 1973 yılı hava fotoğrafına göre taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmının kültür arazisi vasfında olduğu belirtilmesine rağmen rapor ekindeki hava fotoğrafı ve kadastro pafta çakıştırması incelendiğinde bu belirlemenin nasıl yapıldığı anlaşılamamaktadır. Soyut ve hakim tarafından denetlenmeyen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulamaz. O halde Mahkemece, yöreye ait en eski tarihli ve tespit tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait (1980-1985-1990) memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile varsa amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları mahkeme kararı sonucu oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı üçer kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulu, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyedlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri ile uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmaz, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği belirlenmeli, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığını, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığını ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığını, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığını ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten müşterek imzalı, tereddüte mahal bırakmayacak şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalıdır. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı, imar-ihya gerektiren yerlerden olup olmadığı, böyle yerlerden ise imar-ihyaya konu edilip edilmediği ve edilmiş ise imar-ihyasının hangi tarihte tamamlandığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, komşu parsellerin tutanak ve dayanakları uygulanmalı; dava konusu taşınmazları sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı; yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini ve zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki alınmalı, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği tapu müdürlüğü ve ilgili kadastro müdürlüğü ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 1c2cfb280abfba54 168632c791f9b699

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Şubat 2025 kararlarının tamamı