8. Hukuk Dairesi 2022/7888 E. , 2025/1601 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/106 E., 2022/157 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar Orman İdaresi, Hazine ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., 27.12.2013 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Manavgat ilçesi Ulukapı köyünde bulunan, bir parça tesbit dışı taşınmazı imar ve ihya ettiğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu belirterek adına tescili istemiyle dava açmıştır. Hazine, 28.03.2014 havale dilekçe ile çekişmeli taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/6. maddesi uyarınca Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen ve orman bilirkişi raporunda (A), (B), (C) harfleriyle gösterilen toplam 1.780,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tarla vasfıyla tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.12.2020 tarihli ve 2020/3845 Esas, 2020/6315 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "yöredeki tüm tahdit evraklarının getirtilerek taşınmazın tahdide göre konumunun ve eski tarihli hava fotoğrafındaki konumunun belirlenmesi gerektiği halde eski tarihli hava fotoğrafı uygulaması yapılmamış, 1970 yılında seri bazda yapıldığı anlaşılan tahdide ilişkin evraklar getirtilmemiş, 1992 yılında yapılan aplikasyon, tahdit ve 2/B uygulamasına ilişkin evraklarda da çekişmeli taşınmaz bölümünü kapsayan çalışma tutanağı dosyada yer almadığından orman bilirkişi raporundaki tespitler denetlenememiştir. Bozma öncesi hükme esas raporunu sunan ormancı bilirkişi taşınmazın tamamının orman sınırları dışında bulunduğunu belirtmesine karşın, bozma sonrasında hazırlanan raporda taşınmazın kısmen orman sınırları içinde, kısmen dışında, kısmen de 2/B alanında bulunduğu ancak 2013 yılında 3402 sayılı Kanunun 22/a uygulamasına esas olmak üzere hazırlanan mutabakat raporuna göre taşınmazın tamamının orman sınırları dışında bulunduğu belirtilmiş olup, dosyada tüm tahdit evrakları olmadığından raporlardaki çelişkili tespitler denetlenememiştir. 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrasının (J) bendi gereğince, eğimi % 12'nin üzerinde olan fundalık, makilik ve çalılık niteliğindeki yerler orman sayılan yerler olarak kabul edilmiştir. Orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın 1963 tarihli memleket haritasında çalılık rumuzlu yeşil alanda kaldığı belirtilmiş olup, klizimetre ile ölçülen eğimin genelde %5-6 olduğu, zeytin ağacı dikili yamaç kısımda ise %20 olduğu belirtildiği halde, ziraatçi bilirkişi bu kısımdaki eğimin %10-12 arasında olduğunu belirtmiş, eğim konusunda her iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiştir. Bundan ayrı eldeki dava TMK'nin 713. maddesi gereğince açılan tescil davası olup, çekişmeli taşınmazın imar planı kapsamında olup olmadığı araştırılmalıdır" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, taşınmazın Devletin hüküm ve tasaruufu altındaki yerlerden olmadığı ve eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası uygulaması ve mahalli bilirkişi beyanları ile teknik bilirkişi raporlarına göre davacı yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, fen bilirkişisinin 28.12.2021 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.090,60 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 689,76 metrekarelik kısmın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Orman İdaresi, Hazine ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Orman İdaresi, Hazine ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 380,05 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.140,15 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e36a2648e23d91de 094d49a925d0d6a9 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2022/7888 E. , 2025/1601 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/106 E., 2022/157 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar Orman İdaresi, Hazine ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ..., 27.12.2013 tarihli dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği Manavgat ilçesi Ulukapı köyünde bulunan, bir parça tesbit dışı taşınmazı imar ve ihya ettiğini, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu belirterek adına tescili istemiyle dava açmıştır. Hazine, 28.03.2014 havale dilekçe ile çekişmeli taşınmazın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/6. maddesi uyarınca Hazine adına tescilini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, fen ve orman bilirkişi raporunda (A), (B), (C) harfleriyle gösterilen toplam 1.780,30 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın davacı adına tarla vasfıyla tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 24.12.2020 tarihli ve 2020/3845 Esas, 2020/6315 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "yöredeki tüm tahdit evraklarının getirtilerek taşınmazın tahdide göre konumunun ve eski tarihli hava fotoğrafındaki konumunun belirlenmesi gerektiği halde eski tarihli hava fotoğrafı uygulaması yapılmamış, 1970 yılında seri bazda yapıldığı anlaşılan tahdide ilişkin evraklar getirtilmemiş, 1992 yılında yapılan aplikasyon, tahdit ve 2/B uygulamasına ilişkin evraklarda da çekişmeli taşınmaz bölümünü kapsayan çalışma tutanağı dosyada yer almadığından orman bilirkişi raporundaki tespitler denetlenememiştir. Bozma öncesi hükme esas raporunu sunan ormancı bilirkişi taşınmazın tamamının orman sınırları dışında bulunduğunu belirtmesine karşın, bozma sonrasında hazırlanan raporda taşınmazın kısmen orman sınırları içinde, kısmen dışında, kısmen de 2/B alanında bulunduğu ancak 2013 yılında 3402 sayılı Kanunun 22/a uygulamasına esas olmak üzere hazırlanan mutabakat raporuna göre taşınmazın tamamının orman sınırları dışında bulunduğu belirtilmiş olup, dosyada tüm tahdit evrakları olmadığından raporlardaki çelişkili tespitler denetlenememiştir. 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrasının (J) bendi gereğince, eğimi % 12'nin üzerinde olan fundalık, makilik ve çalılık niteliğindeki yerler orman sayılan yerler olarak kabul edilmiştir. Orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın 1963 tarihli memleket haritasında çalılık rumuzlu yeşil alanda kaldığı belirtilmiş olup, klizimetre ile ölçülen eğimin genelde %5-6 olduğu, zeytin ağacı dikili yamaç kısımda ise %20 olduğu belirtildiği halde, ziraatçi bilirkişi bu kısımdaki eğimin %10-12 arasında olduğunu belirtmiş, eğim konusunda her iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmiştir. Bundan ayrı eldeki dava TMK'nin 713. maddesi gereğince açılan tescil davası olup, çekişmeli taşınmazın imar planı kapsamında olup olmadığı araştırılmalıdır" gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, taşınmazın Devletin hüküm ve tasaruufu altındaki yerlerden olmadığı ve eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası uygulaması ve mahalli bilirkişi beyanları ile teknik bilirkişi raporlarına göre davacı yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, fen bilirkişisinin 28.12.2021 tarihli raporunda (A) harfi ile gösterilen 1.090,60 metrekare ve (B) harfi ile gösterilen 689,76 metrekarelik kısmın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalılar Orman İdaresi, Hazine ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Orman İdaresi, Hazine ve ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 380,05 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 1.140,15 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! e36a2648e23d91de 094d49a925d0d6a9 ... ...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7888 E., 2025/1601 K. (27.02.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/7888
- Karar No
- 2025/1601
- Karar Tarihi
- 27.02.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/887 E., 2025/1602 K. 27.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5026 E., 2025/1586 K. 27.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/303 E., 2025/1596 K. 27.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5742 E., 2025/1598 K. 27.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/216 E., 2025/1624 K. 27.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/4096 E., 2025/1599 K. 27.02.2025