8. Hukuk Dairesi 2025/1349 E. , 2025/5232 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/327 E., 2020/347 K. Taraflar arasındaki mükerrer kadastronun iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucunda, Aydın ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 357 parsel sayılı ve 400,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına 11.07.1952 tarihinde tespit ve 04.09.1952 tarihinde tescil edilmiştir. Aynı kadastro çalışma alanında bulunan 745 parsel sayılı 400,69 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 2981 sayılı Kanun'un 10/c maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında İl Özel İdaresi adına 02.02.1999 tarihinde tespit ve 22.04.1999 tarihinde tescil edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına kayıtlı 745 parsel sayılı taşınmaz ile 357 parsel sayılı taşınmazın mükerrer olduğunu ileri sürerek, mükerrer kadastro işleminin iptali istemiyle dava açmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taşınmazlarda herhangi bir tersimat hatasına rastlanmadığını, imar affı çalışması ile yapılan tescilden kaynaklandığı anlaşılan mükerrerliğin iptali için 357 parsel sayılı taşınmazın tespit tarihinin esas alınması gerektiğini, yapılan teknik çalışmalar sonucunda tespit edilen tam mükerrerlikten dolayı 745 parsel sayılı taşınmazın kütükten terkin edilerek kütük sayfasının kapatılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine dair verilen karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "dava dilekçesi içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre davanın, 2981 sayılı Kanun uyarınca yapılan kadastro tespitiyle mükerrer kayıt oluşturulduğu iddiasıyla yolsuz tescil nedenine dayandığı, sicile yönelik olduğu ve mülkiyet hakkından kaynaklandığı açık olup, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceği; bu durumda eldeki tapu iptali ve tescil davasının Adli Yargıda görülmesi ve çözüme kavuşturulması gerektiği belirtilerek; öncelikle dava konusu 745 sayılı taşınmaz ile mükerrer olduğu bildirilen 357 parsel sayılı taşınmazın malikinin davaya dahil edilmesi için davacı tarafa süre ve imkan verilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra iddia ve savunma doğrultusunda inceleme ve değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmazlardan 745 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide (D) harfi ile gösterilen bölümünün mükerrer olduğu, aynı taşınmazın krokide (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen alanın mükerrer olmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 745 parsel sayılı taşınmazın 25.06.2019 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (D) harfi ile gösterilen 251,89 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/1 ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1026. maddeleri kapsamında açılan mükerrer kadastro nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır. Bu tür davaların, davacının maliki bulunduğu taşınmazla mükerrerlik oluşturduğu iddia olunan/belirtilen taşınmazın/taşınmazların malikine/maliklerine, kayıt malikinin/maliklerinin ölmüş olması halinde ise mirasçılarına husumet yöneltilmek suretiyle açılması gerekir. Eldeki davada, dava konusu taşınmazın kayıt maliki davalı gerçek kişi olup, davalı ... kayıt maliki olmadığından davada pasif dava ehliyeti bulunmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-d maddesi gereğince taraf sıfatı dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, davalı ... Müdürlüğünün pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek, hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan, davalı ... yönünden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1349 E., 2025/5232 K. (08.07.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/1349
- Karar No
- 2025/5232
- Karar Tarihi
- 08.07.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/301 E., 2025/5235 K. 08.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/78 E., 2025/5236 K. 08.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6213 E., 2025/5229 K. 08.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3917 E., 2025/5241 K. 08.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7516 E., 2025/5242 K. 08.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1393 E., 2025/5240 K. 08.07.2025