Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2023/1393 E., 2025/5240 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1393 E., 2025/5240 K. (08.07.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1393
Karar No
2025/5240
Karar Tarihi
08.07.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/1393 E. , 2025/5240 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2018/85 E., 2022/92 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... mirasçıları vekili ve davalılar Hazine, ... ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Bursa ili .... ilçesi ... Mahallesi 101 ada 38, 102 ada 38, 102 ada 60, 102 ada 68, 107 ada 40, 113 ada 18, 120 ada 9, 122 ada 6, 123 ada 1, 124 ada 3, 126 ada 16 parsel sayılı taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacılar vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, sınırları belirtilen taşınmazların ... mirasçıları adına tescilini istemiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. madde hükmü doğrultusunda açılmış olan tescil davası, yörede kadastro çalışmalarının başlaması ve çekişmeli taşınmazlara tutanak düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince yapılan yargılama sonrasında verilen, "davanın kabulüne, dava konusu parsellerin ... mirasçıları adına tapuya tesciline" dair ilk karar, davalı Hazine ve ...'ın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 05.02.2013 tarihli ve 2012/8791 Esas, 2013/774 Karar sayılı ilamı ile "... 1.Davalı Hazinenin temyiz itirazları bakımından; mahkemece eski tarihli resmî belgelerin uygulanmasına dayalı araştırma ve inceleme sonucu çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu, adlarına tescil kararı verilen kişiler yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenerek karar verilmiş olduğuna göre, Hazinenin temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı ...'ın temyiz itirazlarına gelince; 01.08.1996 tarihinde ölen miras bırakan ...'ın tüm mirasçılarının katıldığı 15.05.2005 tarihli taksim sözleşmesi dosyaya ibraz edilmişse de; dahili davalı ...'ın, 27.02.2007 tarihli oturumda aralarında anlaşmazlık çıktığından taksim yapılamadığını, yani taksim sözleşmesinin uygulanamadığını bildirdiği, dahili davalı ... tarafından, ... ve ... paylarını satın aldığına ilişkin pay satış senetleri ile 107 ada 40 sayılı parsele ait olduğunu iddia ettiği 20.09.2000 tarihli satıcısı dava dışı ...olan bir satış senedi ibraz edildiği halde, mahkemece bu senedin nereye ait olduğunun araştırılmadığına ve bunun yanı sıra pay devrini öngören senetler de tartışılmadan ...'ın tüm mirasçıları adına tescil kararı verildiğine işaret edilerek, mahkemece; ortak mirasbırakandan kalan yerlerin paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmışsa tüm mirasçıların katılıp katılmadığı, Kadastro Kanununun bölgede uygulandığı tarihe kadar paylaşımın bozulup bozulmadığının araştırılması, taraflara bu konuların belgelerle veya bilirkişi tanık sözleriyle ispatı için imkan tanınması, paylaşımda eşitliğin zorunlu bulunmadığı, uzun süreli kullanmanın paylaşıma karine olduğunun gözönünde bulundurulması, kök muristen kalan başka taşınmazlar varsa, bunlara ait kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanağı kayıt ve belgeler getirtilerek bilirkişi-tanık sözlerinin doğruluğunun denetlenmesi, 107 ada 40 sayılı parselin 3. kişiden satın alındığı iddiası bulunduğundan ibraz edilen satış senedinin nereye ait olduğu araştırılarak bundan sonra elde edilecek delillere göre karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen, "davanın kabulüne, dava konusu 101 ada 38, 102 ada 60, 113 ada 18, 120 ada 9, 126 ada 16, 124 ada 3, 123 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kadastro tespitinin iptali ile ..., ..., ... ve ... adlarına tespit ve tesciline, dava konusu 102 ada 38, 102 ada 68, 122 ada 6 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin kadastro tespitinin iptali ile ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tespit ve tesciline, dava konusu 107 ada 40 parsel sayılı taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptali ile; 24.12.2015 tarihli bilirkişi raporu ekindeki krokide (A) harfi ile belirlenen 1.587,25 metrekarelik bölümün ifrazı ile bakiye kalan bölümün ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tespit ve tesciline, (A) harfi ile belirlenen 1.587,25 metrekarelik bölümün ... adına tespit ve tesciline" dair ikinci karar, davacılar ile davalılar ..., ..., Hazine ve ...'nın temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 02.04.2018 tarihli ve 2016/6523 Esas, 2018/2522 Karar sayılı ilamı ile "... 1.Dava konusu 107 ada 40 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin temyiz itirazları yönünden; anılan bölümün davalı ... tarafından 20.09.2000 tarihli satış senedi ile dava dışı ...'den satın alınarak eklemeli zilyetliğin sürdürüldüğü, muris ...'ın terekesine dahil olmadığı gibi devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı belirlenerek hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına temyiz istemlerinin reddine, 2. Diğer çekişmeli taşınmazlar yönünden ise; dahili davalı ... tarafından, ...ve ... paylarının satın alındığına ilişkin pay satış senetlerinin nereye ait olduğunun araştırılmasına ilişkin bozma kararına uyularak karar verilmiş ise de, bozma kararı gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğü, satış senetleri ile hangi taşınmazların devredildiğinin açıkça belirlenmediği gibi, dava dilekçesinde ve satış senetlerinde farklı olan taşınmazların tam olarak nereler olduğu belirlenmeden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğuna işaret edilerek, dava konusu taşınmazlarda keşif yapılarak mevki itibariyle satış senetlerinde yer alan yerler ile dava dilekçesinde ve kadastro tutanağında yer alan yerlerin nereler olduğunun tam olarak tespit edilmesi, ortak miras bırakandan kalan yerlerin paylaşılıp paylaşılmadığı, paylaşılmışsa tüm mirasçıların katılıp katılmadığı, Kadastro Kanununun bölgede uygulandığı tarihe kadar paylaşımın bozulup bozulmadığının araştırılması, mirasçılar arasında pay devrinin tesbit gününden önce olmak kaydıyla 3402 sayılı Kanunun 15. maddesine göre geçerli olacağı düşünülerek, taraflara bu konuların belgelerle veya bilirkişi tanık sözleriyle ispatı için imkan tanınması, paylaşımda eşitliğin zorunlu bulunmadığı, uzun süreli kullanmanın paylaşıma karine olduğunun gözönünde bulundurulması, kök muristen kalan başka taşınmazlar varsa, bunlara ait kadastro tespit tutanakları ve varsa dayanağı kayıt ve belgeler getirtilerek bilirkişi-tanık sözlerinin doğruluğunun denetlenerek, bundan sonra elde edilecek delillere göre karar verilmesi" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde "keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişiler ve tutanak bilirkişileri ile birlikte dinlenen satış senedi tanıklarının beyanları gözetildiğinde satışların gerçek olduğu, bir kısım taşınmazlarda satışın kök murisin eşi ..., bir kısım taşınmazlarda ise satışın kök murisin kızı ... tarafından kök murisin oğlu ...'a yapıldığı, alınan bilirkişi raporuyla .... ve ... tarafından yapılan satışlar sonrası oluşan pay durumunun hesaplanarak belirlendiği, çekişmeli 107 ada 40 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporuna ekli krokide A ile işaretli kısmın davacıların muristen gelme yer olmayıp, ... tarafından dava dışı 3. kişiden satın alınan yer olduğu" gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu 102 ada 60, 120 ada 9, 123 ada 1, 124 ada 3 ve 126 ada 16, parsel sayılı taşınmazların ..., ..., ... ve ... (mirasçıları) adlarına tespit ve tesciline, dava konusu 101 ada 38, 102 ada 38, 102 ada 68, 113 ada 18 ve 122 ada 6 parsel sayılı taşınmazların ..., ..., ..., ... ve ... (mirasçıları) adlarına tespit ve tesciline, dava konusu 107 ada 40 parsel sayılı taşınmazın bilirkişi raporu ekindeki krokide (A) harfi ile belirlenen bölümün ifrazı ile bakiye kalan bölümün ..., ..., ..., ... ve ... (mirasçıları) adlarına tespit ve tesciline, (A) harfi ile belirlenen bölümün ... (mirasçıları) adına tespit ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçıları vekili ve davalılar Hazine, ... ile ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında, davalılar Hazine, ... ve ... vekillerinin tüm, davacı ... mirasçıları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Kök murisin eşi .... tarafından, dava konusu 113 ada 18 parsel sayılı taşınmazdaki miras payına isabet eden payların, diğer mirasçı ...'a harici satış senedi ile devredildiği, bu nedenle çekişmeli taşınmazdaki ....'ye isabet eden payların diğer mirasçı .... adına tescili gerektiği halde, İlk Derece Mahkemesince bu durum gözetilmeksizin yanılgılı şekilde pay dağıtımı yapılmak sureti ile tescil hükmü kurulması isabetsiz olup, bu nedenle hükmün bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar Hazine, ... ve ... vekillerinin tüm, davacı ... mirasçıları vekilinin yukarıda gösterilen (2) numaralı bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı ... mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinin 9. paragrafında yer alan "Bursa ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 113 ada 18 parselin, 20 pay kabul edilerek 4'er pay halinde ..., ..., ... ve ... adlarına, kalan 4 payın ... mirasçıları adına miras hisseleri oranında olmak üzere (32/160 pay ..., 32/160 pay ..., 32/160 pay ..., 32/160 pay ..., 8/160 pay ..., 12/160 payın ..., 12/160 payın ...) adına tespit ve tesciline," ibarelerinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine "...Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 113 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 3/20 payının ... kızı ..., 3/20 payının ... kızı ..., 3/20 payının ... kızı ..., 3/20 payının ... kızı ..., 2/20 payının ... kızı ..., 3/20 payının ... kızı ..., 3/20 payının ... oğlu ... adlarına tapuya kayıt ve tesciline..." ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı