Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/1092 E., 2025/2916 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1092 E., 2025/2916 K. (14.04.2025)

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1092
Karar No
2025/2916
Karar Tarihi
14.04.2025

8. Hukuk Dairesi 2025/1092 E. , 2025/2916 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/752 E., 2024/1861 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Fethiye Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/75 E., 2022/116 K. Taraflar arasındaki 2/B uygulamasına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Yörede 3116 sayılı Orman Kanunu kapsamında yapılan orman kadastro çalışmaları 26.02.1944 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. Daha sonra 6831 sayılı Kanun'un 1744 sayılı Kanunla değişik 2. madde uygulama çalışmaları 1979-1980 yılları arasında yapılmış, 11.05.1982 tarihinde ilan edilmiştir. 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanunla değişik 2/B uygulama çalışmaları 1992 yılında yapılmıştır. Son olarak orman kadastrosu ve 2/B madde çalışmaları 2017 yılında yapılmıştır. Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan XVI parsel sayılı taşınmazın 2/B kapsamında orman sınırları dışına çıkarılmadığını, orman olarak ilan edildiğini, bu mahallede 2017 yılında yapılan 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B uygulama çalışmaları sırasında değerlendirilmeyerek 2/B uygulamasına konu edilmeyen XVI parsel sayılı taşınmazın 2/B yönetmeliğinin 30. maddesinin 4. fıkrasının b bendine göre değerledirilerek 2/B uygulamasına tabi tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "davanın, askı ilan süresi içerisinde açılan 2/B madde çalışmasına itiraza ilşkin olup, taşınmazın orman sınırı dışına çıkartılması istemine yönelik olduğu, 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun'la değişik 2/B maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarma yetkisinin, münhasıran orman kadastro komisyonlarına ait olup, taşınmazların orman sınırı dışına çıkartılması işleminin ancak maliki Hazine'nin menfaatini etkileyecek olduğundan, dava açma hak ve yetkisinin de Hazineye ait olduğu, bir başka deyişle, orman niteliğini kaybetmiş taşınmazlar ancak Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığına göre, gerçek kişilerin bu yolla dava açmakta hukuki yararı ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, hukuki yarar ve aktif dava ehliyetinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-d, h bentlerinde dava şartları arasında sayıldığı, mahkemece resen yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle; davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine" karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, 24/12/2019 tarihli bilirkişi raporunda niza konusu yerin ormanla ilgisinin olmadığının bildirildiğini, diğer taraftan dosya arasındaki 13.03.2017 tarihli inceleme raporuna göre, niza konusu yerde Orman Kadastrosu ve 2/B maddesi araştırması ve uygulaması yapmak üzere Orman Kadastro Başmühendisliği görevlendirmesi yapıldığının rapor edildiğini, ancak müvekkiline ait XVI PARSEL ve diğer bir kısım parseller için çalışma yapılmamasına karar verildiğini, 2/B uygulama işlemlerinde belde, mahalle ve köy sınırları içindeki bütün ormanları kapsayacak şekilde uygulama yapılması gerektiğini, açılan davada Hazine adına orman dışına çıkartılacak yerlerde, kullanıcıların beyanlar hanesine yazılacağını ve sonrasında bu yerleri satın alma hakkının olabileceği kanundan kaynaklandığı için gerçek kişilerin bu konuda dava açmakta hukuki menfaatlerinin olduğunu, diğer taraftan Orman Kanunu'nun ilgili maddelerine göre, dava konusu taşınmazın bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirdiğinden orman dışına çıkartılacak yerlerden olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiğini belirterek; kararın kaldırılması ile davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; "davacılar vekili tarafından, davalı ... İdaresi ile dahili davalı Hazine aleyhine, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca yapılan kadastro tespitine itiraz istemi ile açılan davanın, Dairemizin 2020/790 esas sayılı dosyasında verilen kaldırma kararı doğrultusunda yeniden yapılan yargılaması sonunda; davanın 6831 sayılı Kanun'un 2/B madde çalışmasına itiraza ilişkin olduğu, 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca orman sınırı dışına çıkarma yetkisinin münhasıran orman kadastro komisyonlarına ait olduğu, taşınmazların orman sınırları dışına çıkartılması işleminin Hazinenin menfaatini etkileyecek bir işlem olduğu, bu konuda dava açma hak ve yetkisinin Hazineye ait olduğu, somut olayda olduğu gibi gerçek kişi şahısların bu konuda dava açmada hukuki yararları ile aktif dava ehliyetlerinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf gerekçeleriyle kararı temyiz etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ:Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 18d43b29fe9146e1 ef7b4ead63cc97b6

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı