Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Nisan 2025 › 2025/1480 E., 2025/2908 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1480 E., 2025/2908 K. (14.04.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1480
Karar No
2025/2908
Karar Tarihi
14.04.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/1480 E. , 2025/2908 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2011/63 E., 2013/42 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen karar hakkında Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi tarafından yapılan inceleme sonucunda kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Yörede Orman Kadastro çalışmaları 3402 sayılı Kanun maddesine göre 2008 yılında yapılmıştır. Bu çalışmalar 21.04.2008- 21.05.2008 tarihlerinde ilan edilmiş ve askı ilan süresi içinde dava açıldığından kesinleşmemiştir. Davacı dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmalarında davacıya ait taşınmazların tespit harici bırakıldığını, bu taşınmazların davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ... Kadastro Mahkemesince taşınmazlar hakkında tutanak düzenlenmediğinden bahisle görevsizlik kararı verilerek dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen karşı görevsizlik kararı nedeniyle dosyada oluşan olumsuz görev uyuşmazlığı hakkında karar verilmek üzere dosya Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesine gönderilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 2010/5995 Esas ve 2010/11580 Karar sayılı ilamıyla ... Kadastro Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Dava konusu taşınmazların öncesinin orman sayılan yerlerden olup, tespitlerininde orman vasfı ile ... adına yapıldığı, dava tarafından talep edilen yerlerin dava konusu taşınmazların içinde kaldığı, yapılan keşif sonucu alınan orman bilirkişi raporlarından da taşınmazların orman vasfındaki yerler olduğu, tespit tarihine kadar davalı taraf yararına 20 yıllık süreyi geçen bir zilyetliğin bulunmadığı, ayrıca öncesi orman olan ve orman sayılan yerlerin zilyetlikle iktisabının da yasal olarak mümkün olmadığı anlaşıldığından davacının davasının reddine, müdahil orman idaresinin davasının dava konusu taşınmazların orman vasfı ile ... adına tesciline ilişkin tespit tutanağı düzenlenmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu ... ili, ... İlçesi, ... köyü 104 ada 215, 101 ada 144 ve 117 ada 31 parsellerin tespit gibi tescillerine" karar verilmiştir. Davacı temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu alanın yaklaşık 8000 metrekare bir yer olduğunu, İlk Derece Mahkemesi toplamda yaklaşık 50000 metrekare yerin dava konusu edildiğinden bahisle karar verildiğini, zira dava konusu yerin atalarından davacıya kalan ve kullanmış olduğu yerin yaklaşık 8 dönüm olduğunu, bu yerin ormanla hiçbir sınırı olmadığını, etrafında bir kısmı tapulu şahıs arazisi, bir kısmı ise tapusuz şahıs arazisi ile çevrili olduğunu, etrafında ..., .. .., .. .., .. .., .. .., .. .. .. .., .. .. ve .. .. kullanımında olan taşınmazlar olduğunu, dava konusu yerin tam olarak tespiti yapılmadan; afaki ve nereye uygulandığı belli olmayan orman bilirkişi raporuna istinaden hüküm kurmuş olması doğru olmadığını, mahkemece yapılan keşiften haberdar olamadığını, tarafsız mahalli bilirkişiler dinlenmediğini, tanıklarının dinlenmediğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının temyiz incelemeniz sonucu bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 24,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 591,10 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 139772a59d7874d6 ca0f0836e49b2eb6

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Nisan 2025 kararlarının tamamı