8. Hukuk Dairesi 2022/8440 E. , 2025/2920 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2016/1 E., 2020/2 K. Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı Hazine ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 105 ada 1 parsel sayılı ve 55.230,94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacılar ..., ..., ... ve ... vekili Av. ..., 30.06.2008 tarihinde Hazine ve Orman İdaresine karşı açtığı dava ile, çekişmeli 105 ada 1 parselin irsen intikal sonucu müvekkillerine isabet etmekle beraber kendilerine ait 02.07.1986 tarihli ve 20 sıra numaralı kayıt kapsamında kaldığını belirterek taşınmazın adlarına tescilini talep ettiler. Mahkemece verilen davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile, çekişmeli 105 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptaline, 12.08.2013 tarihli teknik bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfiyle işaretli 6.715,32 metrekarelik bölümün eşit hisseler ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline, bakiye kalan 48.515,62 metrekarelik bölümün ise tespit gibi tesciline dair verilen hükmün, davacılar vekili ve davalı Hazine ile Orman İdaresi tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.10.2015 tarihli ve 2015/11927 Esas, 2015/9097 Karar sayılı ilamıyla; “Dayanak alınan orman bilirkişi raporunun hükme yeterli olmadığı, çekişmeli taşınmazın niteliğini belirleme hususunda stereoskopik inceleme yapılmasında zorunluluk bulunduğu, davacılar tapu kaydına dayanmış olmalarına rağmen tapu kaydının ilk oluşumundan itibarin tüm tedavülleri ile birlikte getirtilmediği gibi fen bilirkişi raporunun da keşfi izlemeye elverişli olmadığı, keşifte dinlenen mahalli ve tutanak bilirkişilerin beyanlarının soyut içerikte olup hükme esas alınacak nitelikte görülmediği açıklanarak, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesinin isabetsizliğine” değinilerek bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, çekişmeli taşınmazın yürürlükte bulunan 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesine göre orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 105 Ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptali ile ile 24.08.2017 havale tarihli teknik krokide (A) harfi ile belirtilen 6.743,74 metrekare yüzölçümlü bölümün eşit hisselerle davacılar ..., ..., ... ve ... adlarına tapuya kayıt ve tescillerine, (A) harfi ile gösterilen miktarın dışında kalan 48.487,2 metrekare yüzölçümlü bölümün tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosunun 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 4. maddesi hükmüne göre yapıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, davacı tarafın dayandığı tapu kaydının 24.08.2017 havale tarihli teknik krokide (A) harfi ile belirtilen dava konusu taşınmaz bölümünü kapsadığı ve zilyetlikle iktisap koşullarının davacılar lehine oluştuğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki davacı taraf 02.07.1986 tarihli ve 20 sıra numaralı, (hark), (beruj) ve (ark) hudutlarını ihtiva eden tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Sözü edilen tapu kaydı sınırları itibariyle gayri sabit hudutlu olup, her yere uyabilecek nitelikte olduğundan tapu kaydının çekişmeli taşınmaza ait olduğunun kabulüne imkan bulunmadığı gibi, dosya arasında yer alan ziraat mühendisi bilirkişi raporunun içeriği ile ekinde yer alan fotoğraflardan çekişmeli taşınmaz bölümünün üzerinde davacıların iktisaba elverişli zilyetliğinin de bulunmadığı, öte yandan davacılar adına aynı çalışma alanında belgesiz zilyetlik yoluyla edinilecek taşınmaz miktarı sınırının aşıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince davanın reddi ile taşınmazın tespit gibi tesciline dair karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile soyut yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına dayalı olarak yanılgılı değerlendirme sonucu davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalılar Hazine ve Orman İdaresi vekillerinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 nci maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! be773b2ec28fb192 ae7740d14310c1db
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/8440 E., 2025/2920 K. (14.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8440
- Karar No
- 2025/2920
- Karar Tarihi
- 14.04.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1096 E., 2025/2912 K. 14.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1459 E., 2025/2914 K. 14.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1092 E., 2025/2916 K. 14.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4789 E., 2025/2924 K. 14.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4776 E., 2025/2928 K. 14.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4774 E., 2025/2930 K. 14.04.2025