Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/716 E., 2025/3645 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/716 E., 2025/3645 K. (12.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/716
Karar No
2025/3645
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/716 E. , 2025/3645 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/793 E., 2023/1265 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : ........ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/112 E., 2022/26 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ... İdaresi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce ilk olarak 1949 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) hükümleri gereğince yapılan orman kadastrosu, sonrasında yine 2015 yılında ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Orman Kanunu (6831 sayılı Kanun) kapsamında aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunduğu, tapulama çalışmalarının ise 766 sayılı Tapulama Kanunu (766 sayılı Kanun) kapsamında 1969 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; ... köyünde kain 1034 ve 1036 parsel sayılı taşınmazların bir kısmının 3116 sayılı Kanun uyarınca yapılan orman tahdit çalışmaları gereğince bir kısmının kesinleşmiş orman tahdit hattı içerisinde kaldığını ancak buna rağmen 1969 yılında yapılan ve 766 sayılı Kanun uyarınca gerçekleştirilen tapulama çalışmaları ve sonrasında 2015 yılında 3202 sayılı Kanun hükümleri gereğince 2/B uygulaması ve aplikasyon çalışmalarının yapılarak ilan edilmesinden sonra 766 sayılı Kanun'a göre gerçek kişi adına tescil edilen taşınmazların bir kısmının orman ile mükerrerlik teşkil ettiğini beyanla eylemli orman niteliğinde olduğunu belirttiği kısmın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılara dava dilekçesi açıklamalı davetiye ile yöntemine uygun olarak tebliğ edilmiş, davalılardan ... duruşmada alınan beyanında davaya bir itirazının bulunmadığını, dava konusu yerin orman olarak tespiti halinde davayı kabul ettiğini, aksi takdirde davanın reddini talep ettiğini bildirmiştir. Dava, kesinleşen tahdide dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Davacı ... İdaresi tarafından dosyaya ibraz edilen ıslah dilekçesi ile davaya konu 1034 parsel sayılı taşınmazın orman tahdit çalışmaları sırasında tahdit dışında bırakılan kısımlarının orman içi açıklık ve eylemli orman niteliğinde olduğundan bahisle dava konusu taşınmazın tamamının orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmesi talep edilmiş ise de; Anayasa Mahkemesi tarafından 22.05.2013 tarihli ve 2012/108 Esas - 2013/64 Karar sayılı ilâm ile 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun, 05.11.2003 tarihli ve 4999 sayılı Orman Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 6. maddesiyle değiştirilen 11. maddesinin 1. fıkrasının “Bu müddet içinde itiraz olmaz ise komisyon kararları kesinleşir. Bu süre hak düşürücü süredir.” biçimindeki üçüncü ve dördüncü cümlelerinin Anayasanın 13, 35 ve 36. maddelerine aykırı görülerek iptallerine karar verilmiştir. Karar 12.07.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanmış, yayımdan itibaren 6 ay sonra yürürlüğe gireceği düzenlenmiş olup, 13.01.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir. Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra 26.02.2014 tarihli ve 6527 sayılı “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 01.03.2014 tarihli ve 28928 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe girmiş ve 6527 sayılı Kanun'la, 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 11. maddesinin somut davayı ilgilendiren birinci fıkrası, “Orman kadastro komisyonlarınca alınan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar askı suretiyle otuz gün süre ile ilân edilir. Bu ilân ilgililere şahsen yapılan tebliğ hükmündedir. Tutanak ve haritalara karşı itirazı olanlar; askı tarihinden itibaren otuz gün içinde kadastro mahkemelerinde, kadastro mahkemesi olmayan yerlerde kadastro davalarına bakmakla görevli mahkemelerde dava açabilirler. İlân süresi geçtikten sonra, dava açılmayan kararlara ilişkin düzenlenen tutanak ve haritalar kesinleşir. Orman kadastro komisyonlarınca düzenlenen tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukukî sebeplere dayanarak Hazine hariç itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” şeklinde değiştirilmiştir. Getirilen bu yeni düzenlemeye göre, tutanak ve haritaların kesinleştiği tarihten itibaren on yıllık süre içerisinde tapuya dayalı olsun veya olmasın kadastrodan önceki sebeplere dayalı olarak dava açılabilecek, 10 yıllık sürenin geçesinden sonra ise dava açılamayacaktır. Anılan düzenleme itibari ile davaya konu 1034 parsel sayılı taşınmazın orman tahdidinin 1949 yılında kesinleştiği anlaşıldığından davacı ... idaresinin 1034 parsel sayılı taşınmazın orman tahdit sınırları dışında kalan kısmına karşı açtığı davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilerek..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu ... köyünde kain 204 ada 1 parsel (eski 1036 parsel) sayılı taşınmazın davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile; orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu ... köyünde kain 204 ada 3 parsel (eski 1034 parsel) sayılı taşınmazın dosyada mevcut 06.12.2021 havale tarihli fen bilirkişi raporu eki krokide kırmızı renk ve (B) harfi ile gösterilen 45 m²'lik ve (A) harfi ile gösterilen 168,50 m²'lik kısımlarının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile; söz konusu kısmın orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, taşınmazın geri kalan kısmına ilişkin olarak açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş; hükmün, davacı ... İdaresi vekili ve davalı ....... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvuruları ayrı ayrı esastan reddedilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b1f699b361251074 4c6d7a1b6a802876

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı