Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2023/2528 E., 2025/3659 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2528 E., 2025/3659 K. (12.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2528
Karar No
2025/3659
Karar Tarihi
12.05.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2023/2528 E. , 2025/3659 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1125 E., 2022/1578 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/49 Esas, 2022/24 Karar Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda ... Kadastro Mahkemesinin asıl davada, davacı ve asli müdahillerin davalarının ayrı ayrı reddine, birleşen davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin kararına karşı davacı ... ve birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekili tarafından ayrı ayrı istinaf yoluna başvurulmuş, ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davacı ... vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ...Mahallesi 140 ada 82 parsel sayılı taşınmaz tarla vasfı ile Hazine adına tespit edildiği, kadastro tespit tutanağının 07.05.2008-06.06.2008 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığı, eldeki davanın askı ilan süresi içerisinde açıldığı, Kadastro Mahkemesine dava açıldığından kesinleşmediği anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, Ordu ili ... ilçesi ........... beldesi ...Mahallesi sınırları içerisinde kadastro çalışmaları yapıldığını, 140 ada 82 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına tespiti yapıldığını, davacı ...ın üzerinde mülkiyet hakkının gerçekleştiği 140 ada 82 parsel sayılı taşınmazda Hazinenin hiçbir hukuki ilişkisi olmadığını, taşınmazın maliki olan davacının dedesi ...oğlu ... üzerinde malik sıfatı ile zilyetliğini ve kullanımını sürdürdüğü taşınmazın 04.03.1945 tarihli senet ile torunu olan davacı ...a hibe ettiğini, taşınmaz üzerindeki tüm haklarını ve zilyetlik süresini ...a devir eden ...'ın taşınmazı da teslim ettiğini, davacı ... taşınmazı devir aldığı 04.03.1945 tarihinden bugüne kadar taşınmaz üzerinde malik sıfatı ile kesintisiz, aralıksız ve çekişmesiz olarak zilyetliğini, kullanımını sürdürdüğünü, uzun yıllar mısır, arpa ve patates tarlası olarak kullanıldığını, tarım arazisi niteliğinde olduğunu, sonrasında çayır olarak kullanıldığını, davacının üzerinde mülkiyet hakkının gerçekleştiğinden kadastro tespitlerinin iptalini davacı ... adına tapuya tescilini; birleşen 2008/230 Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde Ordu ili ... ilçesi .......belde Belediyesi .............Mahallesi'nde 5304 sayılı Kanun doğrultusunda mahalli kadastro komisyonunca yapılan kadastro çalışmaları neticesinde 140 ada 82 parsel numarası verilerek tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilen 4.569,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, orman sayılan yerlerin kişiler adına tespiti mümkün olmadığından vaki tespitin iptali ile ilgili parselin orman vasfı ile Hazine adına tescilini; asli müdahil ... ve arkadaşları vekili 23.12.2009 tarihli dilekçesinde, dava konusu taşınmazlarda davacı tek başına zilyet olmadığından davaya müdahil olarak kabullerini; asli müdahiller ... ve ... 06.11.2017 tarihli dilekçesinde, dava konusu gayrimenkulün ortak murisleri ...oğullarından ...dan kendilerine intikal ettiğini, ...ın torunları olduklarını, davacı bu yerin tek başına sahibi olduğunu iddia ettiğini ancak yerin tapulu ve 4 hisseli olduğunu, bu nedenle davaya müdahil olarak kabullerini istemiş; asıl ve birleşen dosyada davalılar davanın reddini savunmuşlardır. ... Kadastro Mahkemesinin 11.02.2013 tarih ve 2008/230 Esas 2013/49 Karar sayılı dosyasının, Mahkemenin 2008/201 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş olup, yargılamaya 2008/201 Esas sayılı dosya üzerinden devam edilmiştir. Dava, asıl ve birleşen dosyalarda kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu edilen 140 ada 82 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişi raporundaki krokide (A) harfi ile gösterilen 2.229,84 metrekarelik kısmının orman sayılan yerlerden olduğu, (B) harfi ile gösterilen 2.340,15 metrekarelik kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğundan davanın reddine, birleşen 2008/230 Esas sayılı dosya davacısı yönünden kısmen kabul kısmen reddine, Ordu ili ... ilçesi ... Mahallesi 140 ada 82 parsel sayılı taşınmazın (A) rumuzlu kısmının orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline, Ordu ili ... ilçesi... Mahallesi 140 ada 82 parsel sayılı taşınmazın (B) rumuzlu kısmının tespit gibi tesciline karar verilmiş, kararın davacılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, asli müdahiller ... ve ... harcını yatırmak sureti ile asli müdahale isteminde bulunduğu, 10.11.2017 tarihli ara karar ile müdahillik taleplerinin kabulüne karar verilmesine rağmen anılan asli müdahillerin talepleri yönü ile olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulduğuna yönelik hiçbir belirtime rastlanmamış olup, dolayısı ile taraflara yüklenen hak ve borçlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi hükmüne aykırı olarak açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kaldırılma kararı sonrasında yapılan yargılama sonucunda; davacı ..., dava konusu taşınmazın mülkiyetinin dedesi ... tarafından zilyetlik yoluyla kazanıldığını ve murisinin sağlığında bu taşınmazı kendisine hibe ettiğini, asli müdahiller..................................................,, ...'ler, ... ve ... 23.12.2009 tarihli müdahale dilekçeleri ile dava konusu taşınmazın davacı ile ortak murislerinden kaldığını ve davacının yanı sıra kendilerinin de miras pay bulunduğunu, asli müdahiller ... ve ... 06.11.2017 tarihli müdahale dilekçeleri ile dava konusu taşınmazın kendilerinin de hissedar olduğu 07.03.1970 tarih 59 nolu tapu kaydı kapsamında kaldığını iddia ederek tespitin iptalini talep ettiği, asli müdahale talebinde bulunanlardan ... ve ... dışında kalanların taleplerine ilişkin harcı yatırmadıkları görülmüş bu sebeple asli müdahil sıfatını haiz olmadıklarının anlaşıldığı, birleşen dosya davacısı Orman İdaresi dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ve orman vasfı ile Hazıne adına tespitini talep ettiği, dava konusu taşınmazın öncesinin boşluk olduğu, davacı yahut asli müdahiller ile bunların murisleri lehine olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı olan 20 yıllık süre boyunca zilyetlik iddiasının ispatlanamadığı ve mülkiyetin kazanıldığının kabulünün mümkün olmadığının anlaşıldığından asıl dosya bakımından; davacı ve asli müdahiller ... ve ...’ların davalarının ayrı ayrı reddine, birleşen 2008/230 Esas sayılı dosya bakımından; davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile, Ordu ili ... ilçesi... Mahallesi 140 ada 82 parsel sayılı taşınmazın (A) rumuzlu kısmının orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline, Ordu ili ... ilçesi... Mahallesi 140 ada 82 parsel sayılı taşınmazın (B) rumuzlu kısmının tespit gibi tesciline karar verilmiş, kararın davacı ... ve arkadaşları ile birleşen dosya davacısı Orman İdaresi vekili tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediğinin belirlenmesine göre, Mahkemece yazılı şekildi karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 8744c4fed3c18fe2 692891a3afbb2289

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı