8. Hukuk Dairesi 2024/6670 E. , 2025/1028 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/775 E., 2024/94 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2019/84 E., 2020/84 K. Taraflar arasındaki sayısallaştırma işlemine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Samsun ili Tarsus ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-1. maddesi uyarınca yapılan sayısallaştırma çalışması sonucunda, tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 1881 parsel sayılı 4338 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ... ada 98 parsel numarasıyla 4008,14 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda ... adına kayıtlı bulunan eski ... parsel sayılı 26875 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ... ada 99 parsel numarasıyla 27685,8 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; sayısallaştırma çalışmaları sırasında Hazineye ait olan eski 1881 (yeni ... ada 98) parsel sayılı taşınmazın yözülçümünün azaldığını ve bu azalmanın davalı eski ... (yeni ... ada 99) parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, eski 1881 (yeni ... ada 98) parselin eski yüzölçümü ile tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Keşif ve hüküm kurmaya elverişli, teknik, bilimsel bilirkişi raporu dikkate alınarak dava konusu taşınmazın sınırlarında bir hata olmadığı, zemin kullanım durumu ile paftanın birbiri ile uyumlu olduğu, tesis kadastrosunda yapılan tapulama çalışmalarında, dava konusu parselin alanının planimetrik yöntem ile hesaplandığı, yapılan sayısallaştırma işleminde taşınmazın zemin durumu ile uyumlu olarak gerçek alanının hesaplandığı ve sayısallaştırma işleminde bir hata bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 1881 parsel (yeni ... ada 98 parsel) ve ... parsel (yeni ... ada 99 parsel) sayılı taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesince yapılan sayısallaştırma çalışmaları süreci sonunda düzenlenen krokisinde gösterilen haritası ve yüzölçümleri kabul edilerek, 1881 parselin 4008,14 metrekare, ... parselin 27685,80 metrekare yüzölçümü ile kayıt ve tesciline karar verilmiş; davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Teknik bilirkişi raporunda, ilk tesis paftası üzerine aplike edilen sayısallaştırma kadastrosu sınırları itibari ile bir uyumsuzluk bulunmadığı, yüzölçümde oluşan farkın ilk tesis kadastrosundaki sınırların değiştirilmesinden değil, ilk tesis kadastrosu sırasında kullanılan takeometrik ölçüm yöntemi, tersimat ve planimetrik alan hesaplamalarındaki yetersizliklerden kaynaklandığı tespit edilmekle İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, teknik bilirkişi raporuna göre, sayısallaştırma işleminde bir hata bulunmadığı, yüzölçümündeki farkın tesis kadastrosu sırasında kullanılan ölçü ve hesap yönteminden kaynaklandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesince de, İlk Derece Mahkemesinin kararında isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya elverişli bulunmamaktadır. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesince keşfin, dava konusu ... ada 98 ve 99 parsel sayılı taşınmazlar yerine hataen dava dışı ... ada 98, 99 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde yapıldığı, teknik bilirkişi raporunda keşfin yanlış taşınmazlar üzerinde yapıldığı belirtilerek asıl dava konusu ... ada 98 ve 99 parsel sayılı taşınmazlar yönünden rapor yazıldığının belirtildiği, ancak hükme esas alınan bu bilirkişi raporunun içeriğinde de bazı yerlerde parsel numaralarının ... ada 98, 99, bazı yerlerde ise ... ada 98, 99 yazılmak suretiyle çelişki yaratıldığı görüldüğü gibi raporda; tesis kadastrosu paftası ile sayısallaştırma kadastrosu paftası çakıştırılmadığından, sayısallaştırma kadastrosu sonucunda taşınmazların tesis sınırlarının değişip değişmediği de denetlenememektedir. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemecesince öncelikle, denetime veri teşkil etmek üzere, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilmeli, davanın niteliği gereği uyuşmazlığın çözümü için keşif yapılmasının zorunlu olduğu dikkate alınmak suretiyle, asıl dava konusu olan ... ada 98 ve 99 parsel sayılı taşınmazlarda yöntemine uygun bir keşif yapılarak, harita mühendisi sıfatına sahip üç kişilik uzman bilikişi kurulundan, teknik ve bilimsel verilere dayalı, gerekçelendirilmiş, denetlenebilir ve ayrıntılı rapor ve haritalar alınmalıdır. Raporun denetime elverişli olması için fen bilirkişisinden, düzenleyeceği haritalardan iki tanesinde hava fotoğrafları üzerinde, iki tanesinde ise ortofoto (yoksa uydu fotoğrafı) üzerinde ilk tesis kadastrosu paftası ve sayısallaştırma paftasını çakıştırması istenmeli; çakıştırmaların birer tanesinin ada bazında değerlendirme yapmaya elverişli geniş ölçekli olması, diğerinin ise çekişmeli taşınmaz ve çevresini gösterir şekilde daha dar ölçekli olması istenmeli, bundan sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. İlk Derece Mahkemesince, açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapılmadan karar verilmiş olması usul ve kanuna uygun bulunmadığından, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bbb272329825fc08 d7e3b10a018d2bd8
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6670 E., 2025/1028 K. (12.02.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6670
- Karar No
- 2025/1028
- Karar Tarihi
- 12.02.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2540 E., 2025/1037 K. 12.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/809 E., 2025/1049 K. 12.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/8394 E., 2025/1045 K. 12.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2882 E., 2025/1036 K. 12.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6542 E., 2025/1044 K. 12.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2592 E., 2025/1048 K. 12.02.2025