8. Hukuk Dairesi 2023/2882 E. , 2025/1036 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/40 E., 2023/8 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, müdahil - davalı ... ve arkadaşları vekili ile dava dışı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 12.05.2023 tarihli ek kararıyla, dava dışı ...'ın temyiz harç ve masraflarını verilen kesin süre içerisinde yatırmaması nedeniyle temyiz başvurusunun reddine karar verilmiş olup iş bu ek karar, dava dışı ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucu, Burdur ili Gölhisar ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve 2386 parsel sayılı sırasıyla ..., ..., ..., ..., ..., ... ve 944 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ... ve ... parseller ... adına; ..., ... ve ... parseller ... adına, ... ve ... parseller ... adına; 121 parsel sayılı 5200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; 122 parsel sayılı 7350 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı, pay satışı, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; ... ve ... parsel sayılı 11300 ve 956 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise, vergi kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından, ... ’a karşı miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve müdahiller ... ve ...’ın, aynı nedene dayanarak katıldıkları meni müdahale davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesince, kadastro tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda verilen önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.04.2021 tarihli ve 2017/4424 Esas, 2021/3423 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "... Dava konusu 2385, 2386 ve 2387 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen önceki hükmün, 119, 121, 122, 170, 171, 447, 448 ve 555 parsel sayılı taşınmazların da aktarılan davanın konusu olduğu, bu taşınmazların tutanaklarının da davalı hale getirilmesi gerektiği belirtilerek bozulduğu ve bozma ilamında bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmediğinin açıkça ifade edildiği ve 2385, 2386 ve 2387 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen hükmün esasına yönelik temyiz incelemesi yapılmadığı halde mahkemece, dava konusu 2385, 2386 ve 2387 parsel sayılı taşınmazlar yönünden verilen hükmün bozulmadığı ve böylelikle kesinleştiği gerekçesiyle, bu taşınmazlar hakkında hüküm kurulmadığının anlaşıldığı, ayrıca aktarılan davanın konusu olduğu anlaşılan taşınmazlardan 170 (ifrazen 2807, 2808) parsel ve 171 (ifrazen 2805, 2806) parsel sayılı taşınmazların tutanak asılları dosyaya getirtildiği halde tapu kayıtlarına şerh düşülerek davalı hale getirilmedikleri açıklanarak, öncelikle, çekişmeli 170 (ifrazen 2807, 2808) parsel ve 171 (ifrazen 2805, 2806) parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının davalı hale getirilmesi ve bundan sonra dava konusu 2385, 2386 ve 2387 parsel sayılı taşınmazlar da dahil dava konusu olan tüm taşınmazlar hakkında değerlendirme yapılarak olumlu olumsuz bir karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... Dava konusu taşınmazların davacıların murisi (annesi) olan ...'ye ait olduğu konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, tarafların kök murisi olan ...'nin 1937 yılında öldüğü, ölümünden geriye mirasçı olarak ilk eşi Mehmet'ten olma çocukları davacılar ... (...) ve ... ile davalı ... ... 'dan olma ...'nin kaldığı, ... ve ... 'ın nikahsız olarak birlikte yaşadıkları, davalı ... ... tarafından açılan veraset ve nüfus kaydının tashihi davalarının reddedilerek kesinleştiği, ... öldüğünde çocukların yaşlarının küçük olması nedeniyle davalı ... ... tarafından dava konusu taşınmazlar üzerinde yürütülen zilyetliğin fer'i zilyetlik niteliğinde olduğu, hissedarlar arasında harici ve rizai taksim yapılmadığı ve ... mirasçılarının dava konusu taşınmazlarda miras hisseleri oranında paylarının bulunduğu, zilyetlikle kazanma şartlarının davacılar lehine oluştuğu ..." gerekçesiyle davaların kabulüne, çekişmeli 119, 121, 122, 170, 171, 447, 448, 555, 2385, 2386 ve 2387 parsel sayılı taşınmazların tespit ve tescilinin iptaline, taşınmazların 1/3 hissesinin miras payları oranında ... mirasçıları, 1/3 hissesinin miras payları oranında ... mirasçıları, 1/3 hissesinin miras payları oranında ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hükmün, müdahil - davalı ... ve arkadaşları vekili ile dava dışı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine 12.05.2023 tarihli ek kararla ...'ın temyiz başvurusunun reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar, dava dışı ... tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında müdahil - davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. a) Dava dışı ...'ın, İlk Derece Mahkemesinin 12.05.2023 tarihli ek kararına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davanın tarafı olmadığı halde İlk Derece Mahkemesince hataen karar başlığında taraf olarak gösterilen ...'ın temyiz başvurusunun reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararı usul ve kanuna aykırı olduğundan, ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına ve 22.02.2023 tarihli ana karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir. b) Hükmü temyiz eden dava dışı ...'ın esas karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dışı ...' ın, dosyanın tarafı olmadığı halde İlk Derece Mahkemesince hataen karar başlığında davalı olarak gösterilmesi ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de aleyhlerine karar verilen asıl davalılar ... (T.C. Kimlik No: ...) mirasçıları yerine eldeki dava ile ilgisi bulunmayan ...'a yüklenmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, müdahil - davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, Yukarıda 2. (a) nolu bentte açıklanan nedenlerle ...'ın ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi ek kararının KALDIRILMASINA, Dava dışı ...' ın esas karara yönelik temyiz itirazlarının yukarıda 2. (b) nolu bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan "...'dan" ifadesinin cümleden çıkartılarak yerine "davalı ... ... mirasçılarından" ifadesinin yazılmasına; 4 numaralı bendinde yer alan "davalıdan" ifadesinin cümleden çıkartılarak yerine "davalı ... ... mirasçılarından" ifadesinin yazılmasına; 5 numaralı bendinde yer alan "Davacı kök muris ... tarafından yapılan 500,00 TL tebligat gideri ve posta masrafının" ifadesinden sonra yer alan "davalı ...'dan tahsili ile kök muris ... (...) mirasçılarına ödenmesine" ifadesinin cümleden çıkartılarak yerine "kendi üzerinde bırakılmasına" ifadesinin yazılmasına; 6 numaralı bendinde yer alan "...'dan" ifadesinin cümleden çıkartılarak yerine " ... mirasçılarından" ifadesinin yazılmasına; 7 numaralı bendinde yer alan "Davacı kök muris ... (...) kendisini vekille temsil ettirdiğinden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 31/son maddesi uyarınca davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, hak ve eşitlik kuralları gözönünde tutularak takdiren 700,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacı kök muris ... (...) mirasçılarına ödenmesine" ifadesinin hükümden tamamen çıkartılmasına; 8 numaralı bentte yer alan "...'dan" ifadesinin cümleden çıkartılarak yerine " ... mirasçılarından" ifadesinin yazılmasına ve bent numarasının 7 olarak değiştirilmesine; (9) ve (10) numaralı bentlerin sırasıyla (8) ve (9) bentleri olarak teselsül ettirilmesine ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 958f366f2ad4ec42 4725abd9dfa49673 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2023/2882 E. , 2025/1036 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/40 E., 2023/8 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, müdahil - davalı ... ve arkadaşları vekili ile dava dışı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin 12.05.2023 tarihli ek kararıyla, dava dışı ...'ın temyiz harç ve masraflarını verilen kesin süre içerisinde yatırmaması nedeniyle temyiz başvurusunun reddine karar verilmiş olup iş bu ek karar, dava dışı ... tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartları ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucu, Burdur ili Gölhisar ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan ..., ..., ..., ..., ..., ... ve 2386 parsel sayılı sırasıyla ..., ..., ..., ..., ..., ... ve 944 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, ... ve ... parseller ... adına; ..., ... ve ... parseller ... adına, ... ve ... parseller ... adına; 121 parsel sayılı 5200 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; 122 parsel sayılı 7350 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, vergi kaydı, pay satışı, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına; ... ve ... parsel sayılı 11300 ve 956 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise, vergi kaydı, irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... tarafından, ... ’a karşı miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak, Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan ve müdahiller ... ve ...’ın, aynı nedene dayanarak katıldıkları meni müdahale davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesince, kadastro tutanakları ile aktarılan dava dosyası birleştirilerek yapılan yargılama sonunda verilen önceki karar, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 08.04.2021 tarihli ve 2017/4424 Esas, 2021/3423 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olup, bozma ilamında özetle; "... Dava konusu 2385, 2386 ve 2387 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen önceki hükmün, 119, 121, 122, 170, 171, 447, 448 ve 555 parsel sayılı taşınmazların da aktarılan davanın konusu olduğu, bu taşınmazların tutanaklarının da davalı hale getirilmesi gerektiği belirtilerek bozulduğu ve bozma ilamında bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmediğinin açıkça ifade edildiği ve 2385, 2386 ve 2387 parsel sayılı taşınmazlar hakkında verilen hükmün esasına yönelik temyiz incelemesi yapılmadığı halde mahkemece, dava konusu 2385, 2386 ve 2387 parsel sayılı taşınmazlar yönünden verilen hükmün bozulmadığı ve böylelikle kesinleştiği gerekçesiyle, bu taşınmazlar hakkında hüküm kurulmadığının anlaşıldığı, ayrıca aktarılan davanın konusu olduğu anlaşılan taşınmazlardan 170 (ifrazen 2807, 2808) parsel ve 171 (ifrazen 2805, 2806) parsel sayılı taşınmazların tutanak asılları dosyaya getirtildiği halde tapu kayıtlarına şerh düşülerek davalı hale getirilmedikleri açıklanarak, öncelikle, çekişmeli 170 (ifrazen 2807, 2808) parsel ve 171 (ifrazen 2805, 2806) parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarının davalı hale getirilmesi ve bundan sonra dava konusu 2385, 2386 ve 2387 parsel sayılı taşınmazlar da dahil dava konusu olan tüm taşınmazlar hakkında değerlendirme yapılarak olumlu olumsuz bir karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... Dava konusu taşınmazların davacıların murisi (annesi) olan ...'ye ait olduğu konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı, tarafların kök murisi olan ...'nin 1937 yılında öldüğü, ölümünden geriye mirasçı olarak ilk eşi Mehmet'ten olma çocukları davacılar ... (...) ve ... ile davalı ... ... 'dan olma ...'nin kaldığı, ... ve ... 'ın nikahsız olarak birlikte yaşadıkları, davalı ... ... tarafından açılan veraset ve nüfus kaydının tashihi davalarının reddedilerek kesinleştiği, ... öldüğünde çocukların yaşlarının küçük olması nedeniyle davalı ... ... tarafından dava konusu taşınmazlar üzerinde yürütülen zilyetliğin fer'i zilyetlik niteliğinde olduğu, hissedarlar arasında harici ve rizai taksim yapılmadığı ve ... mirasçılarının dava konusu taşınmazlarda miras hisseleri oranında paylarının bulunduğu, zilyetlikle kazanma şartlarının davacılar lehine oluştuğu ..." gerekçesiyle davaların kabulüne, çekişmeli 119, 121, 122, 170, 171, 447, 448, 555, 2385, 2386 ve 2387 parsel sayılı taşınmazların tespit ve tescilinin iptaline, taşınmazların 1/3 hissesinin miras payları oranında ... mirasçıları, 1/3 hissesinin miras payları oranında ... mirasçıları, 1/3 hissesinin miras payları oranında ... mirasçıları adına tesciline karar verilmiş; hükmün, müdahil - davalı ... ve arkadaşları vekili ile dava dışı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine 12.05.2023 tarihli ek kararla ...'ın temyiz başvurusunun reddine karar verilmiş ve iş bu ek karar, dava dışı ... tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında müdahil - davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. a) Dava dışı ...'ın, İlk Derece Mahkemesinin 12.05.2023 tarihli ek kararına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; davanın tarafı olmadığı halde İlk Derece Mahkemesince hataen karar başlığında taraf olarak gösterilen ...'ın temyiz başvurusunun reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen ek kararı usul ve kanuna aykırı olduğundan, ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına ve 22.02.2023 tarihli ana karara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine karar vermek gerekmiştir. b) Hükmü temyiz eden dava dışı ...'ın esas karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dışı ...' ın, dosyanın tarafı olmadığı halde İlk Derece Mahkemesince hataen karar başlığında davalı olarak gösterilmesi ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de aleyhlerine karar verilen asıl davalılar ... (T.C. Kimlik No: ...) mirasçıları yerine eldeki dava ile ilgisi bulunmayan ...'a yüklenmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, müdahil - davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, Yukarıda 2. (a) nolu bentte açıklanan nedenlerle ...'ın ek karara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi ek kararının KALDIRILMASINA, Dava dışı ...' ın esas karara yönelik temyiz itirazlarının yukarıda 2. (b) nolu bentte açıklanan sebeplerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 3 numaralı bendinde yer alan "...'dan" ifadesinin cümleden çıkartılarak yerine "davalı ... ... mirasçılarından" ifadesinin yazılmasına; 4 numaralı bendinde yer alan "davalıdan" ifadesinin cümleden çıkartılarak yerine "davalı ... ... mirasçılarından" ifadesinin yazılmasına; 5 numaralı bendinde yer alan "Davacı kök muris ... tarafından yapılan 500,00 TL tebligat gideri ve posta masrafının" ifadesinden sonra yer alan "davalı ...'dan tahsili ile kök muris ... (...) mirasçılarına ödenmesine" ifadesinin cümleden çıkartılarak yerine "kendi üzerinde bırakılmasına" ifadesinin yazılmasına; 6 numaralı bendinde yer alan "...'dan" ifadesinin cümleden çıkartılarak yerine " ... mirasçılarından" ifadesinin yazılmasına; 7 numaralı bendinde yer alan "Davacı kök muris ... (...) kendisini vekille temsil ettirdiğinden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 31/son maddesi uyarınca davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, hak ve eşitlik kuralları gözönünde tutularak takdiren 700,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacı kök muris ... (...) mirasçılarına ödenmesine" ifadesinin hükümden tamamen çıkartılmasına; 8 numaralı bentte yer alan "...'dan" ifadesinin cümleden çıkartılarak yerine " ... mirasçılarından" ifadesinin yazılmasına ve bent numarasının 7 olarak değiştirilmesine; (9) ve (10) numaralı bentlerin sırasıyla (8) ve (9) bentleri olarak teselsül ettirilmesine ve hükmün DÜZELTİLMİŞ BU ŞEKLİYLE ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 958f366f2ad4ec42 4725abd9dfa49673 ... ...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2882 E., 2025/1036 K. (12.02.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2882
- Karar No
- 2025/1036
- Karar Tarihi
- 12.02.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/809 E., 2025/1049 K. 12.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/8394 E., 2025/1045 K. 12.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6670 E., 2025/1028 K. 12.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6542 E., 2025/1044 K. 12.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2592 E., 2025/1048 K. 12.02.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6664 E., 2025/1041 K. 12.02.2025