8. Hukuk Dairesi 2024/6471 E. , 2025/2075 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2015/2 E., 2022/1 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 03.07.2024 tarihli ve 2022/1887 Esas, 2024/4464 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Davacılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Aydın ili ... ilçesi .. mahallesi kadastro çalışma alanında 1970 yılında yapılan kadastro sırasında 39 ada 1 parsel sayılı 199,54 metrekare yüzölçümlü "avlulu kargir ev" vasfı ile 17.09.1932 tarihli ve 204 sıra numaralı tapu kaydı uygulanmak suretiyle ... tebaasından .... adına tespit edilmiştir. Kadastro tespitine 11.4.1970 tarihli dilekçe ile ... itiraz etmiş ve komisyonca bu itiraz 29.12.1970 tarihinde reddedilmiş, 19.06.1971 tarihli dilekçe ile ölü ... ... eşi ..., 11.06.1971 tarihli dilekçe ile ... ve ...., 04.06.1971 tarihli dilekçe ile Kuşadası Kaymakamlığı tarafından tespite itiraz edilmiş, komisyonca 18.06.1971 tarihinde ... ve ....’nun itirazları reddedilmiş, Hazinenin, malikin gaipliğine karar verilmesi için Kuşadası Asliye Hukuk Hakimliğine 1971/13 Esas nosu ile dava açılmıştır. Hazinenin malikin gaipliğine karar verilmesi için Kuşadası Asliye Hukuk Hakimliğine 1971/13 Esas nosu ile dava açıldığı, davanın devam ettiği anlaşıldığından mülkiyet hanesinin dava sonuna kadar açık bırakılmasına, kararın bir suretinin Asliye Hukuk Hakimliğine tevdiine karar verilmiştir. Tutanağın en altında, "Hazine tarafından gaiplik kararı alınması için ve .... .... tarafından da 29.12.1970 tarihli ve 106/14 sayılı ek karara karşı tespitin ve tapu kaydının iptali davası açıldığından kesinleşmemiştir" yazılı olup, tutanakta ve tapu kütüğü sayfasında Kuşadası Asliye Hukuk Mahkemesinin 1971/13 Esas, Kuşadası Kadastro Mahkemesinin 1971/187 Esas ve yine Kuşadası Kadastro Mahkemesinin 1971/199 Esas sayılı dosyası ile mülkiyetin davalıda olduğu da belirtilmektedir. Davacı ... vekili 16.02.2004 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesine açtığı dava ile; 39 ada 1 parselin malik hanesinin boş olduğunu, sicilden malikin tespit edilemeyeceğini, taşınmazın 1948 yılından beri ev olarak vekil edeni tarafından malik sıfatı ile kullanıldığını, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/2. maddesinde yazılı kazanma koşullarının oluştuğunu, tapunun hukuki değerini yitirdiğini açıklayarak tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, taşınmazın malik hanesi boş olmakla sahipsiz mal olduğunu ve zamanaşımı ile kazanılamayacağını, davalı Hazine vekili ise, malikin ... uyruklu ...olduğunu, 17.09.1932 tarihli ve 204 sıra numaralı tapu bulunduğunu, malikin belli ve yabancı uyruklu olduğunu, malvarlığının Hazineye kalacağını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. Kuşadası 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.11.2007 tarihli ve 2004/122 Esas, 2007/505 Karar sayılı kararı ile yapılan araştırmada tapu kaydının malik hanesinin davalı olması nedeni ile boş bırakıldığı, tespitin henüz kesinleşmemiş olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 03.11.2008 tarihli ve 2008/3844 Esas, 2008/5451 Karar sayılı ilam ile; dava konusu 39 ada 1 parsel hakkında düzenlenen kadastro tespit tutanağının davalı olması nedeni ile kesinleşmediği ve sicilin oluşmadığı, Kadastro Kanunu 26 ve 27. maddeler gereği açılan davada Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu olduğu gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiş, Asliye Hukuk Mahkemesi bozma ilamına uyarak verdiği görevsizlik kararı ile dosyayı Kadastro Mahkemesine göndermiştir. Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "davanın, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/2 inci fıkrasında ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 13/B-c maddesinde yer alan “maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan", “malik hanesinin boş olduğu” hukuki sebebine dayalı olarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-c fıkaraları gereğince tapunun hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil davası olduğu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/2. maddesinde belirtilen “maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan” hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil isteği yönünden; kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olmadığı, ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabileceği, Kanunun açıkça izin verdiği hallerden birinin de 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/2. maddesindeki ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 13/B-c maddesindeki düzenlemeler olduğu, anılan maddede, “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya yirmi yıl önce ölmüş ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de, o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir” hükmüne yer verildiği, Kanunun açık hükmü dikkate alındığında tapu sicilinden malikin kim olduğunun anlaşılamaması halinin; taşınmaz malın sahibinin kim olduğunun bilinmesine yarayacak, kimliğini ortaya koyacak gerekli bilgi ve belgelerin tapu sicilinden (kütüğünden) çıkarılmasının imkansız olmasıdır. (Yargıtay HGK'nin 10.04.1991 tarihli ve 1991/8-51 Esas, 194 Karar ve 15.04.2011 tarihli ve 2011/8-111 Esas, 2011/180 Karar sayılı ilamları). Genel olarak, gerekli dikkati gösteren herkesin kayıtlarda malikin kim olduğunu anlayamayacağı hallerde tapu sicilinde yazılı olan malikin bilinmediğinin kabulünün gerekeceği, ayrıca tapu kütüğünde malik sütununun boş bırakılması, silinmesi ve yeniden yazılmaması, soyut ve nam-ı mevhum adına (mevcut olmayan hayali kişi) yazılması, hiç yaşamamış ve kaydının herhangi bir yerde bulunmamış olması, malik adının müphem, yetersiz ve soyut gösterilmiş olması gibi durumlarda malikin kim olduğunun anlaşılamadığının kabul edildiği, başka bir anlatımla, tapu kütüğünden kim olduğu anlaşılamayan malik, tanınmayan, hatırlanmayan, adresi tespit edilemeyen, kendilerine tebligat yapılamayan, mirasçıları belirlenemeyen, uzun yıllar önce ölmüş ya da taşınmış bir şahıs olmadığı, özetle; Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 18.05.2021 tarihli ve 2020/51 Esas ve 2021/4136 Karar sayılı kararında da değinildiği üzere kayıt malikinin mirasçılarının belirlenememesi, kimliğine ait bilgilerin elde edilememesi, adresinin saptanamaması gibi hususlar o kişinin tapu kütüğünden maliki bilinmeyen kişi olarak nitelendirilmesini gerektirmez. Bununla kanun koyucu tarafından tapu kütüğünün incelenmesinden anlaşılamayan, kim olduğu belirlenemeyen hayali kişiler amaçlandığı, mamafih tesis kadastrosu neticesinde dava konusu taşınmazın ...adına tespit edildiği, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 11.04.1956 tarihli ve 1263 sayılı genelgeleri uyarınca mülkiyet hanesinin iş bu gaiplik davası neticelenene kadar açık bırakılmasına karar verildiğinin Kuşadası Tapu sicil Müdürlüğünün 18.06.1971 tarih ve 151/59 numaralı ek kararından anlaşıldığı, Yazı İşleri Müdürlüğünün 20.2.2006 tarihli cevabında, yapılan araştırmada Adliyede 1971 yılında çalışan personel kalmadığı ve Kuşadası’nda meydana gelen sel baskınları neticesinde istenilen dosyanın zayi olduğu kanısına varıldığının, ekteki tutanaklarda da yine 2001 yılındaki sel baskını sonucu birçok dosyanın hasar gördüğü, muhteviyatları veya numaralarının belirlenebilecek durumda olmadıkları bildirildiği, dolayısıyla dava konusu 39 ada 1 parsele ait tutanağın kesinleşmediği ve tapuya tescil edilmediği, henüz sicilin oluşmadığı bu haliyle tapu kütüğünde malik hanesinin boş olması hukuki sebebine de dayanılamayacağı, ayrıca davacının ve mirasçılarının da dava konusu evin ilgili şahıstan alındığını beyan ettikleri, bu haliyle kim olduğu belirlenemeyen hayali bir kişiden de bahsedilemeyeceği, ayrıca kayıt malikinin adresine yahut mirasçılarına ulaşılamaması halinde bu kişinin tapu kütüğünde maliki bilinemeyen kişi olarak değerlendirilemeyeceği" gerekçesi ile davanın reddine ve "dava konusu Aydın ili .... ilçesi ... mahallesi 39 ada 1 parsel sayılı taşınmazın; kadastro bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 02.11.2017 tarihli ek raporda belirtildiği üzere 199,42 m² olarak 15.01.1970 tarihli tesis kadastro tutanağındaki tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline" karar verilmiş, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 03.07.2024 tarihli ve 2022/1887 Esas, 2024/4464 Karar sayılı ilamıyla hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiş ve iş bu ilama karşı davacılar vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur. Dava konusu 39 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespiti, 17.09.1932 tarihli ve 204 sıra numaralı tapu kaydı esas alınarak avlulu hane vasfıyla tapu maliki ... adına yapılmış, bilahare mülkiyetinin davalı olması sebebiyle malik hanesi açık bırakılmıştır. Davacı ..., dava konusu taşınmazı tapu malikinden tapu dışı yolla satın aldığını ve satın aldığı tarihten beri kendi zilyetliğinde olduğu iddiasına dayanarak dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince yukarıda açıklanan sebeplerle davanın reddine karar verilmiş ise de; varılan sonuç yasal düzenlemeler ile dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. 3402 sayılı Kanun'un 13/B-b maddesi uyarınca; tapulu taşınmazların zilyedi, taşınmazı tapu maliki, mirasçıları veya temsilcilerinden tapu dışı bir yolla iktisap ettiğini, bunların beyanıyla, herhangi bir belgeyle, bilirkişi ya da tanık beyanlarıyla ispat ettiği ve ayrıca en az on yıl süreyle aralıksız, çekişmesiz ve malik sıfatıyla zilyetlikte bulunduğu takdirde, taşınmazın zilyet adına tespit edileceği düzenlenmiştir. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif ve toplanan delillerden, davacı ve eşinin dava konusu taşınmazı, ... uyruklu tapu maliki ...’den, tespit tarihinden en az on yıl önce satın aldıkları, taşınmaz üzerinde yer alan avlulu kargir evde fiilen ikamet ettikleri anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacı lehine 3402 sayılı Kanun’un 13/B-b maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği sabittir. Bu itibarla, davanın kabulü ile taşınmazın davacı adına (ölmekle mirasçıları adına) tesciline karar verilmesi gerektiği, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken maddi hataya dayalı olarak düzeltilerek onandığının, bu kez karar düzeltme incelemesi sırasında anlaşıldığından davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukaıda açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin KABULÜ ile, Dairenin 03.07.2024 tarihli ve 2022/1887 Esas, 2024/4464 Karar sayılı düzeltilerek onama ilamının ORTADAN KALDIRILMASINA, Usul ve kanuna uygun bulunmayan hükmün BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 9fe1127b2f23a871 64040134623d0319
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6471 E., 2025/2075 K. (12.03.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6471
- Karar No
- 2025/2075
- Karar Tarihi
- 12.03.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1559 E., 2025/2093 K. 12.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/526 E., 2025/2094 K. 12.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5930 E., 2025/2095 K. 12.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/677 E., 2025/2051 K. 12.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5628 E., 2025/2052 K. 12.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6798 E., 2025/2053 K. 12.03.2025