8. Hukuk Dairesi 2023/5930 E. , 2025/2095 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/49 E., 2023/149 K. DAVA TARİHİ : 15.10.2009 KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemli davadan dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine temsilcisi ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Erzincan ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 104 ada 74 parsel sayılı 42.492,52 m² yüzölçümündeki taşınmaz hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, çayır vasfıyla, davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine vekili, çekişmeli taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16. maddesinin (B) bendinde sayılan taşınmazlardan olması nedeniyle özel mülkiyete konu edilmesinin mümkün bulunmadığını ileri sürerek 104 ada 74 parselin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın sınırında orman bulunması nedeniyle Orman İdaresini davaya dahil etmiş, Orman İdaresi ise bozma ilamı sonrası verdiği dilekçe ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle davaya müdahil olmuştur. Davalı, Hazinenin de taraf olduğu tescil davası sonucu oluşan 13.12.2002 tarihli ve 2 ve 4 numaralı tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazı kapsadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince verilen, "davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 104 ada 74 parsel sayılı taşınmazın 24.11.2014 tarihli teknik raporda (B) harfi ile gösterilen bölümün tapusunun iptali ile yeni bir parsel numarası verilerek davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (A) harfi ile gösterilen bölüme yönelik davanın ise reddine" dair karar, davacı Hazine temsilcisi ve davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2017/4128 Esas, 2017/6513 Karar sayılı kararıyla "çekişmeli 104 ada 74 parsel sayılı taşınmazın hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davalı tarafın dayandığı tapu kayıtları kapsamında kaldığı, (B) harfi ile gösterilen bölümün ise dayanak tapu kayıtları kapsamında kalmadığı, bu bölümün mera vasfında olduğu ve zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmadığı, davalı tarafın dayandığı, Hazinenin de taraf olduğu tescil davası sonucu oluşan 13.12.2002 tarihli ve 2, 4 numaralı tapu kayıtlarının dayanağı tescil ilamı ve krokileri getirtildiği halde kapsamları, 3402 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca haritasına göre belirlenmediği, diğer yandan temyiz aşamasında temin edilen belgelerden dayanılan tapu kayıtlarının sırasıyla miktarlarından daha fazla büyüklükteki dava dışı 104 ada 86 (41.413,01 m²) ve 164 (11.143,52 m²) parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördükleri anlaşılmış olup Mahkemece yapılan uygulama sırasında bu hususta dikkate alınmadığı, bu nedenle dayanılan tapu kayıtlarının revizyon gördüğü tüm taşınmazlar eksiksiz tespit edilmeli, daha sonra taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında, uzman teknik bilirkişi eliyle davalı tarafın dayanağı ve tescil ilamı ile oluşan tapu kayıtlarının haritası zemine uygulanarak kapsamları, 3402 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca haritasına göre belirlenmeli, kapsam tayininde tapu kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar da dikkate alınmalı, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının haritasının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, çekişmeli taşınmazın kayıt kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, kayıt kapsamında kalan taşınmaz ya da taşınmaz bölümleri davalı tarafa verilmeli, taşınmazın kısmen ya da tamamen tapu kayıt kapsamı dışında kaldığının tespiti halinde ise dosyadaki mevcut ve yeterli delillere göre davalı tarafın zilyetlikle taşınmaz edinme şartlarını haiz olmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiği, kabule göre de çekişmeli taşınmazın (B9) harfi ile gösterilen bölümünün mera vasfında olduğu belirlenmiş ve hüküm gerekçesinde de bu bölümün mera vasfında olduğu vurgulanarak davanın bu bölüm yönünden kabulüne karar verilmiş olduğuna göre bu bölümün "mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına" karar verilmesi gerekirken davacı Hazine adına özel mülk olarak tapuya tescil kararı verilmesinin de isabetsiz olduğuna" değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen, "... Tercan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/32 Esas, 2001/104 Karar sayılı kararı ve eki tescil krokileri ile tapu tesciline esas beyannamelerde yapılan incelemelerde, ... Köyü, ... Tarla Mevkisi 9.400 m²'lik susuz tarlanın tescil krokisinde gösterilen taşınmazın 104 ada 164 parsel geometrisi ile şeklen benzerlik göstermediği, 107 ada 21 nolu parselin 104 ada 164 parselin bulunduğu bölgede bulunmadığı, kuzeyinde evlerin bulunduğu ve gediğin (tepenin) bulunmadığı, güneyinde heyelan sırtının bulunmadığı ve zeminde dere bulunduğu kayıtta geçen parsel numaraları ve yönlerinin tezatlık gösterdiği ve bu nedenle uygulanan kaydın 164 parsele şekil ve hudutları itibariyle uymadığı, her ne kadar tapu miktarı 9.400 m² olarak hesaplanmış ise de kayıt alanının 74 parsel ile aynı olduğu ve iş bu 4 sıra nolu kaydın mevki ve hudutları itibariyle 104 ada 74 parselin tamamını kapsadığı, kaydın muteber kaldığı ve dava konusu 104 ada 74 parsel sayılı taşınmazın kayıt kapsamında ve bu parselin kayıt hudutlarında belirtilen sınırlar içerisinde kaldığı zilyetlikle iktisap koşullarının tamamının davalı lehine gerçekleştiği, dava konusu yerlerin bozmadan önce orman bilirkişileri raporunda tespit edildiği gibi orman sayılmayan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanun'un değişik 4.maddesi uyarınca 2008 yılında yapılmıştır. 1. Asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazları yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, asli müdahil vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı Hazinenin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, davalının dayandığı 13.12.2002 tarihli ve 4 numaralı tapu kaydının mevki ve hudutları itibariyle dava konusu 104 ada 74 parselin tamamını kapsadığı ve zilyetlikle iktisap koşullarının davalı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; Tercan Tapu Müdürlüğ'nün 19.06.2017 tarihli yazısından; davalının dayandığı 13.12.2002 tarihli ve 2 numaralı tapu kaydının dava dışı 104 ada 86 no.lu parsele (41.413,01 m²), 13.12.2002 tarihli ve 4 numaralı tapu kaydının ise dava dışı 104 ada 164 no.lu parsele (11.143,52 m²) revizyon gördüğü, dolayısıyla tapu kayıtlarının miktarlarından daha fazla yüzölçümüyle 86 ve 164 no.lu parsellere uygulandığı anlaşılmaktadır. Öte yandan İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma ilamında, dosyadaki mevcut ve yeterli delillere göre davalı tarafın zilyetlikle taşınmaz edinme şartlarını haiz olmadığına işaret edildiği gibi bunun yanında her ne kadar zirai bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazın toprak yapısı ve bitki örtüsü itibariyle çayır arazileri ile benzerlik gösterdiği, mera ile ilişkisinin olmadığı bildirilmiş ise de raporlara ekli hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri incelendiğinde; davaya konu taşınmazın 104 ada 73 nolu mera parseli ile bir bütün görüntü arz ettiği, arada doğal ve yapay ayırıcı bir unsur bulunmadığı, üç hududunun da 104 ada 73 no.lu mera parseli ile çevrili olduğu gözetildiğinde meradan açıldığının kabulü gerekir. Uzun süreli kullanım ile meranın toprak yapısının değiştirilmeye çalışılmasının mera özelliğini kaybettirmeyeceği ve meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça bir değer taşımayacağı da kuşkusuzdur. Bu durum karşısında, davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğundan da söz edilemez. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmaz üzerinde, davalı lehine, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluşmadığı gözetilerek davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacı Hazinenin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ad550db679eef296 195fe6bc86035f1b This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2023/5930 E. , 2025/2095 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/49 E., 2023/149 K. DAVA TARİHİ : 15.10.2009 KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemli davadan dolayı yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine temsilcisi ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Erzincan ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 104 ada 74 parsel sayılı 42.492,52 m² yüzölçümündeki taşınmaz hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, çayır vasfıyla, davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı Hazine vekili, çekişmeli taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 16. maddesinin (B) bendinde sayılan taşınmazlardan olması nedeniyle özel mülkiyete konu edilmesinin mümkün bulunmadığını ileri sürerek 104 ada 74 parselin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın sınırında orman bulunması nedeniyle Orman İdaresini davaya dahil etmiş, Orman İdaresi ise bozma ilamı sonrası verdiği dilekçe ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescili istemiyle davaya müdahil olmuştur. Davalı, Hazinenin de taraf olduğu tescil davası sonucu oluşan 13.12.2002 tarihli ve 2 ve 4 numaralı tapu kayıtlarının çekişmeli taşınmazı kapsadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince verilen, "davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 104 ada 74 parsel sayılı taşınmazın 24.11.2014 tarihli teknik raporda (B) harfi ile gösterilen bölümün tapusunun iptali ile yeni bir parsel numarası verilerek davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (A) harfi ile gösterilen bölüme yönelik davanın ise reddine" dair karar, davacı Hazine temsilcisi ve davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2017/4128 Esas, 2017/6513 Karar sayılı kararıyla "çekişmeli 104 ada 74 parsel sayılı taşınmazın hükme dayanak yapılan fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünün davalı tarafın dayandığı tapu kayıtları kapsamında kaldığı, (B) harfi ile gösterilen bölümün ise dayanak tapu kayıtları kapsamında kalmadığı, bu bölümün mera vasfında olduğu ve zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmadığı, davalı tarafın dayandığı, Hazinenin de taraf olduğu tescil davası sonucu oluşan 13.12.2002 tarihli ve 2, 4 numaralı tapu kayıtlarının dayanağı tescil ilamı ve krokileri getirtildiği halde kapsamları, 3402 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca haritasına göre belirlenmediği, diğer yandan temyiz aşamasında temin edilen belgelerden dayanılan tapu kayıtlarının sırasıyla miktarlarından daha fazla büyüklükteki dava dışı 104 ada 86 (41.413,01 m²) ve 164 (11.143,52 m²) parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördükleri anlaşılmış olup Mahkemece yapılan uygulama sırasında bu hususta dikkate alınmadığı, bu nedenle dayanılan tapu kayıtlarının revizyon gördüğü tüm taşınmazlar eksiksiz tespit edilmeli, daha sonra taşınmazların başında icra edilecek keşif sırasında, uzman teknik bilirkişi eliyle davalı tarafın dayanağı ve tescil ilamı ile oluşan tapu kayıtlarının haritası zemine uygulanarak kapsamları, 3402 sayılı Kanun'un 20/A maddesi uyarınca haritasına göre belirlenmeli, kapsam tayininde tapu kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar da dikkate alınmalı, teknik bilirkişiye uygulanan tapu kayıtlarının haritasının kapsadığı alanı gösterir ve keşfi takibe imkan verir kroki düzenlettirilmeli, çekişmeli taşınmazın kayıt kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, kayıt kapsamında kalan taşınmaz ya da taşınmaz bölümleri davalı tarafa verilmeli, taşınmazın kısmen ya da tamamen tapu kayıt kapsamı dışında kaldığının tespiti halinde ise dosyadaki mevcut ve yeterli delillere göre davalı tarafın zilyetlikle taşınmaz edinme şartlarını haiz olmadığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinin gerektiği, kabule göre de çekişmeli taşınmazın (B9) harfi ile gösterilen bölümünün mera vasfında olduğu belirlenmiş ve hüküm gerekçesinde de bu bölümün mera vasfında olduğu vurgulanarak davanın bu bölüm yönünden kabulüne karar verilmiş olduğuna göre bu bölümün "mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına" karar verilmesi gerekirken davacı Hazine adına özel mülk olarak tapuya tescil kararı verilmesinin de isabetsiz olduğuna" değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde verilen, "... Tercan Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/32 Esas, 2001/104 Karar sayılı kararı ve eki tescil krokileri ile tapu tesciline esas beyannamelerde yapılan incelemelerde, ... Köyü, ... Tarla Mevkisi 9.400 m²'lik susuz tarlanın tescil krokisinde gösterilen taşınmazın 104 ada 164 parsel geometrisi ile şeklen benzerlik göstermediği, 107 ada 21 nolu parselin 104 ada 164 parselin bulunduğu bölgede bulunmadığı, kuzeyinde evlerin bulunduğu ve gediğin (tepenin) bulunmadığı, güneyinde heyelan sırtının bulunmadığı ve zeminde dere bulunduğu kayıtta geçen parsel numaraları ve yönlerinin tezatlık gösterdiği ve bu nedenle uygulanan kaydın 164 parsele şekil ve hudutları itibariyle uymadığı, her ne kadar tapu miktarı 9.400 m² olarak hesaplanmış ise de kayıt alanının 74 parsel ile aynı olduğu ve iş bu 4 sıra nolu kaydın mevki ve hudutları itibariyle 104 ada 74 parselin tamamını kapsadığı, kaydın muteber kaldığı ve dava konusu 104 ada 74 parsel sayılı taşınmazın kayıt kapsamında ve bu parselin kayıt hudutlarında belirtilen sınırlar içerisinde kaldığı zilyetlikle iktisap koşullarının tamamının davalı lehine gerçekleştiği, dava konusu yerlerin bozmadan önce orman bilirkişileri raporunda tespit edildiği gibi orman sayılmayan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine temsilcisi ve asli müdahil Orman İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Kanun'un değişik 4.maddesi uyarınca 2008 yılında yapılmıştır. 1. Asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazları yönünden; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, asli müdahil vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı Hazinenin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İlk Derece Mahkemesince, davalının dayandığı 13.12.2002 tarihli ve 4 numaralı tapu kaydının mevki ve hudutları itibariyle dava konusu 104 ada 74 parselin tamamını kapsadığı ve zilyetlikle iktisap koşullarının davalı lehine gerçekleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; Tercan Tapu Müdürlüğ'nün 19.06.2017 tarihli yazısından; davalının dayandığı 13.12.2002 tarihli ve 2 numaralı tapu kaydının dava dışı 104 ada 86 no.lu parsele (41.413,01 m²), 13.12.2002 tarihli ve 4 numaralı tapu kaydının ise dava dışı 104 ada 164 no.lu parsele (11.143,52 m²) revizyon gördüğü, dolayısıyla tapu kayıtlarının miktarlarından daha fazla yüzölçümüyle 86 ve 164 no.lu parsellere uygulandığı anlaşılmaktadır. Öte yandan İlk Derece Mahkemesince uyulan bozma ilamında, dosyadaki mevcut ve yeterli delillere göre davalı tarafın zilyetlikle taşınmaz edinme şartlarını haiz olmadığına işaret edildiği gibi bunun yanında her ne kadar zirai bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazın toprak yapısı ve bitki örtüsü itibariyle çayır arazileri ile benzerlik gösterdiği, mera ile ilişkisinin olmadığı bildirilmiş ise de raporlara ekli hava fotoğrafları ve uydu görüntüleri incelendiğinde; davaya konu taşınmazın 104 ada 73 nolu mera parseli ile bir bütün görüntü arz ettiği, arada doğal ve yapay ayırıcı bir unsur bulunmadığı, üç hududunun da 104 ada 73 no.lu mera parseli ile çevrili olduğu gözetildiğinde meradan açıldığının kabulü gerekir. Uzun süreli kullanım ile meranın toprak yapısının değiştirilmeye çalışılmasının mera özelliğini kaybettirmeyeceği ve meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça bir değer taşımayacağı da kuşkusuzdur. Bu durum karşısında, davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğundan da söz edilemez. Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmaz üzerinde, davalı lehine, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mülk edinme koşullarının oluşmadığı gözetilerek davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; asli müdahil Orman İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacı Hazinenin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ad550db679eef296 195fe6bc86035f1b ... ...
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5930 E., 2025/2095 K. (12.03.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5930
- Karar No
- 2025/2095
- Karar Tarihi
- 12.03.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2159 E., 2025/2092 K. 12.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1559 E., 2025/2093 K. 12.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/526 E., 2025/2094 K. 12.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6471 E., 2025/2075 K. 12.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/677 E., 2025/2051 K. 12.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5628 E., 2025/2052 K. 12.03.2025