Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/1559 E., 2025/2093 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1559 E., 2025/2093 K. (12.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1559
Karar No
2025/2093
Karar Tarihi
12.03.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/1559 E. , 2025/2093 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/335 E., 2020/268 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde, dava konusu 111 ada 37 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen, "... çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ..." gerekçesiyle davanın reddine dair ilk karar, davacının temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 29.05.2017 tarih ve 2017/6051-4678 sayılı ilamıyla; "... orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 02.01.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın '1987 yılında yapılan orman tahdit çalışmasında dava konusu taşınmazın indibi orman alanı dışında kaldığı' bildirilmişken, orman bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 02.03.2017 havale tarihli ek bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın '02.01.2014 Tarihli orman bilirkişi heyeti raporunda orman tahdit sınırı dışında kaldığı sehven yazıldığı' belirtildiği, dolayısıyla orman blirkişi kurulunun mahkemeye sunduğu raporlar arasında çelişki bulunduğunda, mahkemece bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verilmesinin hatalı olduğu, eksik inceleme ve çelişkili bilirkişi raporları ile hüküm kurulması doğru olmadığından yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılarak sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde; "yapılan keşif sonrası alınan orman ve harita teknik bilirkişi raporuna göre, dava konusu parselin eğiminin %25-55 arası olduğu, parselin kuzeybatı yönünde parsel sınırına yakın kısımları üzerinde genç (8-20 yaşlarda) kestane, çalı formunda meşe ve 5-10 yaşlarında kızılağaç ağaçları ile münferit halde akçaağaçlarla birlikte ormangülleri ve eğreltilerin bulunduğu, parselin doğu yönünde alt kısımlarında üst yaşı 20-25 olan fındık plantasyonlarının bulunduğu, dava konusu yerin etrafındaki ormanlık alanlardan sırt, dere, yol ve keskin eğim farkı gibi ayırıcı unsurlarla ayrılmadığı, böylelikle orman bütünlüğü içerisinde kalmadığından dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşmiş orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1957 yılında yapılan arazi kadastrosunda, Giresun ili Tirebolu ilçesi ... köyü 795 nolu parsel olarak tespit edilen dava konusu taşınmaz, ifraz sonucunda 1118 parsel sayısını almış ve 18.944,00 metrekare yüz ölçümlü tarla niteliğiyle davalılar adına tescil edilmiştir. Daha sonra 2012 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmaları sırasında bu yer, 111 ada 37 parsel sayısı ile 19.036,43 metrekare yüzölçümlü tarla niteliğiyle yenileme tespiti yapılmıştır. Ayrıca yörede, 1986 yılında 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca davanın reddine karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu yanılgılı değerlendirme ile hazırlanmıştır. Şöyle ki; hükme esas alınan 30.11.2018 tarihli teknik bilirkişi raporunun sonuç ve kanaat başlıklı bölümünde, 'davaya konu parsel orman tahdit sınırları içerisinde kalmasına rağmen, orman tahdit hattının kadim sınırlara dayandırılmadığı da dikkate alınarak, değerlendirme en eski tarihli hava fotoğrafına göre yapılmıştır' denilmek suretiyle, dava konusu taşınmaz hakkında yapılan uygulamanın, kesinleşen orman kadastrosu yerine, en eski tarihli hava fotoğrafına göre yapıldığı anlaşılmış olup, hatalı değerlendirme ile hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması hatalıdır. Bilindiği üzere orman kadastrosu yapılıp kesinleşen yerlerde, çekişmeli taşınmazın orman sınırı içine alınıp alınmadığı, diğer bir ifadeyle orman kadastrosunda taşınmaz hakkında işlem yapılıp yapılmadığı, orman kadastrosuna dair çalışma tutanaklarının ve kesinleşen orman kadastro haritalarının yöntemine uygun şekilde incelenmesi ve uygulanması ile belirlenir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde, 1986 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu çalışmalarına ait, İndibi Devlet Ormanı sınırlarına ilişkin çalışma tutanaklarında; " ...bu noktadan itibaren orman sınır hattı kuzey yönde düz hatla, sağ taraf halen orman olan ve evveliyatı da orman olan 588 nolu tapulama parselinden ifraz olunan 794, 795, 796 nolu tapulama parselleri ve 414 nolu orman olan tapulama parseli (tescil harici bırakılan)nin orman olarak devamı olan yukarıda anılan parseller, sol taraf 793, 792 nolu fındık bahçesi niteliğindeki tapulama parselleri olduğu halde İnderesine inen dereciği takiple...." anlatımlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu anlatımlardan, 792 ile 794 nolu tapulama parsellerinin müşterek sınırlarının aynı zamanda orman sınır hattı olarak kabul edildiği, 792 ve devamında yer alan (791, 793 vs.) parsel sayılı taşınmazların orman sınırları dışında bırakıldığı, 794 ve devamında yer alan (çekişmeli 795 ile dava dışı 796) parsel sayılı taşınmazların ise İndibi Devlet Ormanı sınırları içinde bırakıldığı sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca, dava konusu eski 795 (yeni 111 ada 37) parsel sayılı taşınmazın, itiraza uğramaksızın kesinleşen orman kadastrosu çalışma tutanakları ve haritasına göre, İndibi Devlet Ormanı sınırları içinde bırakıldığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile en eski tarihli hava fotoğrafı incelemesi esas alınarak hazırlanan hatalı bilirkişi raporu uyarınca davanın reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle, Davacı ... İdaresinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b301f9e678d46206 534979b0f6d71d35

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı