8. Hukuk Dairesi 2024/6124 E. , 2025/3742 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2006/762 E., 2014/50 K. KARAR : Davanın reddi Taraflar arasında görülen kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı ... ve müşterekleri vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmesi üzerine, davacılar ... ve diğerleri vekili Avukat ... ile karşı taraftan Hazine vekili Avukat ......................nun katılımıyla 17.11.2020 Salı günü duruşma yapılmış ve hazır bulunanın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilmiş ve dosyadaki bir takım eksikliklerin giderilmesi amacıyla dosya İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmiş olup, geri çevirme gerekleri yerine getirilerek dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ...köyü çalışma alanında bulunan ve tutanak aslı dosya arasında yer alan 114 ada 90 parsel sayılı 7.665.570,48 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz 300 hektarlık vergi kaydına dayalı olarak ve kadim mera olduğu gerekçesiyle kamu orta malı mera vasfıyla sınırlandırılmış; yine tutanak aslı dosya arasında yer alan 114 ada 93 parsel sayılı 5.776,38 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ile dosyada tutanak örnekleri bulunan 114 ada 91 ve 92 parsel sayılı sırasıyla 108.671,91 ve 75.107,14 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ise Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu gerekçesiyle ve ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmişlerdir. Davacılar ... ve müşterekleri, vergi kaydı, satın alma, miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 2006/762 Esas sayılı asıl dosyada 114 ada 93; birleşen 2006/763 Esas sayılı dosyada 114 ada 90; 2006/764 Esas sayılı dosyada 114 ada 92; 2006/765 Esas sayılı dosyada 114 ada 91 dava açmışlar, yargılama sırasında ... ve müşterekleri de çekişmeli taşınmazlarda kendilerinin de hakkı bulunduğu iddiasıyla davaya katılmışlardır. Yargılama aşamasında müdahil davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ............., ..., ... ve ... davaya katılarak davaya konu taşınmazlara ait 1937 tarihli ve 5 no.lu mera vergi kaydının bulunduğunu, davacıların Mahkemeye sunduğu vergi kaydı ve satış senedinin hukuki geçerliliğinin bulunmadığını ve taşınmazların Yolcupınar köyünün merası olduğunu beyan ederek davanın reddi ile taşınmazların mera vasfıyla sınırlandırılmasını talep etmişlerdir. Mahkemece davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda çekişmeli 114 ada 90 parsel sayılı taşınmaz yönünden; taşınmazın tespitine de esas olan 1937 tarihli ve 5 no.lu "mera" vasıflı vergi kaydının kapsamında kaldığı, davacıların delil olarak dayandığı 1949 tarihli 199 no.lu vergi kaydı ile satış senedinin de dava konusu yeri kapsadığı ancak 199 no.lu vergi kaydının daha yeni tarihli olduğu, taşınmazın eğimli olmayan yerlerinde dosyaya sunulan satış senedi mukabilinde davacılar ve davacıların ataları uzun süre konaklamak ve tarım amaçlı tasarrufta bulunmuşsalar da mera vasfındaki taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımayacağı gerekçesiyle davanın reddi ile taşınmazın tespit gibi mera vasfıyla sınırlandırılmasına ve özel siciline kaydına; çekişme konusu 114 ada 92 parsel sayılı taşınmaz yönünden; anılan taşınmazın dava dışı .............. tarafından kullanıldığının davacılar tarafından beyan edildiği ancak ...............ın davaya katılmadığının anlaşıldığı, buna göre davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine; dava konusu 114 ada 91 ve 92 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise; bu taşınmazların kadastro tespiti sırasında ham toprak olarak tespit edildiği, davacıların yine 199 no.lu vergi kaydı ile satış senedine dayandığı, dava konusu taşınmazları 5 no.lu mera vergi kaydının kapsadığı gibi taşınmazları meradan ayıran doğal veya yapay bir sınır bulunmadığı, davacıların lehine zilyetlikle kazanım şartları gerçekleşmediği gerekçesiyle çekişmeli 114 ada 91-92 ve 93 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tescillerine karar verilmiş; hüküm davacılar ile asli müdahillerden ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece yazılı gerekçelerle hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; çekişmeli 114 ada 90 parsel sayılı taşınmazın tespit yüzölçümü 7.665.570,48 metrekare olup bu büyüklükteki bir taşınmaz için; davanın, taşınmazın tamamına mı yoksa bir bölümüne mi ilişkin olduğu, bir bölümüne ilişkin ise dava edilen bölümlerin neresi olduğu davacı taraflara sorulup saptanması gerekirken bu husus üzerinde durulmamış; keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıklardan; iş bu 114 ada 90 parsel sayılı taşınmazın geleneksel biçimde kullanılan mera olup olmadığı sorulmamış; Mahkeme gözleminde 90, 91, 92, 93 parsel sayılı taşınmazların otlarının biçilmiş olduğu yazılmakla yetinilmiş olup keşfi takibe imkan tanınmamış, öte yandan ziraat bilirkişi kök raporunda, dava konusu taşınmazların "ham toprak" vasıflı yer olduğu bildirildiği; ek raporda ise bu kez de aynı taşınmazların "çayır" vasıflı olduğu bildirilmiş olup bu suretle, taşınmazların niteliği bakımından raporlar arasında çelişki yaratıldığı halde bu çelişki de giderilmemiş; yine çekişme konusu taşınmazların komşu meradan ve yine komşu, tarla ve çayır vasıflı dava dışı taşınmazlardan nasıl ayrıldığını açıklar tarzda bir değerlendirmede de bulunulmamış; davaya konu taşınmazların niteliğini belirtir; üzerinde sürdürülen zilyetliğin şekline ve süresine ilişkin olarak değerlendirme bakımından da yetersiz şekilde düzenlenen zirai bilirkişi raporlarıyla yetinilmiştir. Bunun yanında taşınmazın niteliğinin belirlenmesi hususunda hava fotoğrafları getirtilmemiş, hava fotoğrafları üzerinde jeodezi-fotogrametri bilirkişi eliyle inceleme yapılmamıştır. Öte yandan, Mahkemece 114 ada 92 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacıların aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, dava ırsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak açıldığına göre, keşifte taşınmazı kullandığı bildirilen Muhlis Polat'ın, bu taşınmazı hangi hukuksal nedene dayalı kullandığı; adı geçenin davacılardan ...'ın kardeşi olmasına göre, kullanımının tereke adına mı yoksa sadece kendi adına mı olduğu belirlenmeden ve bu belirlemenin yapılmaması nedeniyle davacıların 92 parsel yönünden aktif dava ehliyetleri bulunup bulunmadığı yeterince açıklığa kavuşturulmadan hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Yine Kadastro Mahkemesinde görülen davalarda tutanak asıllarının dosyada bulunması zorunlu olup çekişmeli 114 ada 91 ve 92 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin tutanak asılları dosya arasında bulunamamış; buna ilişkin olarak Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin, gerek 12.05.2016 tarihli ve gerekse 17.11.2020 tarihli geri çevirme kararları uyarınca yapılan aramalara karşın da tutanak asılları bulunup dosya içine getirtilememiştir. Hal böyle olunca; Mahkemece yapılan tüm araştırmalara rağmen çekişmeli 114 ada 91 ve 92 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanaklarına ulaşılamadığı; ancak suretlerine ulaşılmış olduğu anlaşılmakla öncelikle, Kadastro Müdürlüğü ile tutanakların ihyası için yazışma yapılmalı, tutanakların ihyası sağlanmalı; taşınmazların bulunduğu yer ve yöreye ilişkin mera tahsis kaydı ve kararı olup olmadığı hususu araştırılmalı, Harita Genel Müdürlüğü web sitesinin hava fotoğrafı sorgulama sayfasına girilerek, taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya içerisine konulmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre tespit tarihi olan 2006 yılından 15-20-25 yıl öncesine (bulunmadığı taktirde bulunan tüm hava getirtilerek) ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek dosya arasına konularak dosya keşfe hazır hale getirildikten sonra mahallinde, elverdiğince yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan, taşınmazların bulunduğu köye komşu köylerde ve taşınmazların bulunduğu yerde yaşayan şahıslar arasından ayrı ayrı seçilecek üçer kişilik mahalli bilirkişi kurulu, tespit bilirkişileri ve taraf tanıkları ile fen bilirkişisisi, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişisi, üç kişilik ziraatçi bilirkişi kurulu ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 290. maddesi kapsamında bir fotoğrafçı bilirkişi eşliğinde taşınmaz gezilip Mahkeme hakiminin taşınmaza ilişkin gözlemi tutanağa geçirilmek suretiyle yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak keşifte, öncelikle çekişmeli 114 ada 90 parsel bakımından, davanın taşınmazın tamamına mı yoksa bir bölümüne mi ilişkin olduğu, bir bölümüne ilişkin ise dava edilen bölümlerin neresi olduğu; yine 114 ada 92 parsel bakımından ise bu taşınmazı kullandığı bildirilen Muhlis Polat'ın taşınmazı hangi hukuksal nedene dayalı kullandığı; adı geçenin davacılardan ...'ın kardeşi olmasına göre kullanımının tereke adına mı yoksa sadece kendi adına mı olduğu davacı taraflara sorulup saptanmalı, bundan sonra dinlenilecek mahalli bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazların geçmişte ne durumda bulunduğu, kime ait olduğu, kimden kime ve nasıl intikal ettiği, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, taşınmazın sınırlarında geçmişten bugüne kadar herhangi bir değişiklik olup olmadığı, taşınmazın kullanımına ara verilip verilmediği, önceki niteliklerinin ne olduğu, evveliyatı itibarıyla kadim mera vasfında olup olmadıkları, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmaları halinde ise imar ve ihyaya konu edilip edilmedikleri, edilmişlerse imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman tamamlandığı, dava konusu taşınmazlardan 90 parselin vasfının mera olarak tespit edilmiş olması ve diğer dava konusu 91, 92 ve 93 parsellerin ise sınırlarında mera bulunması göz önüne alınarak; zaman içinde taşınmazların sınırlarında mera yönünde genişleme olup olmadığı ve mera ile taşınmazlar arasında doğal ya da yapay ayırıcı bir unsur bulunup bulunmadığı hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; beyanlar arasında çelişki oluşması halinde, gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle çelişkilerin giderilmesine çalışılmalı; yerel bilirkişi ve tanıkların kayıtların uygulanması ve taşınmazların tasarrufu hususundaki beyanları komşu parsel tutanak ve dayanak kayıtlarıyla denetlenmeli; fen bilirkişisinden, komşu taşınmazların varsa oluşumundaki dayanak kayıt ve belgeler uygulanmak suretiyle çekişmeli taşınmazın bulunduğu sınırları ne olarak okuduklarının belirlendiği, kroki üzerinde işaretlenmek suretiyle, taşınmaz üzerinde tarafların kullanımındaki bölümler ile mera alanları arasında doğal yada yapay ayırıcı unsur bulunup bulunmadığının belirtildiği ve sınırlarını gösteren, somut bulgulara ve bilimsel esaslara dayanan, keşfi izlemeye elverişli ayrıntılı rapor ve harita/kroki hazırlaması istenilmeli, düzenlenecek raporda davacı tarafın dayandığı "kışlak" vasıflı vergi kaydı ile davalı 90 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas "mera" vasıflı vergi kayıtlarının kapsamlarının da gösterilmesi istenmeli; ziraatçi bilirkişi kurulundan, dava konusu taşınmazın tamamının veya bir kısmının zilyetlikle iktisap edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğunu, kamu orta malı mera ve/veya ham toprak vasfı taşıyıp taşımadığını, meradan açılıp açılmadığını, meranın devamı niteliğinde olup olmadığını, mera ile tarafların zilyetliği altında bulunan bölümler arasında doğal ya da yapay ayırıcı bir unsur bulunup bulunmadığını açıklayan, zilyetliğin sürdürülüş şeklini ve süresini somut verilerle ortaya koyan, komşu tarla ve çayır vasfıyla şahıslar adına tespit ve tescil edilen taşınmazlarla da karşılaştırma içerecek biçimde taşınmazların toprak yapısını, eğimini ve bitki desenini açıklayan, önceki keşiflerde alınan ziraatçi bilirkişi raporlarının da irdelendiği, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fotoğrafçı bilirkişiden, dava konusu taşınmazın komşu parsellerle arasındaki sınırları gösterir şekilde, mümkün olduğunca farklı yön, açı ve yükseklikten fotoğraflarının çekilmesi ve fotoğrafların hangi taşınmaza ait olduğu açıklanmak suretiyle, fen bilirkişisinin yardımı ile çekişmeli taşınmazla komşu parsellerin sınırlarının fotoğraflar üzerinde gösterilmesi istenmeli; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye, hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle incelenmesi suretiyle, taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihyası tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor düzenlenlettirilmeli ve 114 ada 90 parsel sayılı taşınmazın tespitine esas mera vergi kaydının miktarı ile davacı tarafın dayandığı vergi kaydının miktarı da uygulamada dikkate alınmalı; bundan sonra dava konusu edilen taşınmazlar yahut taşınmaz bölümlerinin öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça değer taşımayacağı hususu da göz önünde bulundurulmalı; bundan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece belirtilen şekilde araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı gerekçelerle hüküm kurulmuş olması isabetsiz olup davacılar ile asli müdahillerden ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarda açıklanan nedenlerle; Davacılar ile asli müdahillerden ................vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 28.000,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacılara verilmesine, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacılara iadesine, Taraflarca 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 14.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6124 E., 2025/3742 K. (14.05.2025) – Miras
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/6124
- Karar No
- 2025/3742
- Karar Tarihi
- 14.05.2025
- Konu
- Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4021 E., 2025/3739 K. 14.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/759 E., 2025/3751 K. 14.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/752 E., 2025/3749 K. 14.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1832 E., 2025/3743 K. 14.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2021/14411 E., 2025/3746 K. 14.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2165 E., 2025/3745 K. 14.05.2025