8. Hukuk Dairesi 2024/5266 E. , 2025/2709 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/235 E., 2019/188 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince son bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Belediyesi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 09.03.2023 tarihli ve 2021/12248 Esas, 2023/1060 Karar sayılı ilamı ile İlk Derce Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacı ... İdaresi, davalı ..., ... vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R
I. DAVA Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... köyünde 4342 sayılı Mera Kanunu'nun (4342 sayılı Kanun) gereğince yapılan çalışmalarda dava konusu 34 parselin Mera Komisyonunca mera olarak tespit ve tahdit gördüğünü, dava konusu taşınmazın kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kalan devlet ormanı olduğunu, eylemli orman olan yerlerde mera tahsis kararının da öneminin olmadığını, dolayısıyla orman tahdit sınırları dışında kalması halinde eylemli orman hususunun da araştırılması gerektiği belirtilerek 15.04.2011 tarih, 238/7 sayılı İl Mera Komisyon kararının iptalini, ... köyü 34 parsel taşınmaza ilişkin mera tespit ve tahdidinin iptalini taşınmazın orman vasfıyla tespit ve tescilini istemiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yapılan kadastro çalışmalarında taşınmazın mera olarak tespit edildiğini ve bu şekilde kesinleştiğini, taşınmazın bulunduğu köyde ve başkaca köylerde mera tespit ve tahdit çalışmaları yapıldığını ve bu çalışmalara itirazın taşınmazın mera özel siciline kayıtlı olmasından dolayı reddedildiğini, sonradan yapılan ağaçlandırma çalışmaları ile hak sahibi olunamayacağını, taşınmazın kanunda aranılan şartlar yerine getirilerek vasfında değişiklik yapılmadığını, amacının da değiştirilmediğini, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... Belediyesi vekili ve davalı ... Beldiyesi vekili ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 28.02.2014 tarihli, 2011/187 Esas ve 2014/77 Karar sayılı kararı ile; davalı taşınmaza ait hava fotoğraflarında, orman bilirkişilerinin 27.05.2013 havale tarihli raporlarında dava konusu taşınmazın tamamının 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesine göre orman sayılan yerlerden olduğu, mera vasfını yitirmiş ve eylemli orman durumuna dönüşmüş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, ... köyü, Soğukkuyu mevki 1 pafta 34 nolu parselin tamamı yönünden, .......... İl Mera Komisyonu'nun 15.04.2011 tarihli 238/7 sayılı mera komisyonu kararının iptali ile, 34 parselin tapu kaydının malik bölümünün iptaline ve orman olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. IV . BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı ... Belediyesi vekili ve ... Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 31.03.2016 tarihli ve 2016/3171 Esas, 2016/3769 Karar sayılı ilamı ile; "... İlk Derece Mahkemesince çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, ulaşılan sonucun dosya içeriğine uymadığı, orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın Orman Yönetimine tahsis edildiğinin bilidirildiği ancak İlk Derece Mahkemesince çekişmeli taşınmazın orman bilirkişisinin beyan ettiği şekilde tahsis edilip edilmediği, tahsis edilmiş ise tahsise ilişkin belge ve haritaların getirilmediği, İlk Derece Mahkemesince, bu tahsise ilişkin tüm belgeler ve haritaların getirtilmesi gerektiği, ayrıca tahdidin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı kesinleşmiş tahdit haritasının uygulanmasıyla çözümleneceğinden İlk Derece Mahkemesince kesinleşmiş tahdit uygulaması yapıldığı ve taşınmazın tahdit dışında kaldığı belirlendiği halde, tahditten öncesinin araştırılması yoluna gidilerek, memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki durumuna göre ve 1952 yılında arazi kadastrosu ile mera olarak sınırlandırılan ve orman tahdit dışında olan taşınmazın sonradan ağaçlandırma yapılarak eylemli orman vasfını taşımayacağının düşünülmemesinin doğru olmadığı, taşınmazın Orman Yönetimine tahsis edilmiş ise tahsis kararının değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması, aksi halde davacı ... Yönetiminin davasının reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma sonrası Mahkemece yapılan keşif neticesinde dosyaya sunulan 10.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen ve 20.575,62 m² kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde bulunduğu, (B) harfi ile gösterilen 220.227,90 m² kısmın eylemli orman olduğu, Hazinenin 21.02.2017 tarihli yazı cevabında da dava konusu ... Mahallesi 34 (yeni 129 ada 2 parsel) parsel ile ilgili tahsis kararının bulunmadığının bildirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ... Mahallesi 34 (yeni 129 ada 2 parsel) parselde kain 240.803,52 m² dava konusu taşınmazın Aydın il Mera Komisyonunca mera niteliğinde olduğuna ilişkin yapılan tespitin 10.12.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen ve 20.575,62 m² kısmına ilişkin mera niteliğinde olduğuna ilişkin tespitinin iptali ile ... Mahallesi 34 (yeni 129 ada 2 parsel) in 10.12.2018 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen ve 20.575,62 m² kısmın orman vasfı ile Hazine adına tesciline, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 220.227,90 m² kısmın mera vasfı ile Hazine adına ...............Siciline tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Belediyesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı ... İdaresi vekili; dava konusu 34 parselin (B) harfli bölümü yönünden ret kararı verilmesinin doğru olmadığını, 10.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda bu kısmın da orman olduğunun tespit edildiğini, eylemli orman olan bir yerde mera tahsis kararının öneminin olmadığını, kısmen kabul kararına rağmen lehe vekalet ücretine de hükmedilmemesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, Yargıtayca inceleme sonucu ortaya çıkacak nedelerle kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili; dava konusu taşınmazın mera vasfıyla 1952 yılında tespit ve tescil edildiğini, orman tahdidinin ilk kez 1969 yılında yapıldığını, meranın tespit ve kesinleşme tarihi ile orman tahdidinin kesinleşme tarihi arasında arasında 17 yıl olduğunun Mahkemece gözardı edildiğini, sonradan yapılan ağaçlandırma ile hak sahibi olunamayacağını, taşınmazın mera vasfının kanuna uygun şekilde değiştirilmediğini, davacının da bu hususta bir girişiminin olmadığını, tahsis amacının değiştirilmediğini, hukuken mera olduğunu, bu nedenler ve sair nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... Belediyesi vekili; bozmada belirtilen hususların tam olarak yerine getirilmediğini, yapılan itirazların değerlendirilmediğini, taşınmazın şiddetli erozyona uğradığının belirtildiğini, orman vasfında olan bir taşınmazın şiddetli erozyona uğrayamayacağını, bilirkişi raporunun mera ile ilgili tutanaklarla çeliştiğini, bu çelişkilerin de Mahkemece giderilmediğini, resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazın kesinleşen orman sınırı içinde kalıp kalmadığına ilişkindir. Dairenin 09.03.2023 tarihli ve 2021/12248 Esas, 2023/1060 Karar sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir. VI.KARAR DÜZELTME A.Karar Düzeltme Yoluna Başvuranlar Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi, davalı ... davalı ... karar düzeltme talebinde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri 1. Davacı ... İdaresi vekili; taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 220.227,90 m² kısmına yönelik olarak itiraz ettikleriniı, krokide (B) harfi ile gösterilen alanın eylemli orman durumuna dönüştüğü ve fiilen "Mera" vasfını yitirip orman vasfını kazandığı, parsel üzerinde hayvanların otlayabileceği üzerinde çayır otları ve mera bitkilerinin bulunduğu herhangi bir alan bulunmadığı, 1958 ve 1961 yıllarına ait memleket haritalarında orman olduğu, ayrıca davada kısmen kabul kararı verilmesine rağmen, lehlerine vekalet ücreti verilmemesinin doğru olmadığını belirterek onama kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Orman İdaresi 10.07.2024 tarihinde sunduğu ek beyan dilekçesinde taşınmazın olduğu yerde taşınmazın olduğu yerde yeni bir aplikasyon çalışması yağıldığı ve orman sınır noktalarının yanlış yerleştirildiğinin tespit edildiği bu hali ile bilirkişi raporundaki orman sınır noktalarının doğru yerde olmadığını belirtmiştir. 2. Davalı ... vekili; Mera Kanunu hükümleri gereğince kamu ortak malı olan, amacı dışında kullanılmayan Mera vasfındaki dava konusu taşınmazda yapılan ağaçlandırma çalışmalarının taşınmazın Mera vasfını ortadan kaldırmayacağı, taşınmazın 20.575,62 m² kısmının Orman olarak kayıt ve tesciline karar verilmesinin yerinde olmadığı, bu sebeple İlk Derece Mahkemesince tarafından verilen kararın temyiz dileksinde sundukları gerekçelerle ve resen tespit edilecek sebeplerle; kısmen kabul edilen kısmı yönünden düzeltilerek kaldırılması ve bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... Belediyesi vekili; bozmada belirtilen hususların tam olarak yerine getirilmediğini, yapılan itirazların değerlendirilmediğini, taşınmazın şiddetli erozyona uğradığının belirtildiğini, orman vasfında olan bir taşınmazın şiddetli erozyona uğrayamayacağını, bilirkişi raporunun mera ile ilgili tutanaklarla çeliştiğini, bu çelişkilerin de Mahkemece giderilmediğini, resen dikkate alınacak nedenlerle onama kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C.Değerlendirme ve Gerekçe 1-Orman İdaresinin karar düzeltme talebi bakımından; Dosya muhtevasına, dava evrakı ile tutanaklar münderecatına, Yargıtay ilâmında açıklanan gerektirici sebeplere göre yerinde olmayan ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440. maddesinde yazılı hallerden hiçbirisine uymayan karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Davalı ... .. Belediye Başkanlığının karar düzeltme talepleri bakımından; Karar düzeltme istemi üzerine dosyanın yeniden yapılan incelemesinde; dava konusu taşınmazın 1952 yılında yapılan kadastro sırasında 34 parsel sayısı ve 258600 m² yüzölçümü ile mera orta malı olarak tespit edildiği, çekişmeli taşınmazın olduğu ... köyünde 1972 yılında seri bazda Orman Kadastrosu yapılarak kesinleştiği, 2013 yılında 3402 sayılı kanunun 22/2-a bendi uyarınca yenileme çalışmalarına konu edildiği ve .. ada .. parsel sayılı taşınmazın 240.803,52 m² yüzölmü ile mera vasfı ile kamu orta malı olarak tescil edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan araştırma sırasında dava konusu taşınmazın Orman İdaresine tahsis edilip edilmediği araştırılmış ve ... Kaymakamlığı Mal Müdürlüğü tarafından yazılan 21.02.2017 tarihli müzekkere cevabında dava konusu eski .. yeni .. ada .. parsel sayılı taşınmazla ilgili tahsis talep ve işlemi bulunmadığı bildirilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın (A) harfli kısmının 1972 yılında yapılan Orman Kadastro sınırları içinde kaldığı belirtilmişse de, Mahkemece taşınmazın bulunduğu alana ilişkin Orman Kadastro tutanakları okunmamış, bilirkişi raporunun doğruluğu denetlenmemiş, orman kadastro haritası ile orman kadastro tutanakları arasında çelişki olduğunda Orman Kadastro tutanaklarına değer verilmesi gerektiği düşünülmemiştir. Çekişmeli taşınmazın bulundu alana ilişkin 123,124 ve 125 numaralı orman sınır noktalarının nerelere tesis edildiğine ilişkin tutanaklarda; "...123 numaralı orman sınır noktasından kuzey doğu yönünde ...otlağı ve 547 numaralı kadastro parseli olan ... tarlası ...köyü sınır taşına 124 numara verildi, Buradan güney doğu yönünde ... köyü 34 köy merası sınırı ve 9 numaralı ... zeytinliği kadastro sınırından gidildi bu zeytinliğin 540 numaralı ...zeytinliği ile dere içindeki ortak köşesine 125 numara verildi...." şeklinde tarif edildiği, yani 124- 125 numaralı orman sınır noktalarının, Orman Kadastrosunun yapıldığı tarihte çapı belli olan ve kadastro sonucu oluşan 34 numaralı mera parseli ile bu parsele komşu olan 9 numaralı kadastro parselinin sınırlarına yazıldığı açık şekilde ifade edilmiştir. Buna rağmen hükme esas bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın bulunduğu kadastro paftası ile orman kadastro haritası çakıştırılırken , 124 ve 125 numaralı orman sınır noktaları dava konusu 34 (yeni 129 ada2) ve komşu 9 (yeni 129 ada 8) parselin içlerine gelecek şekilde gösterilmiş dolaysı ile taşınmazın kısmen orman sınırları içinde kaldığı sonucuna ulaşılmıştır. 16.03.2014 tarihinde yürürlüğe giren Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 20. maddelerinde yazılı“Orman sınır nokta ve hatlarının arza uygulanmasında; tutanaklardan, Orman Kadastro haritalarından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karinelerinden, nirengi, poligon ve röper nokta ve krokilerinden yararlanılır. ... Sınırlama tutanakları, ölçü değerleri ve orman kadastro haritaları ile zemindeki durum arasında çelişki olduğunda, tutanaktaki kararlar ile orman sınır noktası ve hatlarının yazılı tarifleri esas alınmak suretiyle ölçü, harita ve zemin kontrolü yapılarak gerçek duruma uygun olanı uygulanır.” hükmü ile 20.11.2012 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosu ve (2/B) Uygulama Yönetmeliğinin “Teknik İşler” başlıklı Sekizinci Bölümünde yazılı esaslar göz önünde bulundurulduğunda, orman kadastro harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği, somut olayda tutanak tariflerinden orman sınır noktalarının kadastro parselinin sınırına tesis edildiği ve o tarihte arazi kadastrosu kesinleşmiş ve taşınmaz çapı da belli olduğundan dava konusu taşınmazın kesinleşen orman sınırı dışında olduğu ve taşınmazlar için herhangi bir tahsis işlemi de yapılmamış olduğuna göre Mahkemece Orman İdaresinin davasının bu gerekçe ile reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru değildir. Karar düzeltme incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekirken maddi hata nedeniyle onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalılar Hazine ve ... vekillerinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin onama kararı kaldırılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
VII. KARAR 1.Yukarda (VI-C-1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ... İdaresinin karar düzeltme talebinin reddine. 2.Yukarıda (VI-C-2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle; davalılar Hazine ve ... vekillerinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 09.03.2023 tarihli ve 2021/12248 Esas, 2023/1060 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, İstek halinde peşin harcın iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.