8. Hukuk Dairesi 2024/5339 E. , 2025/2710 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/304 E., 2022/75 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kullanım kadastrosundan kaynaklı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın, davacı ile birleşen dosya davacısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 23.05.2024 tarihli ve 2022/4907 Esas, 2024/3599 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Davacılar ve davalılar vekilleri tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dosyada davacı dava dilekçesinde; ............ köyünde kadastro tespit tutanaklarının iptali ile, ekli krokide kırmızı boyalı olarak görülen davacının kullanımında olan kısmın tamamının 3302 sayılı Kanun ile Değişik 2/B maddesi gereğince orman sınırı dışına çıkarılan yerde kaldığının tespit edilerek tespit edilmeyen kısmında Hazine adına tespit ve tescili ile davacı lehine kullanım şerhi verilen ve taşınmaz bitişiğinde olan .. ili .............. köyü 3336 parsel sayılı taşınmaz ile birleştirilmesine, kullanıcısının davacı olduğunun tespit ve tesciline karar verilmesini istemiş, davalı davanın reddini savunmuştur. Birleşen dosyada davacı Hazine dava dilekçesinde; .. ili .. ilçesi ... Köyünde kain ekli krokide (A) harfi ile gösterilen ve 3336 parselin bitişiğinde yer alan yaklaşık 1034.58 metrekare yüzölçümlü taşınmazın, 2/B parseli olarak Hazine adına tapuya kayıt ve tescili ile fiili kullanım durumlarına göre kullanım sınırları ve kullanıcılarının tespitine, yeni oluşacak parselin 3336 parsel sayılı taşınmaz ile birleştirilmesine karar verilmesini istemiş, dava hasımsız olarak açılmıştır. Köyceğiz Kadastro Mahkemesinin 12.11.2010 tarihli ve 2010/38 Esas 2010/61 Karar sayılı ilamı ile, görevsizlik kararı verilerek dosya görevli ve yetkili Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş, Köyceğiz Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24.04.2011 tarihli ve 2011/41 Esas, 2011/126 Karar sayılı ilamı ile, görevsizlik kararı verilerek mercii tayini için dosya Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 2011/17328 Esas, 2011/16347 Karar sayılı kararı ile, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 4. maddesine göre tutanak düzenlenmediği iddiası ile açılan davada Kadastro Mahkemesinin görevli olmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle karar bozulmakla yargılamaya devam edilmiştir. Dava, asıl dosyada kullanım kadastrosuna tabi tutulmayan taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartılan yerde kaldığından 3336 parsel sayılı taşınmaza eklenerek Hazine adına tescil ve beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesi istemine, birleşen dosya, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına tapuya kayıt ve tescili ile fiili kullanım durumlarına göre kullanım sınırları ve kullanıcılarının tespiti istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmaza ilişkin tüm hava fotoğraflarının dosya kapsamına celbi sonrasında yapılan keşif sonucunda dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun tespit edildiği, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olması nedeniyle 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesinde belirtilen vasfa sahip olmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle asıl dava ve birleşen davanın aynı ayrı reddine karar verilmiş; karar asıl dosyada davacı, birleşen dosyada davacı Hazine tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiş, Dairenin 23.05.2024 tarihli ve 2022/4907 Esas, .2024/3599 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiş, davacı, birleşen dosya davacısı ve davalılar vekili tarafından karar düzeltme talebinde bulunmuşlardır. .., ............ köyünün bulunduğu alanda, 1940 yılında, 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre sınırlama yapılmış, 1993 yılında ormanlarda eski tahdidin aplikasyonu ve 6831 sayılı Orman Kanununun (6831 sayılı Kanun) 3302 Sayılı 31.8.1956 Tarihli ve 6831 Sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la (3302 Sayılı Kanun) Değişik 2/B madde uygulaması çalışması yapılmış ve 21.05.1993 tarihinde kesinleşmiştir. ... köyünde 3402 sayılı Kanun'un Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastro tespiti sırasında 2/B alanlarının aplikasyonu ve kullanım kadastrosu yapılmış 01.07.2010 tarihi itibariyle kesinleşmiştir. Kullanım kadastrosu çalışmaları birim bazlı yapılan yıllık planlamalar doğrultusunda ve daha önceden Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılmış bulunan 2/B parsellerinde yapılır. Çalışmalar başlamadan önce, ilk olarak 2/B paftalarının aplikasyonları yapılır, varsa teknik hatalar düzeltilir ve kullanım kadastrosu bu sınırlar içinde yapılır. Belirlenen sınırlar içinde kalan ancak, fiili kullanım durumuna aykırı olarak hakkında tutanak düzenlenmediği iddia olunan taşınmazlar yönünden fiili kullanıcı iddiasında bulunan kişiler tarafından Hazine (kamuya terk edilen yol vb yerler için ilgili kamu tüzel kişiliği dahil) aleyhine dava açılması da mümkündür. Açılacak bu davada, çekişmeli taşınmazın öncesi 2/B parseli olması nedeniyle zaten Hazinenin mülkiyetinde bulunması nedeniyle, taşınmazın Hazine adına tescili ile beyanlar hanesine kullanıcı ve/veya muhdesat şerhi verilmesi istenebilir. Diğer taraftan, kullanım kadastrosu çalışmasına tâbi 2/B parseli içinde bulunduğu halde, aplikasyon ve teknik hatanın düzeltilmesi çalışmaları sırasında yapılan yanlışlıklar sonucu kullanım kadastrosu sınırları içine alınmayan taşınmazlar varsa; idarenin, kullanım kadastrosu yapılması planlanan 2/B parselinin bir bölümünü kullanım kadastrosu yapılacak sınırlar dışında bırakma yetkisi bulunmadığından; bu taşınmazlar hakkında da 2/B parseli olarak Hazine adına tescil edilmesi ve kullanıcı ya da muhdesat şerhi verilmesi istemiyle dava açılması da mümkündür. Somut olaya gelince, davacı, dava konusu taşınmazın 2/B parseli kapsamında olduğu halde kullanım kadastrosu sırasında, 2/B parselinin bir bölümünün kullanım kadastrosu sınırları dışında bırakılarak hakkında tutanak düzenlenmediği ve bu bölüm üzerinde kendi fiili kullanımının bulunduğu iddiasına dayanarak, sözkonusu taşınmaz bölümlerinin Hazine adına tescili ve kendi adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. İdarece, çekişmeli taşınmazın da içinde bulunduğu iddia edilen 2/B parselinde kullanım kadastrosu çalışmaları yapıldığı anlaşıldığına göre, davacının tescil ve şerh istemiyle dava açmasında bir usûlsüzlük bulunmamakta ise de, çekişmeli taşınmazın kullanım kadastrosu yapılması planlanan 2/B parseli kapsamında olup olmadığı yönünde yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; uyuşmazlığın çözümü için, dava konusu taşınmazı, yörede yapılan ve kesinleşen orman kadastro haritalarına göre konumunun, 2/B alanında kalıp kalmadığının, aplikasyon çalışmasında bir hata yapılıp yapılmadığının belirlenmesi gerekirken mahkemece taşınmazın hava fotoğraflarına göre orman vasfında olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, taşınmazın bulunduğu yerde yapıldığı belirlenen orman tahdit çalışmalarına ilişkin harita ve tutanaklar okunmak sureti ile bilirkişi raporları denetlenmemiş, komşu parseller için aynı nitelikte açılan davalar sonucu verilen kararlar da değerlendirilmemiştir. Bu nedenlerle; Mahkemece doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle, çekişmeli taşınmaz ve geniş çevresini gösterir orijinal kadastro paftası (özellikle orman kadastro tutanaklarında geçen 642,643 644,645 numaralı parselleri ve çevresini gösterir şekilde) 3116 sayılı Kanun gereğince yapılan ilk orman kadastrosu ve sonrasında yapılan orman tahdidi, aplikasyon 2. madde, 2/B madde ve 5831 sayılı Kanun çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneğinin, 5831 sayılı Kanunun 8. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek 4. madde uygulaması sırasında düzenlenen aplikasyon ve düzeltme tutanağının, çekişmeli taşınmazın bulunduğu adadaki tüm parsellere ait tutanaklar ve dayanaklarının, kesinleşmiş iseler tapu kayıtlarının dosya içine alınması, daha sonra önceki bilirkişiler dışında serbest orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi ve bir harita mühendisi ile yerel bilirkişi eliyle yeniden keşif yapılarak yörede ilk kez 3116 sayılı Kanun gereğince yapılan orman kadastro tutanaklarında, keza daha sonra yapılan aplikasyon tutanaklarında sözü edilen OS noktaları, dere ve yolların kesişme noktaları, mevki isimleri, bu tutanaklarda tarif edilen kişilere ait tarlaların o tarihteki sınırları ve bu tarlaların birleştiği köşe noktaları ve benzeri sabit noktalar yerel bilirkişi yardımıyla saptanmalı ve tutanakta isimleri yazılı kişilere ait tarlaların arazi kadastrosunda kim ya da kimler adına, kaç numaralı parsel olarak tespit edildiği de belirlenerek, o parsellere ait tutanak örnekleri getirtilip bilirkişi sözleri denetlenmeli; ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2. madde ve 2/B madde uygulamalarına ilişkin harita ve tutanaklar ile 5831 sayılı Kanun gereğince düzenlenen kadastro paftaları ve düzeltme krokisi 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılacak orman kadastrosu ve aynı Kanunun 2/B madde uygulaması hakkındaki yönetmelik ve bu yönetmeliğin 54. maddesine göre çıkarılan teknik izahnamede tarif edilen yöntemle değişik açı ve uzaklıktaki en az 15 - 20 adet orman sınır noktasını gösterir şekilde çekişmeli parsele ve bu parselin geniş çevresine uygulanmalı; zeminde bulunmayan orman sınır noktaları bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi ismi ile açı ve mesafelere göre birer birer bulunup yerleri arazi kadastro paftası üzerinde işaretlenmeli; uygulamalarda ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile daha sonra yapılan aplikasyon, 2. madde ve 2/B madde uygulaması harita ve tutanaklarına göre belirlenmeli; bu haritalar aynı ölçekte birleştirilerek her bir uygulama (orman kadastrosu ile aplikasyon ve 2. madde uygulamaları) farklı renkte kalemlerle gösterilmeli, aynı ya da yakın hatlarda bulunan dava konusu parsel aynı harita üzerine işlenerek müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalıdır. İlk orman kadastro harita ve tutanaklarının, aplikasyon, 2/B madde harita ve tutanakları ile çelişkili olduğunun belirlenmesi halinde, tutanakların düzenlenmesinde esas alınan hava fotoğrafları ve memleket haritası ile desteklenen ilk orman kadastro tutanaklarındaki sınırlara değer verilmesi gerektiği düşünülmeli, doğru hattın hangisi olduğu üzerinde durulmalı; 5831 sayılı Kanun çalışmaları ile kesinleşmiş orman sınırlarının değiştirilemeyeceği de gözönünde bulundurularak dava konusu edilen alanın kesinleşen 2/B alanında kalıp kalmadığı belirlenmeli;komşu parseller için açılan davalar sonucu verilen kararlar ve bilirkişi raporları da birlikte değerlendirilerek taşınmazın 2/B alanında kaldığının anlaşılması halinde, 3402 sayılı Kanunun Ek-4. maddesi uyarınca davacı lehine kullanıcı ve muhdesat şerhi verilmesi koşulları değerlendirilmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Davacı,birleşen dosya davacısı ve davalılar vekili karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 23.05.2024 tarihli ve 2022/4907 Esas, .2024/3599 Karar sayıl�� kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Peşin harcın istek halinde karar düzeltme isteyen davacılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 691ff762a1de689a 2681634ec9721229
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5339 E., 2025/2710 K. (08.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/5339
- Karar No
- 2025/2710
- Karar Tarihi
- 08.04.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4793 E., 2025/2713 K. 08.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4413 E., 2025/2712 K. 08.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4661 E., 2025/2711 K. 08.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1500 E., 2025/2708 K. 08.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5266 E., 2025/2709 K. 08.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/387 E., 2025/2721 K. 08.04.2025