Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/5121 E., 2025/5382 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5121 E., 2025/5382 K. (08.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/5121
Karar No
2025/5382
Karar Tarihi
08.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/5121 E. , 2025/5382 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/424 E., 2023/465 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/159 E., 2021/142 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2009 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli 1 30... parsel sayılı 32.350,19 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının zilyetliğinde bulunan ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 30... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit ve tescil edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğunu, davacıya babasından, babasına da dedesinden kaldığını, eklemeli zilyetlik yoluyla 20 yıldan fazla süredir tasarruf edildiğini belirterek, dava konusu taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... Başkanlığı cevap dilekçesinde; davada husumetin müvekkili Belediyeye yöneltilmiş olmasının kanuna aykırı olduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12. maddesi uyarınca davanın süresinde olup olmadığının belirlenerek, süresinde açılmamış olması halinde hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olup olmadığı, zilyetlik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davada taraf sıfatları bulunmadığını, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede tapulama çalışmalarının kesinleştiği tarihin belirlenerek, davanın süresinde açılmadığının anlaşılması halinde hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın 5393 sayılı Kanun'un 79. maddesi kapsamındaki yerlerden olması halinde belediye adına tescil edilmesini, taşınmazın özel mülkiyete konu edilebilecek yerlerden olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... davacı tanıkları ile tespit ve mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazın davacıya babasından intikal ettiğini ifade ettikleri, ancak bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunun ve hava fotoğraflarına göre taşınmaz üzerinde imar ihyanın gerçekleşmediğinin belirtildiği, bilirkişi raporlarının bilimsel verilere dayalı olması sebebiyle tanık beyanları yerine bilirkişi raporlarına itibar edildiği, çekişmeli taşınmaz ile ilgili orman vasfında olduğu yönünde tespit yapılmış ise de taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde yargılama yapıldığı ve davacının davasını ispat edemediği ..." gerekçeleriyle, davalı Hazineye yöneltilen davanın esastan, davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığı'nın kayıt maliki olmaması sebebiyle bu davalılara yöneltilen davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından esasa yönelik ve davalı ... vekili tarafından vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçeye, mevcut delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, Mahkemenin vakıa ve hukukî değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davacı ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince ayır ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; tüm dosya kapsamı ve mevcut delil durumu bir bütün olarak değerlendirildiğinde müvekkilinin haklı ve davanın sübut bulduğunun açık olduğunu, müvekkili lehine kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin yasal şartların gerçekleştiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki değerlendirmenin aksine dava konusu taşınmazın müvekkiline usule uygun şekilde intikal ettiğini, müvekkili tarafından taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyette bulunulduğunu, bu hususun tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile ispatlandığını, hava fotoğraflarının gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi raporları yerine tanık beyanlarına itibar edilerek davanın kabul edilmesi gerektiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu taşınmazın niteliği itibariyle zilyetlik yoluyla kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı ve dava lehine kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL onama harcının davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3f1e8edb332aa1dd 96e70d23a5fb1fe6 This XML file does not appear to have any style information associated with it. The document tree is shown below. 8. Hukuk Dairesi 2024/5121 E. , 2025/5382 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/424 E., 2023/465 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/159 E., 2021/142 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 2009 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında çekişmeli 1 30... parsel sayılı 32.350,19 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının zilyetliğinde bulunan ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 30... parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında Hazine adına tespit ve tescil edilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, taşınmazın tarım arazisi niteliğinde olduğunu, davacıya babasından, babasına da dedesinden kaldığını, eklemeli zilyetlik yoluyla 20 yıldan fazla süredir tasarruf edildiğini belirterek, dava konusu taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... Başkanlığı cevap dilekçesinde; davada husumetin müvekkili Belediyeye yöneltilmiş olmasının kanuna aykırı olduğunu, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 12. maddesi uyarınca davanın süresinde olup olmadığının belirlenerek, süresinde açılmamış olması halinde hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olup olmadığı, zilyetlik şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davada taraf sıfatları bulunmadığını, çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölgede tapulama çalışmalarının kesinleştiği tarihin belirlenerek, davanın süresinde açılmadığının anlaşılması halinde hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, taşınmazın 5393 sayılı Kanun'un 79. maddesi kapsamındaki yerlerden olması halinde belediye adına tescil edilmesini, taşınmazın özel mülkiyete konu edilebilecek yerlerden olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... davacı tanıkları ile tespit ve mahalli bilirkişilerin dava konusu taşınmazın davacıya babasından intikal ettiğini ifade ettikleri, ancak bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın orman vasfında olduğunun ve hava fotoğraflarına göre taşınmaz üzerinde imar ihyanın gerçekleşmediğinin belirtildiği, bilirkişi raporlarının bilimsel verilere dayalı olması sebebiyle tanık beyanları yerine bilirkişi raporlarına itibar edildiği, çekişmeli taşınmaz ile ilgili orman vasfında olduğu yönünde tespit yapılmış ise de taleple bağlılık ilkesi çerçevesinde yargılama yapıldığı ve davacının davasını ispat edemediği ..." gerekçeleriyle, davalı Hazineye yöneltilen davanın esastan, davalılar ... ve ... Belediye Başkanlığı'nın kayıt maliki olmaması sebebiyle bu davalılara yöneltilen davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından esasa yönelik ve davalı ... vekili tarafından vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçeye, mevcut delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, Mahkemenin vakıa ve hukukî değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı ..." gerekçesiyle, davacı ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince ayır ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; tüm dosya kapsamı ve mevcut delil durumu bir bütün olarak değerlendirildiğinde müvekkilinin haklı ve davanın sübut bulduğunun açık olduğunu, müvekkili lehine kazandırıcı zamanaşımı yoluyla taşınmaz iktisabına ilişkin yasal şartların gerçekleştiğini, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki değerlendirmenin aksine dava konusu taşınmazın müvekkiline usule uygun şekilde intikal ettiğini, müvekkili tarafından taşınmaz üzerinde tarımsal faaliyette bulunulduğunu, bu hususun tanık ve mahalli bilirkişi beyanları ile ispatlandığını, hava fotoğraflarının gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi raporları yerine tanık beyanlarına itibar edilerek davanın kabul edilmesi gerektiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu taşınmazın niteliği itibariyle zilyetlik yoluyla kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı ve dava lehine kazanım koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL onama harcının davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3f1e8edb332aa1dd 96e70d23a5fb1fe6 ... ...

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı