Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2024/4835 E., 2025/5146 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4835 E., 2025/5146 K. (01.07.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4835
Karar No
2025/5146
Karar Tarihi
01.07.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/4835 E. , 2025/5146 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/201 E., 2024/263 K. Taraflar arasındaki tapu iptal tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Antalya ili ... ilçesi eski ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi hükmüne göre yapılan uygulama kadastrosu sırasında, ... parsel sayılı 5740 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, ... ada ... parsel numarasıyla 5.739.68 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. Davacı ... İdaresi, askı ilan süresi içinde Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; taşınmazın kesinleşen orman sınırları içinde kaldığını iddiasına dayalı olarak tespitin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Kadastro Mahkemesince verilen önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... İlk Derece Mahkemesince, çekişmeli parselin yenilemeden önceki tutanak ve haritaları ile yenilemeden sonraki çapı, haritası ve tutanağı getirtilerek ve harita ve jeodezi uzmanı bilirkişi vasıtasıyla keşif ve inceleme yapılarak, yapılan çalışmanın ilgili kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığının saptanması, bu konuda bilirkişiden bilimsel verileri içeren rapor alınması, yapılan çalışmaların yasa ve yönetmelik hükümlerine aykırı olduğu belirlenirse bu aykırılıkları giderecek bir hüküm kurulması, çalışmanın yasa ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığı saptanırsa Orman İdaresinin bu yöne temas eden davasının reddine karar verilmesi, dava dilekçesinde aynı zamanda taşınmazın bir bölümünün kesinlemiş orman kadastrosu sınırları içinde kalan Devlet ormanı olduğu iddia edildiğinden bu davada Kadastro Mahkemesinin görevli olmadığı gözetilerek tasarrufa ilişkin bu dava yönünden görevsizliğe karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. Kadastro Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; 3402 ayılı Kanun' un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna yönelik itirazın reddi ile taşınmazın uygulama tutanağındaki gibi tesciline, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline yönelik talebine ilişkin olarak ise mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş ve bu hüküm, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Kadastro Mahkemesinin görevsizlik kararı uyarınca tapu iptali ve tescil davasına ilişkin dava dosyasının gönderildiği Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'nın 27.03.2017 tarihli raporunda (A-1) harfi ile gösterilen 458,27 metrekarelik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ..., ... ve davalı ... vasisi ile davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf edilmekle, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 01.12.2017 tarihli ve 2017/476 Esas, 2017/486 Karar sayılı kararıyla; "dava malvarlığına ilişkin bulunduğundan dava konusu değer üzerinden harçlar kanununca işlem yapılması gerektiği" belirtilmek suretiyle, ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasına ve dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesi karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesinin iade kararı sonrası yapılan yargılama sonunda; davanın kabulü ile Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'nın 27.03.2017 tarihli raporunda (A-1) harfi ile gösterilen 458,27 metrekarelik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... İdaresi ve davalı ... vasisi ... tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı ... vasisi ... istinaf başvurusunun kabulüne Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, davanın kabulüne, Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'nın 27.03.2017 tarihli raporunda (A-1) harfi ile gösterilen 458,27 m²lik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, 3402 sayılı Kanun'un 36/2 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davacı ... İdaresi üzerinde bırakılmasına ve davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiş; hükmün, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 24.10.2022 tarihli ve 2022/6737 Esas, 2022/8431 Karar sayılı ilamıyla; "... temyize konu dosya, daha önce Yargıtay denetiminden geçerek esastan bozulmuş olduğuna göre istinaf değil temyiz kanun yoluna tabi olduğu, bu dosya ile ilgili Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen 2017/476 Esas, 2017/486 Karar sayılı kararın ve o karar üzerine eksik harç tamamlanmak suretiyle verilen 29.06.2018 tarihli İlk Derece Mahkemesi kararının ve yine bahsedilen İlk Derece Mahkemesi kararı üzerine verilen Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 2018/608 Esas, 2018/293 Karar sayılı kararın yok hükmünde olduğu, bu nedenle Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/234 Esas, 2017/196 Karar sayılı 31.05.2017 tarihli kararına ilişkin ..., ... ve davalı ... vasisi ile davacı ... İdaresi vekilinin istinaf dilekçelerinin temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği açıklanarak, Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/234 Esas ve 2017/196 Karar sayılı "davacının davasının kabulü ile Antalya ili ... ilçesi ... Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi ...'nın 27.03.2017 tarihli raporunda (A-1) harfi ile gösterilen 458,27 metrekarelik kısmının davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline" dair kararı değerlendirildiğinde; dava konusu eski ... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına göre, taşınmazın bir kısım davalılar ve dava dışı kişiler adına 16.07.1991 tarihinde hükmen tapuya tescil edildiği, daha sonra bir kısım hissesinin satış, bir kısım hissesinin de intikal suretiyle diğer davalılara geçtiği, hükmen tescile dayanak ilamın kişiler arasında görülen ön alım davası olduğu, yine aynı taşınmaz hakkında 1955 yılında yapılan kadastro tespiti üzerine Antalya Kadastro Mahkemesinin 1956/1036 Esas ve 1965/158 Karar sayılı davanın açıldığı, bu dosyada Orman İdaresinin davacı bir kısım davalılar murisi ...’nun ise davalı konumunda bulunduğu, yapılan yargılama sırasında mahkemece Orman İdaresinin taşınmazın orman sınırları içinde kaldığına dayanarak açtığı davanın reddedilerek, çekişmeli taşınmazın tespit gibi ... adına tesciline karar verildiği ve kararın 03.08.1965 tarihinde kesinleştiği, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1941 yılında 3116 sayılı Kanun'a göre yapılan orman kadastrosu, daha sonra 30.01.1979 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, 15.06.1989 tarihinde ilân edilen aplikasyon ve 2/B uygulaması ile 06.03.2007 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 4999 sayılı Kanun'la değişik 9. maddesi kapsamında düzeltme işlemi yapılmışsa da sonraki çalışmalarda çekişmeli taşınmazın 1941 tahdidindeki durumunda her hangi bir değişiklik olmadığı, temyize konu dosyadaki davalılar tespit maliki ...’nun yasal ve akdi halefi konumunda bulunmakta olup davacı ... İdaresinin tahdide dayalı olarak açtığı ve reddedilen Antalya Kadastro Mahkemesinin 1956/1036 Esas ve 1965/158 Karar sayılı ilamının eldeki dava yönünden kesin hüküm oluşturduğu, bu nedenle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi " gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! f940d612027a50b9 a4c0b68d7e9fa17e

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı