8. Hukuk Dairesi 2024/901 E. , 2025/5145 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/35 E., 2023/29K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından esasa yönelik olarak davacı Hazine vekili tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Osmaniye ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan .... ada ... parsel sayılı .... 3327,67 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle zeytinlik vasfıyla davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine dava dilekçesinde; taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu ve davalı yararına zilyetlikle edinme koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen, davanın kabulüne dair verilen ilk karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 03.12.2013 tarihli ve 2021/35 Esas, 2023/29 Karar sayılı ilamıyla "... yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı açıklanarak, 27.03.1996 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 6831 sayılı Manun' un 2/B maddesi uygulamasına ilişkin harita ve belgeler yöntemince uygulanmak suretiyle taşınmazın kesinleşen orman tahdidi sınırları içinde olup olmadığının, değilse öncesinin orman olup olmadığının belirlenmesi; öncesi orman toprağı ve orman içi açıklık niteliğinde olan taşınmazların zilyetlikle edinilemeyeceği göz önüne alınarak, buna göre 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddeleri gereğince kazanma koşullarının davalı taraf lehine gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi ..." gereğine değinilerek bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, ve çekişmeli ... ada ... parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş; hükmün, 29.03.2017 tarihinde kesinleşme şerhi verildikten sonra davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesinin ek kararıyla temyiz talebinin süre yönünden reddine karar verilmiş olup, iş bu ek kararının davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 23.10.2020 tarihli ve 2020/8406 Esas 2020/4650 Karar sayılı ilamıyla "... gerekçeli karar tebliği usulsüz olduğundan temyiz dilekçesinin süreden reddine dair ek kararın bozularak ortadan kaldırılmasına karar verildikten sonra, hükmün esasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde, İlk Derece Mahkemesince ... ada ... parsel sayılı taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş ise de dava konusu taşınmazın eğimi orman bilirkişisi raporunda % 14 - 16, ziraat bilirkişi raporunda % 3 - 4 olarak belirtildiği halde İlk Derece Mahkemesince eğim hususundaki çelişkinin giderilmediği ve dava konusu taşınmazın niteliğinin belirlenmesinde esaslı unsur olan hava fotoğraflarından yöntemince yararlanılmadığı açıklanarak, usulünce orman ve zilyetik araştırması yapılması ..." gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... uyulmasına karar verilen Yargıtay ilamı doğrultusunda yapılan keşif sonucunda orman bilirkişi raporunda, ... ada ... nolu parselin arazi meyil ortalamasının %16 - 18 olduğunun, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıyan yerlerden olup toprağının orman toprağı olduğunun, mevcut ormanların bir devamı niteliğinde olduğunun, mevcut haliyle orman bütünlüğünü bozduğunun ve mevcut ormanlar ile bir bütünlük arz ettiğinin tespit edildiği, dava konusu parselin bulunduğu alanın 1973 yılı uçuşlu hava fotoğrafında, 1976 yılı uçuşlu hava fotoğrafında ve 1992 yılı uçuşlu hava fotoğrafında devlet ormanı alanı olarak gözüktüğünün belirlendiği, parselin bulunduğu alanın 3116 sayılı yasaya göre orman sayılan yerlerden olduğu, 4785 sayılı Yasa ile devletleştirilen yerlerden olduğu, 5658 sayılı Yasa ile de iadeye tabi olan yerlerden olmadığı, taşınmazın 6831 sayılı Orman Yasasının 2896 sayılı Yasa ile değişik 1.Maddesine göre devlet orman sayılan yerlerden olduğu, ziraat bilirkişi raporunda da taşınmazın eğiminin %18-20 düzeyinde olduğunun belirtildiği, her ne kadar ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın kuru dikili tarım arazisi olduğu ve üzerinde 20-25 yaşlarında zeytin ağacı olan kapama zeytin bahçesi olduğu belirtilmiş ise de orman bilirkişi kurulu raporunda, taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunun belirtilmiş olması ve hava fotoğraflarının da bu durumu doğrulaması karşısında devlet ormanı niteliğindeki taşınmazlar üzerinde şahısların mülkiyet hakkı kazanamayacağı ..." gerekçesiyle davanın kabulüne ve dava konusu Osmaniye ili ... ilçesi ... köyü ... ada ... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından esasa yönelik olarak, davacı Hazine vekili tarafından ise vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici .... maddesinin 2. fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin 2. fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ve davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden ...'e iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,01.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 297f4b0301f14541 d1cbe6f17a2ef577
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/901 E., 2025/5145 K. (01.07.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/901
- Karar No
- 2025/5145
- Karar Tarihi
- 01.07.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6557 E., 2025/5131 K. 01.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/351 E., 2025/5133 K. 01.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2310 E., 2025/5144 K. 01.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4835 E., 2025/5146 K. 01.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4727 E., 2025/5147 K. 01.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5869 E., 2025/5148 K. 01.07.2025