Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/4633 E., 2025/5597 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4633 E., 2025/5597 K. (15.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4633
Karar No
2025/5597
Karar Tarihi
15.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/4633 E. , 2025/5597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/117 E., 2024/1088 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmaz, 1973 yılında 766 sayılı Kanuna göre yapılan ilk arazi kadastrosu (tapulama) çalışmaları sırasında, çamlık ve çalılık niteliğinde olduğu gerekçesiyle tapulama tutanağı düzenlenmeden tespit dışı bırakılmıştır. Daha sonra 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında çekişmeli 2 45... parsel sayılı taşınmaz 7.578,44 m² yüzölçümü ile zeytinlik vasfı ile davalı adına 07.10.2021 tarihinde tespit edilmiştir. Tespite itiraz edilmesi üzerine, kadastro komisyonunun 03.01.2022 tarihli kararı ile yapılan itiraz reddedilmiştir. Kadastro çalışma sonuçları 20.01.20 22... .02.2022 tarihleri arasında askı ilanına çıkarılmış, 17.02.2022 tarihinde, yasal süresi içinde görevli Kadastro Mahkemesinde eldeki dava açıldığından tespit kesinleşmemiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... Mahallesinde kain 2 45... parsel sayılı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında sayılan yerlerden olduğunu, imar-ihya faaliyetinin tamamlanmadığını ve halen devam ettiğini belirterek, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; dava konusu taşınmazın üzerinde çok eski yıllardan beri tarım yapıldığını, taşınmazın 1953 yılında imar ve ihyasının tamamlandığını, 19 53... yılları arasında arpa, çavdar, buğday, tütün vs ekilmek suretiyle tarla olarak kullanıldığını, 2000 yılından itibaren ise zeytinliğe çevrildiğini, zeytinlik olarak kullanıldığını, taşınmazın uzun süreden beri ekonomik katkı sağlanan bir yer olduğunu ve zilyetliğin kesintiye uğramadığını, taşınmazın kadastro tespitinin en az yirmi yıl öncesinden beri malik sıfatıyla çekişmesiz ve kesintisiz olarak kullanıldığınu ve zilyetlikle iktisaba elverişli yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine, çekişmeli 2 45... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Davacı ... istinaf başvuru dilekçesinde; dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetlik koşullarının oluşmadığını, mahkemece eksik inceleme ve araştırmayla hüküm kurulduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazın 21.12.2016 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosunda orman sayılmayan alanda bırakıldığının; 1953, 1971, 19 76... tarihli hava fotoğraflarında bitki örtüsü formu bulunmayan açık renkli alanda kaldığının, 2013 tarihli hava fotoğrafında sıralı dikim ağaç ve küçük bitki formu bulunan açık renkli alan olduğunun, 2019 tarihli hava fotoğrafında sıralı dikim ağaç bitki formu bulunan açık renkli alan olduğunun, 19 76... tarihli memleket haritasında bitki örtüsü rumuzu olmayan açık renkli alanda, 2015 tarihli memleket haritasında zeytinlik rumuzlu yeşil alanda, amenajman planında...rumuzlu ziraat alanında kaldığının; 1957 basımı memleket haritasında ibreli ağaç rumuzu olan yeşil alanda kalmakta ise de, 1953 tarihli hava fotoğrafında küçük bitki formu bulunan açık renkli alanda kalması nedeniyle 1957 tarihli memleket haritasında boyama hatası olduğunun, taşınmazın 1953 yılında imar ihyasının tamamlanarak 2000 yılına kadar tarımsal amaçlı tarla olarak kullanıldığının, 2000 yılında zeytin fidanı dikilerek 2021 yılında yapılan kadastro tespit tarihine kadar zeytinlik olarak kullanıldığının; orman sayılan yerlerden olmadığının, orman içi açıklık olmadığının tespit edilmesi; taşınmazın nazım veya uygulama imar planı kapsamında olmadığının, davalı ... bayileri (ve bayilerinin murisi) yönünden belgesiz tespit engeli bulunmadığının anlaşılması karşısında; davalı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddelerinde düzenlenen imar ihya ve zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddi ile dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle davacı ... vekilinin tüm istinaf itirazlarının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, davacı ... vekili istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek temyiz isteminde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı