Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/4348 E., 2025/4696 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4348 E., 2025/4696 K. (18.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4348
Karar No
2025/4696
Karar Tarihi
18.06.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/4348 E. , 2025/4696 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2473 E., 2024/714 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/37 E., 2022/92 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Manisa ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 182 ada 1 parsel sayılı 2.504,98 m² yüzölçümündeki taşınmaz, zeytinlik vasfıyla ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Manisa ili ... ilçesi ... Mahallesi 182 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yapılan kadastro çalışmalarında davalı adına tespit edildiğini, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlardan olduğunu ve Hazine adına tescil edilmesi gerektiğini, davalı lehine zilyetlik şartlarının oluşmadığını, taşınmazda yapılan kadastro tespitinin hatalı olduğunu belirterek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın Hazine adına tespit ve tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... dava konusu taşınmazın dört yönden devlet ormanı ile çevrili olup, 6831 sayılı Kanun'un 17. maddesindeki orman içi açıklığı kapsamında olduğu, orman ve toprak muhafaza karakteri taşıdığı, taşınmaz her ne kadar tarımsal faaliyette kullanılıyor olsa da bu gibi yerlerin imar - ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hükümlerine göre iktisabının mümkün olmadığı, dava konusu taşınmazın orman olup, devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olduğu ..." gerekçesiyle davanın kabulüne ve Manisa ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki 182 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile işbu taşınmazın 2504,98 m² yüzölçümü ve orman vasfı ile davacı ... adına tespiti ile tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hükme karşı, davacı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "... dava konusu taşınmazın dört tarafından orman ile çevrili olduğu, tarım arazisi olarak kullanılmakta ise de 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde düzenlenen orman içi açıklık niteliğinde olduğu ve orman içi açıklıkların tapu ve zilyetlikle kazanılamayacağı ve özel mülkiyete konu olamayacağı dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne ve dava konusu taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesinin isabetli olduğu ...." gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; "dava konusu taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinin Hazinenin taşınmazdaki tasarruf hakkını engellediği, bu nedenle kararın kısmen aleyhlerine olduğu, bilirkişilerin taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu rapor ettiklerini, taşınmazın bulunduğu köyde arazi kadastro çalışmalarının 1972 - 1973 yılında, orman kadastrosunun 2016 yılında, 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi çalışmalarınını da 2018 yılında tamamlanmış olduğunu, orman Kadastrosunda çalışmalarında orman sayılmayan yerlerden olduğu tespiti yapılan taşınmaz için bilirkişilerin değerlendirmelerinin hatalı olup, taşınmazın bütün hava fotoğrafı ve memleket haritalarında orman sayılmayan açık renkli alanda kaldığını" ileri sürerek, dava konusu taşınmazın ham toprak vasfı ile Maliye Hazinesi adına tesciline karar verilmesi için usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına ve davacı Hazinenin, dava dilekçesinde taşınmazın eğiminin % 12' den fazla olduğunu ileri sürerek Orman mevzuatı kapsamında taşınmazın orman olduğu iddiasında bulunmuş olmasına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı