Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/4340 E., 2025/4572 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4340 E., 2025/4572 K. (16.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4340
Karar No
2025/4572
Karar Tarihi
16.06.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/4340 E. , 2025/4572 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2291 E., 2024/512 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/330 E., 2022/283 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasında yapılan yargılama sonunda Diyarbakır Kadastro Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararına karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı ...'ın Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) göre yapılan kadastro tespiti çalışmasında, dava konusu Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 236 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 12.03.2019 tarihinde, susuz tarla niteliği ile senetsizden davalı adına tespit gördüğü, askı ilanının 31.12.2019 ila 29.01.2020 tarihleri arasında yapıldığı, davanın 28.01.2020 tarihinde, askı ilan süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde, Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 236 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili yapılan kadastro tespitinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, davalının dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetliği, kullanımının bulunmadığını, dava konusu yerin orman vasfı olma ihtimalininde mevcut olduğunu, bu nedenle yapılan tespitin iptali ile Hazine adına (taşınmaz hangi vasıfta ise (Orman, Ham Toprak, Hali Arazi) tapuya kayıt ve tescilini istemiş; davalı davanın reddini savunmuştur. Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın 4342 sayılı Mera Kanunu kapsamında olan Devletin hüküm ve tasarrufu altında olması gereken yerlerden mera vasfında olduğu sonucuna ulaşılmış olup olağanüstü zamanaşımı yoluyla kazanmaya ilişkin 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddelerinin meralar hakkında uygulanamayacağı, meraların özel mülkiyete geçirilemeyeceği, zamanaşımı hükümlerinin uygulanamayacağı ve amacı dışında kullanılamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, Diyarbakır ili ... ilçesi ... Mahallesi 236 ada 2 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Mera Özel Siciline yazdırılmasına karar verilmiş, kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu taşınmazın hava fotoğraflarının stereoskopik incelenmesine dayalı jeodezi bilirkişi raporundan; 2002 ve 2011 yıllarında dış sınırlarının yığma taşlarla belirgin ve kullanım emareleri mevcut ise de zirai faaliyete konu olmadığı, ziraat bilirkişi raporundan; belirgin sınırlarının bulunmadığı, üzerinde çayır, mera bitkilerinin olduğu, keşif günü de fotoğraflarda görüldüğü üzere koyun otlatıldığı, komşusu 236 ada 14 sayılı mera parseliyle aynı özelliklerde olup, bütünlük oluşturduğu, üzerindeki bitki örtüsünün dahi bahsi geçen parselle aynı olduğu, tipik güneydoğu anadolu mera özelliğinde olduğu, imar-ihya çalışmalarının yapılmadığı, yoğun taşlık, kısmen kaya şeklinde büyük taşlarla kaplı olduğu, makineli tarım kullanılarak ekim, dikim ve sürüm işlemlerinin yapılmadığı, üzerindeki taşlar sebebiyle makineli tarıma uygun da olmadığı, çevresiyle belirli sınırı olmayıp, mera vasfında olduğu, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli ve elverişli olduğu, gerçekleştirilen keşifte "taş duvarla çevrilmiş haricindeki dava konusu taşınmazın çevresindeki yerler eskiden beridir ... köylüleri tarafından hayvan otlatmak suretiyle kullanılır" şeklindeki beyan da nazara alındığında; neticede Mahkemece varılan sonucun isabetli olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından davalının yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 3402 sayılı Kanun'un 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 89214b2baa6f5cfc 35f4f3a0632e9f41

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı