Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/3884 E., 2025/4447 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3884 E., 2025/4447 K. (03.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3884
Karar No
2025/4447
Karar Tarihi
03.06.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/3884 E. , 2025/4447 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1588 E., 2023/352 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/371 E., 2021/78 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ve tenkis davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin niteliği ve dava değeri itibarıyla 27.05.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiş olup, duruşma için tayin edilen günde temyiz eden davacılar ... ve müşterekleri vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... ...'un katılımıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 03.06.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Kadastro sırasında; İstanbul ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 506 ada 233 parsel sayılı 345,86 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu, üzerindeki iki katlı ve tek katlı ev ve taşınmazın ...'a ait olduğu yazılarak Hazine adına tespit ve 12.08.2010 tarihinde tescil edilmiş, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanuna dayalı olarak yapılan satış nedeniyle 02.08.2016 tarihinde davalı ... adına tapu kaydı oluşmuştur. 2. Davacılar vekili; 13.09.2016 yılında vefat eden muris ... ...'ın yasal mirasçılarının müvekkilleri, davalı ve dava dışı ... ... olduğunu; 506 ada 233 parsel sayılı taşınmazda muris adına tapu tahsis belgesi var iken murisin verdiği muvafakatname ile anılan taşınmazın Hazineden davalı adına tescilinin sağlandığını, muris muvazaası koşullarının bulunduğunu ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tescilini, olmazsa tenkise karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu taşınmazla ilgili olarak müvekkiline karşı davacılardan ...'ın açtığı ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2013/613 Esas, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/338 Esas sayılı davaların retle sonuçlandığını, kesin hüküm nedeniyle davanın reddi gerektiğini, devir ve satın alan iyi niyetli malik olduğunu, taşınmazın tapusuz olduğunu, tapusuz taşınmazlarda muris muvazaasına dayalı olarak tapu iptali ve tescil davasının açılamayacağını, murisin davaya konu taşınmazın zilyetliğini bakım ve gözetim karşılığında verdiğini, saklı payı ihlal kastı bulunmadığını, tenkis durumunda muris ile ilgili yaptığı giderlerin mahsubu gerektiğini savunmuş, davacının taleplerinin reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 506 ada 233 parselde kayıtlı taşınmaza ait tapu tahsis belgesinin ... ... adına düzenlendiği, 2/B Kanunu kapsamında, tapu tahsis belgesine dayalı Hazine tarafından yapılan satış esnasında muris ... ...'ın oğlu olan mirasçılardan davalı ...'a muvafakatname verdiği ve ...'ın taşınmazın kullanıcısı olarak kayıt edildiği ve 02.08.2016 tarihinde taşınmazı 6292 sayılı Kanun kapsamında Hazineden satın aldığı, dava dosyası kapsamında her ne kadar davacıların davalı adına tescil edilen taşınmazın tapu kaydının iptalini talep ettiği görülse de 2/B den çıkma olan taşınmazın bizzat kullanıcısı olan davalı adına tescil edilmek suretiyle satış gördüğü yerleşik Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemesi içtihatları gereğince 2/B kaynaklı taşınmazların satış görmesinden sonra bu satışın tarihinin önemi olmaksızın tapu iptali ve tescil, kullanım şerhinin düzeltilmesi gibi davalara artık devam edilmesinin mümkün olmadığı, davaya konu olan taşınmazın da 02.08.2016 tarihinde satış görmesi nedeniyle tapu iptali ve tescil talebinin dinlenme olanağı bulunmaması nedeniyle tapu iptali tescili talebi yönünden bu davanın reddi gerektiği, tenkis talebi bakımından yapılan değerlendirmede ise, tenkis (indirim) davası, miras bırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlararası kazandırmalarının (teberruların) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) davalardan olduğu, tenkis davası ile ilgili hükümler 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 560. ila 571. maddeleri arasında düzenlenmiş olup, tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul; miras bırakanın ölüme bağlı veya sağlararası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olması gerektiği, somut olayda, murisin terekesindeki malvarlığından davalıya yapılan temlik bulunmadığı, murisin sadece Noterlik'te davalı adına muvafatname düzenlendiği, taşınmazın asıl malikinin davalı olduğu bu nedenle murisin onay işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarının zedelendiğinden söylenemeyeceğinden, 4721 sayılı Kanun'un 560. ila 571. maddeleri arasında düzenlenen tenkis koşullarının da oluşmadığı gerekçesiyle davacıların tapu iptali tescil ve tenkis taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuş, dilekçesinde özetle; Mahkemece, sözlü yargılamaya geçileceği bildirilmeksizin doğrudan karar verilmiş olmasının, davalı taraf vekili lehine miras hisseleri dikkate alınmaksızın, her bir davacının vekalet ücretinin tamamından sorumlu olacağı şekilde hüküm kurulmuş olmasının, uzun yıllar süren yargılama ve işlemler nedeniyle müvekkillerinin mağduriyetine sebebiyet verilmiş olmasının, kesinleşmemiş ve somut dava dosyası uyuşmazlık ile benzerlik arz etmeyen Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu; muvafakatname verme işleminin muris muvazaası teşkil ettiği, gerçekleştirilen işlemin satış değil bağış olduğu bu suretle saklı pay sahiplerinin haklarının zedelenmiş olduğu gözetilmeksizin verilen ret kararının kanuna aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazın, müvekkilleri ve davalının çocukluklarını geçirdikleri aslında müvekkili ... tarafından kullanılan ve ilk katı ... tarafından inşa edilen bir yer olmasına rağmen, muris ... tarafından kendi üzerine tapu tahsis belgesi tanzim ettirilen bir yer olduğunu, bu durumun davalının da kabulünde olduğunu; murisin alım gücü olmasına rağmen davalı ...'a muvafakat verdiğini, hatta ...'ın söz konusu 2/B bedelini ödeyebilecek maddi gücü olmaması sebebiyle söz konusu bedeli bile murisin kendisinin verdiğini, bu durumun mirasçılardan dava dışı ...'in dilekçe ekinde ibraz ettikleri beyanı ile sabit olduğunu; anılan mirasçının beyanı ile gerçekleştirilen işlemin murisin gerçek iradesine uygun olmadığının ortaya çıktığını; murisin dava konusu taşınmaz üzerindeki hak sahipliği de tereke kapsamında kabul edilmesi gereken bir malvarlığı değeri olup, söz konusu hakkın devredilmemiş olması halinde davalının taşınmaz üzerinde mülkiyet hakkı da oluşmayacağını; bugünkü taşınmaz bedeli ile davalı tarafın Hazineye ödediği bedel arasında fahiş fiyat farkı (yaklaşık 2 milyon Türk Lirası) bulunduğunu, davalının müvekkillerinin anayasal hakkı olan miras haklarını ihlal etmek suretiyle kendi lehine ciddi oranda zenginleşmiş bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve Kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuş, temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık 6292 sayılı Kanun kapsamında muvafakatnameye dayayalı olarak davalı adına tapudan satışı yapılan taşınmaz hakkında muvazaa iddiasına dayalı olarak tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 28.000,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine, 179,90 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 435,50 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı