8. Hukuk Dairesi 2022/5733 E. , 2025/4438 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/19 E., 2019/79 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazinenin davasının reddine, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) itirazının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili ve davacı TİGEM vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, Kahramanmaraş ile ... ilçesi ... Mahallesi 237 parsel sayılı 8.020.750 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu ve vergi kayıtları ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar ... ve arkadaşları adına tespit edildikten sonra, Hazinenin taşınmazda kayıt miktar fazlalığı bulunduğuna dair itirazı nedeni ile komisyonca tutanak ve ekleri yetkisizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Davacı ... ... tarafından, davalı ... ... aleyhinde, Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan elatmanın önlenmesi davası ile davacılar ... ve ... ... tarafından, ... ... aleyhine Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan hisseye vaki elatmanın önlenmesi davaları ile diğer bir kısım gerçek kişilerin TİGEM aleyhinde açtıkları tapu iptali ve elatmanın önlenmesi davaları ve tespitten sonra Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmekte olan davacı Hazine tarafından tapu kaydına dayanılarak ... oğlu ... ... ve arkadaşları aleyhinde açılan elatmanın önlenmesi davası, görevsizlik kararı ile Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Davacı ... ..., Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazın adına tescilini talep etmiş ve bu dava dosyası aktarılan dava dosyaları ile birleştirilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, dava ve temyize konu bölümler yönünden hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "Dosya içeriğine, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, ... ...’in kayıt miktar fazlası üzerinde herhangi bir zilyetliğinin bulunmamasına, diğer davacı ve davalı gerçek kişiler adına tescil edilen bölümler üzerinde tespit tarihinden önce 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesine göre kazandırıcı süreye ulaşan bağımsız zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunun yerinde yapılan keşif, uygulama, yerel bilirkişi ve tanık sözleri, fen ve uzman bilirkişilerin krokileri ile saptanmasına göre sair temyiz itirazlarının yerinde olmadığı açıklandıktan sonra, düzenli sicil oluşturmakla görevli Kadastro Hakimi hak sahiplerini ve pay oranlarını hüküm yerinde göstermekle yükümlü olduğu halde hükme esas alınan fen bilirkişileri ... ... ve ... ... tarafından düzenlenen 28.5.1990 tarihli krokide 3, 4, 16, 17, 78/b, 168, 217 özel parsel numarası ile işaretli bölümler hakkında sicil oluşturmaya esas olacak olumlu yada olumsuz bir karar verilmemiş olmasının isabetsizliğine ..." değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "... tespite dayanak tapu kaydının sınırları itibariyle gayrisabit hudutlu olduğu, tapu kaydının miktar itibariyle kapsadığı alan dışında kalan yerlerin ise zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu, dolayısı ile dayanak tapu kaydının kayıt miktarı kadar olan kısmının bilirkişi raporunda da belirttiği gibi tapu maliklerine diğer kısımların ise zilliyetlikle kazanılabilecek yerlerden olduğu ve zilliyetlik koşulları oluştuğundan zilliyetleri adına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiği yolundaki ... (Kapatılan) Kadastro Mahkemesi hükmünün Yargıtay 17. Hukuk dairesi tarafından 3, 4, 16, 17, 78/B, 168 ve 217 numaralı bölümler yönünden bozulmasına karar verilen hükmü doğrultusunda, anılan bozma nedenleri ile ilgili araştırma yapıldığı, ... (Kapatılan) Kadastro Mahkemesinin 1966/149 esas sayılı dosyasında verilen karara dayanak 28/05/1990 tarihli Fen bilirkişi raporunda, ilgili parsel malikleri (mirasçıları) tespit edilerek, bozma ilamı doğrultusunda hüküm kurulması gerektiği ..." gerekçesiyle davacı Tigem'in itirazının reddine, davacı Hazine'nin davasının kısmen kabulüne, fen bilirkişilerinin 28.05.1990 tarihli raporlarında belirttikleri 237 nolu parselde bilirkişilerin dava konusu (3) nolu yerin ..., ..., ... ve ... adlarına 1/4’er hisseler oranında hüküm yerinde gösterilen mirasçıları adlarına, (4) nolu yerin ... oğlu ..., (2/6), ... Çocukları ..., ..., ..., ... ... (2/6), ... Oğlu ... ve ... oğlu ... (2/6) adlarına hisseleri oranında hüküm yerinde gösterilen mirasçıları adlarına, (16) nolu yerin ... oğlu ... ve ... Oğlu ... ½ adlarına hisseleri oranında hüküm yerinde gösterilen mirasçılar adlarına, (17) nolu yerin ... oğlu ... ...'ın hüküm yerinde gösterilen mirasçıları adlarına ½ ve ... ½ adlarına hisseleri oranında, (78-b) nolu yerin ... Oğlu ... ve ... oğlu ... ... adlarına ½’şer hisseler oranında hüküm yerinde gösterilen mirasçılar adlarına, (168) nolu yerin ... oğlu ... ... ve ... oğlu ... ... adlarına ½’şer hisseler oranında hüküm yerinde gösterilen mirasçılar adlarına, (217) nolu yerin ... Oğlu ... hüküm yerinde gösterilen mirasçıları adlarına 5/10 hisse, ... oğlu ... 1/10 hisse ve ... oğlu ... adına 4/10 hisse ile tesciline, karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili ve davacı TİGEM vekili tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bu karar usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; dava konusu taşınmazın 3,4,16,17,78/B, 168 ve 217 numaralı bölümlerine ilişkin hükümde, davalılar ve diğer mirasçılar adlarına ayrı ayrı hangi paylar oranında tescil kararı verildiği belirtilmemiş, sadece T.C. kimlik numaralarının yazılması ile yetinilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1. maddesinde belirtildiği üzere kadastro mahkemesi hakimi, hükmün infazında tereddüt oluşturmayacak şekilde, infazı kabil bir karar vermek zorunda olduğuna göre, mirasçıları adlarına tescil kararı verilen murislerin varsa güncel veraset ilamı dosyaya getirtilmeli, yoksa 3402 Kadastro Kanunu'nun 25/1. maddesi çerçevesinde murislerin veraset ilamı Kadastro Mahkemesi hakimi tarafından düzenlenmeli ve lehine tescil kararı verilen kişilerin isimleri ve payları kararda açıkça gösterilmelidir. Öte yandan; İlk Derece Mahkemesince, hüküm fıkrasında, 17 numaralı bölüm yönünden T.C. kimlik numarası belirtilmeksizin 1/2 payının ... adına tescil edilmesine karar verilmiştir. Dosyada yapılan incelemede, 19.12.1950 tarihinde vefat eden ... ve ... oğlu ... mirasçıları ile ... ve ... oğlu ...' ün (sağ) davada taraf olarak yer aldığı anlaşılmakta olup, hüküm yerinde hangi ... adına tescil kararı verildiği belirtilmediğinden infazda tereddüt hasıl olmuştur. Bu durum karşısında; İlk Derece Mahkemesince, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesine aykırı şekilde hüküm tesis edilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gibi, kabule göre de; davaya konu taşınmazın tamamı hakkında açık bölüm kalmayacak şekilde karar verilmesi gerekirken 28.05.1990 tarihli fen bilirkişi raporunda 359 ve 360 numara ile gösterilen bölümler yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması ve UYAP sistemi üzerinde ve fen bilirkişi raporuna ek kroki üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 359 numaralı bölüme isabet eden kısımda toplulaştırma çalışması yapıldığı anlaşıldığı halde, bu hususın da göz önünde bulundurulmaması isabetsiz olduğundan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı HUMK'nun 428 inci maddesi gereğince BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5733 E., 2025/4438 K. (03.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5733
- Karar No
- 2025/4438
- Karar Tarihi
- 03.06.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/415 E., 2025/4434 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5335 E., 2025/4435 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1439 E., 2025/4436 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3884 E., 2025/4447 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2082 E., 2025/4448 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2014 E., 2025/4450 K. 03.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı