8. Hukuk Dairesi 2023/1439 E. , 2025/4436 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/54 E., 2022/43 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı Hazinenin davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 384 parsel sayılı 35.100 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı, vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adlarına tespit edildikten sonra, 16.08.1994 tarihinde tapuya tescil edilmiş, bilahare satın alma nedeniyle ... adına tapuda kayden intikal etmiştir. İtirazı kadastro komisyonunda reddedilen Hazine dava dilekçesinde; tapu kayıt miktar fazlasının adına tescilini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin verdiği önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede idarece belirlenmiş olan kıyı kenar çizgisinin ilanen veya bizzat tebliğine dair dosyada belge bulunmadığı gibi, kıyı kenar çizgisinin belirlenmesine dair işlemin idari yargı yerinde dava edilmeyerek kesinleşip kesinleşmediğinin de anlaşılamadığı, bu itibarla bu işlemin tarafları bağlayıcı niteliğinin de olmadığı açıklanarak; Mahkemece, 13.03.1972 tarihli ve 7/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanan kıyı şeridinin nasıl tespit edileceğine dair kural ve yöntemler ile 17.04.1990 tarih, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 4. maddesindeki tanımlar ve 9. maddesi hükmü gözönünde tutularak kıyı kenar çizgisinin saptanmasının gerektiği, İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporları doğrultusunda çekişmeli taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kalmadığı gerekçesi ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de, tek jeolog bilirkişi marifetiyle yapılan sözkonusu araştırma 3621 sayılı Kanun'un 9/2. maddesine uygun bulunmadığı açıklanarak, doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, anılan kanun maddesi uyarınca bu işlerde uzman olan üç jeolog veya jeomorfoloji mühendisi, iki uzman ziraat mühendisi ve harita mühendisinden oluşturulacak beş kişilik uzman bilirkişi kurulu huzuruyla keşif icra edilerek taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalıp kalmadığı usulünce tespit edilmesi, öte yandan dayanak tapu kayıt uygulaması yapılması, taşınmazın tümünün yada bir bölümünün tapu kaydının kapsamında ve az yukarıda vurgulanan tarih ve sayısı belirtilen İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca taşınmazın tümü ya da bir bölümünün 'Marmara Denizinin' etki alanında kalmadığı ya da kumluk niteliğinde bulunmadığı saptandığı takdirde, tapu kaydının güney sınırı “deniz” okuduğuna göre bu sınır itibariyle gayrisabit sınırlı olduğu kabul edilerek miktar fazlası bölüm yönünden yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılması ve bu doğrultuda, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgi alınması; uzman bilirkişilerden keşfi izlemeye, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınması; ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın tarımsal niteliğini bildirir, taşınmazın farklı nitelikteki bölümleri ve komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde, toprak yapısını, eğimini, bitki desenini, zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetlik var ise zilyetliğin şeklini ve süresini bildiren, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, somut verilere ve bilimsel esaslara dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması ve bu raporda miktar fazlası taşınmaz bölümünün kumluk olup olmadığının, zilyetlik yoluyla edinilebilecek yerlerden olup olmadığının belirlenmesinin istenilmesi ve bundan sonra toprak doldurmak suretiyle kumluk taşlık ve alanların tarım alanına dönüştürülmesinin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 17. maddesi anlamında imar-ihya sayılmayacağı da gözönünde bulundurulmak suretiyle toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "dava konusu taşınmazın kadastro tespit tutanağına dayanak yapılan tapu kaydı ve vergi kaydının miktarı itibariyle kapsamında kaldığı, kayıt miktar fazlası bölüm yönünden ise davalılar lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, hükme dayanak yapılan bilirkişi kurulu ek rapordaki kroki 2'de (C) harfi ile gösterilen 91,25 m²lik kısmın ise kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu eski 384 yeni 140 ada 70 parsel sayılı taşınmaz ile ilgili olarak yapılan kadastro tespitinin iptaline, dava konusu taşınmazın bilirkişiler tarafından düzenlenen ek rapordaki kroki 2'de (C) harfi ile gösterilen 91,25 m²lik kısımda gösterilen ve kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan yerin 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/C maddesi uyarınca kıyıya terki ile tescil harici bırakılmasına, (C) harfli 91,25 m²lik kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan yer çıkarıldıktan sonra geriye kalan ve bilirkişiler tarafından düzenlenen ek rapordaki kroki 2'de (D) harfi ile gösterilen 22.600 m²lik kısım, (A) harfli 4,631,80 m²lik kısım ve (B) harfli 7.400,00 m²lik kısım olmak üzere toplam 34.631,80 metrekarenin 140 ada 70 parselde kalmak suretiyle tarla niteliği ile tamamı ... mirasçıları adlarına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı Hazine vekilinin temyiz isteminin reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7f45f89068af6528 cb5047a12caeb15f
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1439 E., 2025/4436 K. (03.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1439
- Karar No
- 2025/4436
- Karar Tarihi
- 03.06.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5701 E., 2025/4432 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/415 E., 2025/4434 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5335 E., 2025/4435 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5733 E., 2025/4438 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3884 E., 2025/4447 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2082 E., 2025/4448 K. 03.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı