8. Hukuk Dairesi 2024/2082 E. , 2025/4448 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/443 E., 2024/133 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 25. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/420 E., 2021/377 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin niteliği ve dava değeri itibarıyla 27.05.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiş olup, duruşma için tayin edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Av. ...'nun katılımıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 03.06.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 83 ada 30 parsel sayılı 383,03 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesinde; orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu ve ... oğlu ...'un bahçe ve kargir bina olarak kullanımında bulunduğu belirtilerek Hazine adına tespit ve tescil edilmiş, 28.10.2016 tarihinde 6292 sayılı yasaya dayalı olarak yapılan satış işlemi nedeniyle 11603/38903 payı ... oğlu ..., 27300/38903 payı ... adına tescil edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi ...'un 02.08.2017 tarihinde vefat ettiğini, vefat etmeden evvel kendisine ait 83 ada 30 parsel sayılı 389,03 m² yüzölçümündeki taşınmaza ilişkin ... ile sözlü olarak anlaştığını, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığı inancıyla ... 8. Noterliğinin 24.04.2015 tarih 06420 yevmiye numaralı muvafakatnamenin düzenlenmesine rıza gösterdiğini, aralarındaki dostluk adına da kendisine güvenmesi nedeniyle murisin iyiniyetini suistimal ederek hile ve aldatma yolu ile söz konusu muvafakatnamenin düzenlenmesini sağladığını, murisin okuma yazmamasının olmaması nedeniyle geçersiz olan muvafakatnamenin düzenlenmesindeki amacının dava konusu taşınmazın arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılarak değerlendirilmesi olduğunu, ...'nun murisi hile ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını söyleyerek kandırmak ve aldatmak suretiyle aslında söz konusu taşınmazın 273 m² kısmını kendi adına tapuda normal satış gibi göstererek, hile yolu ile kendi adına tescil ettirdiğini, hile nedeniyle kesin hükümsüz olan satış sözleşmesi neticesinde tapuya tescilinden sonra davalı ... tarafından murise veya yasal mirasçılarına herhangi bir ödemenin yapılmadığını, murisin yapı itibariyle yaptığı tasarruflar ile ilgili eş ve çocuklarına çok fazla bilgi vermediğini, murisin vefat etmesi üzerine vergi dairesine ve belediyeye müracaat etmeleri sonucu yolsuz tescil işleminden haberdar olduklarını belirterek 83 ada 30 parsel numarasında kayıtlı 389,03 m² yüzölçümündeki taşınmazın hile ve yolsuz tescil sebebi ile davalı taraf adına kayıtlı 273,00 m² kısmına ilişkin tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın, 6292 Sayılı Kanun kapsamında idarece orman vasfından çıkarılarak Hazine adına kayıt edilen bir taşınmaz olduğunu, söz konusu taşınmazın "öncelikli satın alma hakkı sahibi"nin ilgili kanun uyarınca davacılar murisi ... olduğunu, ancak ...'in öncelikli satın alma hakkı sahibi olduğu toplam 389,03 m²'lik taşınmazın %70'i olan 273 m² kısmına ait "öncelikli satın alma hakkını 6292 sayılı Kanun uyarınca ... 8. Noterliği tarafından düzenlenen 24.04.2015 tarihli 06420 yevmiye numaralı "muvafakatname" ile müvekkili ...'na devredildiğini, diğer bir ifadeyle Muris ...'un, davacıların iddialarının aksine taşınmaz devretmediğini ve satış sözleşmesi imzalamadığını, murisin sadece taşınmazı satın alma hakkını devir ettiğini, muris ...'un, noterde yaptığı bu işlemden 3 gün sonra yani 27.04.2015 tarihinde de muvafakatnameye uygun dilekçesi ile Milli Emlak Daire Başkanlığı'na başvuru yaptığını ve Milli Emlak Daire Başkanlığı ile sözleşme imzaladığını, müvekkili ...'nun, davacılar murisi ... ile birlikte 6292 Sayılı Kanun kapsamında öncelikli satın alma hakkına sahip olduğunu ve buna istinaden taşınmazın kendilerine satışını ve tapu sicilinde kendi adlarına tescil edilmesi için gerekli işlemlerin yapılmasını talep ettiklerini, hem müvekkili hem de davacıların murisi ... adına ayrı ayrı olmak üzere "Doğrudan Satış Hak Sahipliği Belgesi" düzenleyerek ... Tapu Müdürlüğüne bildirdiklerini ve tescilin gerçekleşmesini sağladıklarını, müvekkili, satın alma hakkının kendisine devrine karşılık olarak idarece taşınmaza biçilen satış bedelinin hem kendi satın aldığı %70 kısmının hem de ...'un satın aldığı %30 kısmının peşinatının tamamı ile şimdiye kadar muaccel olmuş taksitlerinin tamamını Milli Emlak'a ödediklerini ve müeccel taksitleri de ödemeye devam ettiklerini, bu şekilde davacıların murisi ...'un, Milli Emlak Daire Başkanlığı'nca taşınmaza biçilen değerin tamamını müvekkili ...'na ödeterek hiçbir bedel ödemeksizin 116,03 m² taşınmaz sahibi olduklarını," Muris'in noterde yapılan işleminin hukuki mahiyetini, içeriğini, amacını bildiğini, iradesine uygun olduğunu ortaya koyduğunu, müvekkili ile davacıların Murisi arasında dostluk-arkadaşlık-yakın ilişki olduğu iddiasınında gerçek dışı olduğunu, tanışıklıklarının dava konusu işlem sebebiyle gerçekleştiğini ve dava konusu taşınmazın satın alınmasına dair hakkın devri ile ilgili olmak üzere sadece 3 kez bir araya gelindiğini, izah edilen nedenlerle; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve kötüniyetli davanın öncelikle usule ilişkin talepleriyönünden, olmadığı takdirde ise esasa ilişkin itirazları dikkate alınarak reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; Hazine tarafından 6292 sayılı Kanun hükümlerine göre davalıya yapılan satış işleminin idari işlem niteliğinde olduğu, bahsi geçen idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilmediği, farklı deyişle tapu kaydının dayanağı olan idari işlemin hukuki geçerliliğini koruduğu ve tapu iptali ve tescil davasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili istinaf talebinde bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince; davanın tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğu, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 sayılı Kanun uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazine ile şerh sahiplerine yöneltilerek açılmasının gerektiği, taşınmazın Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra şerhe yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmadığı, somut olayda, dava konusu taşınmazın tesis kadastrosu sağlanarak Hazine adına tapuya tescil edildiği, davalı ile dava dışı Emlak Müdürlüğü arasında 24.05.2015 tarihli muvafakatnameye dayanarak sözleşme imzalandığı ve dava konusu taşınmazın 273 m² kısmının 28.10.2016 tarihinde davalıya satılarak tapuya şerh verildiği, davacıların eldeki davayı 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan satış işleminden sonra 01.11.2017 tarihinde açtıkları, idarî işlemlerin iptali taleplerinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usûlü Kanununa göre idarî yargı yerlerine yapılıp karara bağlanacağı, Hazine tarafından 6292 sayılı Kanun hükümlerine göre davalıya yapılan satış işleminin idari işlem niteliğinde olduğu, bahsi geçen idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilmediği, farklı deyişle tapu kaydının dayanağı olan idari işlemin hukuki geçerliliğini koruduğu ve tapu iptali ve tescil davasının dinlenemeyeceği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, davacılar vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle temyiz talebinde bulunmuştur. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 28.000,00 TL avukatlık ücretinin davacılardan alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalıya verilmesine, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 3302ffb67a77453b 4dc2579aefd0aeb8
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2082 E., 2025/4448 K. (03.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2082
- Karar No
- 2025/4448
- Karar Tarihi
- 03.06.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/1439 E., 2025/4436 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5733 E., 2025/4438 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3884 E., 2025/4447 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/2014 E., 2025/4450 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1747 E., 2025/4452 K. 03.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2087 E., 2025/4454 K. 03.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı