Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/3728 E., 2025/4587 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3728 E., 2025/4587 K. (16.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3728
Karar No
2025/4587
Karar Tarihi
16.06.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/3728 E. , 2025/4587 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1875 E., 2024/297 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/48 E., 2022/4 K. Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili, dava dilekçesinde; Çorum ili ... ilçesi ... köyünde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8. maddesi doğrultusunda kadastro çalışmaları yapıldığını, yapılan çalışmaların 02.02.2016-02.03.2016 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığını, bu çalışma sırasında dava konusu 191 ada 7 parsel sayılı taşınmazın davalı adına tespit edildiğini, dava konusu taşınmazın evveliyatı itibarıyla orman olduğunu, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediğini belirterek, tespitin iptali ile taşınmazın Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesinde düzenlenen yasal koşulların davalı lehine oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hükmün, davacı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, çekişmeli taşınmazın komşusu dava dışı 191 ada 2 parsel (eski 2732 parsel) sayılı taşınmazın mera niteliği ile özel sicilinde kayıtlı olduğu ve bu hali ile çekişmeli taşınmazın içinde bulunduğu adanın mera niteliği ile kayıtlı bulunan taşınmaza komşu olduğu, eldeki davada davacının Hazine olup dava dilekçesinde dava konusu taşınmazın zilyetlikle kazanmaya elverişli olmayan yer iddiasında bulunduğu ve iddianın niteliği gözetildiğinde mera araştırması yapılması gerektiği anlaşılmasına rağmen mahkemece usulüne uygun şekilde kadim mera araştırması yapılmadığı, hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporlarında taşınmazın kullanım durumu, ne kadar süredir işlendiği hususlarının değerlendirilmediği gerekçeleriyle, eksik inceleme ve araştırma nedeniyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda, orman ve jeodezi bilirkişileri müşterek raporunda yapılan stereoskopik incelemede, dava konusu taşınmazın en eski tarihli hava fotoğrafı olan 1956 tarihli hava fotoğrafında sabit bir sınır yapısının olmadığının, üzerinde dağınık vaziyette ağaçlar bulunmakla birlikte tarımsal amaçlı kullanım tespit edilemediğinin belirtildiği, 1960 tarihli hava fotoğrafında da durumda bir değişiklik izlenmediği, yine 1990 ve 2005 tarihli hava fotoğraflarında ve 2013 tarihli ortofoto görüntüsünde taşınmazda tarla kullanımı bulunmadığının tespit edildiği, buna göre yerel bilirkişilerin taşınmazın kadimden beri tarla olarak kullanıldığına ilişkin beyanlarının doğru olmadığı, diğer taraftan taşınmaz üzerinde bulunan havuz, depo ve evin 15 yıllık olduğu, ziraat bilirkişi heyeti raporunda, taşınmaz üzerinde 50 yaşlarında 2 adet kavak ve 1 adet ceviz, 40 yaşlarında birer adet elma, kiraz, armut, eyvaz ağacından başkaca 20 yaşını aşan ağaç bulunmadığı, 7 adet ağacın 1,5 dönümlük araziye dikilmiş olmasının araziye meyvelik vasfını kazandırmayacağı, ekonomik amaca uygun zilyetlik olgusuna da uygun düşmeyeceği, özellikle yapılan son keşifte tespit bilirkişisinin taşınmaz üzerinde ev ve deponun olduğu yerde önceden dikenlik ve yabani ağaçlar olduğunu beyan etmiş olduğu, bu durumun hava fotoğraflarıyla tespit edilen duruma uygun düştüğü, davalının taşınmaz üzerinde herhangi bir şekilde ekonomik amaca uygun zilyetliğinin bulunmadığı, dava dışı 2010 yılında tahsisli mera haline getirilen yere dikilen ağaçları kimin diktiğini bilmediğini beyan ettiği, tahsisli mera olan yerin önceden her iki köy aslında tek köy olduğu için her iki köyün hayvanlarının da otlatıldığı bir yer olduğunu, bahçe olduğunu beyan ettikleri kısmın öncesinin mera olup olmadığını bilmediğini, ...'nin taşınmaza yakın bir yerde eski bir evinin olduğunu, orada yaşadığını, sonradan buraya bilmediği bir tarihte o veya oğlu olan ... tarafından ağaçların dikildiğini beyan ettiği, diğer taraftan komşu köyden temin edilen mahalli bilirkişinin de gerek 191 ada, 2 parsel sayılı mera vasıflı taşınmazın ve gerekse dava konusu taşınmazın bulunduğu yerin tamamen mera olduğunu, ...'in ve ...'nın hayvanlarının buralarda otlatıldıklarını, ...'nin halihazırda torunları tarafından kullanılmakta olan ve dava konusu taşınmaza 3-4 parsel uzakta olduğu anlaşılan 70-80 senelik evinin aşağıda olduğunu beyan ettiği, bu çerçevede davalının dava konusu taşınmazla taşınmaza ev yapana değin herhangi bir bağının bulunmadığı, yalnızca babası veya dedesi tarafından dikilmiş 7 adet ağaçtan başkaca bir şey bulunmadığı, dava konusu taşınmazın ilk tesis kadastro paftasında açıkça görüldüğü üzere mera olarak tahsisi yapılan arazi ile birbirlerine sınır oldukları, yol olarak gösterilen kısmın evveliyatında olmadığı, dolayısıyla iki taşınmazın kullanım şeklinde farklılık olması için herhangi bir sebep bulunmadığı, bu nedenle evveliyatından beri iki köy halkının mera olarak kullanımında olan bir arazi olduğu, taşınmazın orman ve jeodezi bilirkişilerinin müşterek raporuna göre orman vasfında olmadığı, 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre meraların zamanaşımıyla, zilyetlik hükümlerine göre kazanımının mümkün olmadığı, taşınmazın iki köy halkının bilinmeyen bir zamandan beri hayvan otlatmasında kullanıldığı, bu kullanımın geçici ve küçük bir alana has olmayıp 191 ada 2 parsel sayılı taşınmazla birlikte düşünüldüğünde meranın belirli bir kısmını oluşturduğu, bu kısımda daha sonra yapılan kullanımların taşınmazın hukuki vasfını değiştirmeyeceği, taşınmazın böylelikle köy orta malı niteliğinde kadim mera olduğu gerekçeleriyle, davanın kabulüne, çekişmeli 191 ada 7 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının iptali ile taşınmazın "mera" vasfıyla Hazine adına özel siciline kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! d0b9cf370c1dea67 9d9592fd4bd4749c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı