Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/3626 E., 2025/4531 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3626 E., 2025/4531 K. (16.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3626
Karar No
2025/4531
Karar Tarihi
16.06.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/3626 E. , 2025/4531 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1 E., 2024/24 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sonucunda, ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı ve 45.549.832,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın bir bölümü hakkında dava açmıştır. Yargılama sırasında ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak davaya katılmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli 1 01... sayılı parselin tapu kaydının kısmen iptaline, (A) harfiyle gösterilen 395,09 metrekare yüzölçümündeki bölümünün bahçe vasfıyla davacı ... ve asli müdahil ...’ün talepleri doğrultusunda miras payları oranında (heri biri için 1/5 oranında) tapuya tesciline, 1 01... sayılı parselin kalan bölümünün orman vasfıyla Hazine adına tesciline, kök muris ...’ın diğer mirasçıları hakkında davaya müdahil olmamaları nedeniyle ileride dava açma haklarının bulunduğu hatırlatılarak karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı ... ve ihbar olunan Orman İdaresi vekili ile davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen karar Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 30.11.2021 tarihli ve 2021/9648 Esas, 2021/11806 Karar sayılı kararıyla bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "...Mahkemece kabul edilen çekişmeli taşınmaz bölümünün orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zilyetlikle iktisap koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki, yörede 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre orman kadastrosu yapıldığından, çekişmeli taşınmaz bölümünün orman sayılan yerlerden olup olmadığı eski tarihli resmi belgeler üzerinde yapılacak inceleme ile belirlenecektir. Mahkemece hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda 1969 tarihli hava fotoğrafında taşınmazın zeytinlik olarak göründüğü, 19 71... tarihli memleket haritasında ise zeytinlikten kaynaklı yeşil renkli alanda kaldığı belirtilmiş ise de, memleket haritasının kadastro paftası ile çakıştırılmış görüntüsünde taşınmaz üzerindeki rumuzun seçilemediği, hava fotoğrafındaki çakıştırmaya göre de taşınmazın sınırdaki tarım arazileri ve geriye kalan orman parseli ile arasında bariz bir farklılık olmadığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporu taşınmazın niteliğini belirlemeye elverişli değildir. Ayrıca, davacı kişinin zilyetlik iddiası yönünden yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile ziraatçi bilirkişinin taşınmazın uzun yıllar önce imar ihya edildiği ve üzerinde 35- 40... incir, 45- 50... ceviz ve 6 zeytin ağacı bulunduğuna dair tespitleri gerçeğin bir görüntüsü olan kadastro tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları ile denetlenmemiş, yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre taşınmazın kök muris ...’dan kaldığı tereddütsüz ise de davacının iddiası doğrultusunda bu yerin kendisine verilip verilmediği hususu yeterince araştırılmamış, komşu parsellere ait tutanak ve dayanakları getirtilerek uygulanmamış, adına tescil kararı verilen kişiler adına aynı çalışma alanında belgesizden edindiği toprak miktarı araştırılmamıştır. Bunun yanında, davacının kardeşi olan ... miras hakkına dayanarak davaya müdahil olmuş ise de, müdahale dilekçesini harçlandırmadığından usulüne uygun olarak davaya katılımının olmadığı düşünülmemiştir...." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, Artvin ili ... ilçesi ... köyü 1 01... nolu parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının kısmen iptali ile; fen bilirkişisi raporunda Ek'de (A) harfi ile kırmızı renkte boyalı olarak gösterilen 395,09 metrekarelik taşınmazın tarla vasfında muris ...'ın mirasçıları adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Ancak; İlk Derece Mahkemesince, mahallinde yapılan keşifte, Mahkeme gözlemi ve alınan raporlara göre; çekişmeli taşınmazın ... Barajı içinde daimi olarak sular altında kaldığı anlaşılmış olup, taşınmazın sular altında kalmasından önce yapılan keşif ve alınan raporlara göre de davacı lehine zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlendiğine göre, dava konusu taşınmazın su altında kaldığı ve bu nitelikteki yerlerin tapu kütüğüne tescilinin mümkün olmadığı göz önüne alınarak, davacı lehine mülkiyetin tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tescil kararı verilmesi isabetsiz ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; Davacı vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının bir numaralı bendinde yer alan "...davacıların miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline" ifadesinin hükümden çıkarılarak, yerine "... davacıların mülkiyet hakkının bulunduğunun tespitine" cümlesinin eklenmesine ve İlk Derece Mahkemesi kararının, bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 95c0976fc5c877f6 281199e69e56ee4d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı