8. Hukuk Dairesi 2024/3381 E. , 2025/4582 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/72 E., 2019/100 K. KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... köyü hudutları dahilinde bulunan 259 ve 260 parsel sayılı taşınmazların 28.11.2000 tarihli mera tahsis raporuna istinaden mera alanı olarak tahsis edildiğini, idarece yapılan tahkikat neticesinde komisyon oluşturulduğunu, 17.05.2012 tarihli inceleme raporunda söz konusu parsellerin, bulunduğu alanlar üzerinde hem fiili durum olarak hem de harita üzerinde yapılan teknik incelemeler neticesinde 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca orman sayılan alanlarda kaldığını, taşınmazların vasfının değiştirilmesi amacıyla yapılan yazışmalardan sonuç alınamadığını belirterek, dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazların orman vasfında oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 259 ve 260 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, 6360 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca davalı köyün tüzel kişiliği kaldırılarak mahalle olarak bağlı olduğu ilçenin belediyesine katılması nedeniyle görülmekte olan davada taraf sıfatı kalmadığı, İlçe ve Büyükşehir Belediyelerinin taraf olması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 13.03.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporunda, toplulaştırma sonucunda dava konusu 260 parselin 101 ada 1 no.lu parsel olduğu, bu yerde konkasör şantiyesinin tesis edildiği, 18.03.2015 tarihli orman bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın dosya üzerinden yapılan incelemesinde eğim, toprak ve bitki örtüsü itibarıyla orman vasfında ve devlet ormanları içinde kaldığı, keşif yapılan alanın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 1. maddesi gereği ilmen ve fennen orman sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği, yine 19.03.2015 havale tarihli zirat bilirkişi raporunda taşınmazın toprak yapsının killi-tınlı, 2-4 eğimde, organik maddece fakir, kök ve tam durumda meşe ağaçlarıyla kaplı olduğu, bitki örtüsü itibarıyla orman vasfında olup devlet ormanları içerisinde kaldığının bildirildiği, mahalli bilirkişilerin de taşınmazın orman olduğunu beyan ettikleri gerekçeleriyle, davanın kabulüne, 21.02.2019 havale tarihli fen bilirkişi raporunda belirtilen Diyarbakır ili ... ilçesi ... köyü eski 259 ve 260 parsellerinin toplulaştırma neticesinde yeni 173/1, 170/1, 170/2, 171/1, 182/15, 213/24, 213/60, 228/2, 231/14, 247/1, 102/1, 172/1, 186/1 no.lu parsellerin içinde kalan kısımlarının tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davacı ... İdaresi tarafından çekişmeli 259 ve 260 parsel sayılı taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu iddiası ile açılan davada, İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra fen bilirkişisinden dava konusu parsellerin toplulaştırma nedeniyle gittiği taşınmazları krokisinde gösterir şekilde 19.02.2019 tarihli ek rapor alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, verilen karar eksik incelemeye dayalı olduğu gibi usul ve kanuna da uygun bulunmamaktadır. Şöyle ki; çekişmeli 259 ve 260 parsel sayılı taşınmazların toplulaştırma işlemine tabi tutulması sonucunda ilk olarak 101 ada 1 parsel, 102 ada 1 parsel, 103 ada 1 parsel, 127 ada 8 parsel sayılı taşınmazlara gittiği, sonrasında bu parsellerin de toplulaştırma işlemine tabi tutulduğu, ancak 12.03.2015 tarihli fen bilirkişi raporunda keşfin yalnızca 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz başında yapıldığının belirtildiği ve rapor ekinde bu parsele ilişkin kroki bulunduğu, diğer parseller yönünden keşifte inceleme yapılıp yapılmadığının anlaşılamadığı, dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede orman kadastro çalışması yapılıp yapılmadığı hususunda dosya kapsamında bilgi bulunmadığı, orman araştırmasının yetersiz olduğu, en eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasının getirtilerek uygulanmadığı, orman bilirkişi raporu ekindeki belgelerin hangi taşınmaz bölümüne ilişkin olduğunun belirlenemediği, yine incelenen memleket haritası yılının raporda belirtilmediği, ziraat bilirkişi raporunun taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini, kullanım durumunu belirlemekten uzak olduğu anlaşılmıştır. Eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamaz. Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılabilmesi için İlk Derece Mahkemesince, öncelikle çekişmeli taşınmazların bulunduğu bölgede orman kadastrosu yapılıp yapılmadığı Orman İdaresinden sorularak yapılmış ise; orman kadastrosuna ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile taşınmazların bulundukları yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örneği dosyaya getirtilmeli, yine yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ve amenajman planı ile komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise Mahkeme karar örnekleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya ikmal edildikten sonra mahallinde, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi bilirkişisi, üç ziraat mühendisi bilirkişisi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, orman sınır noktaları tutanak ve haritalarda yazılı mevki, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli; orman kadastrosu ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeğe çevrilerek, çekişmeli taşınmazların orman kadastro haritasına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde ve aynı ya da yakın orman sınır hatlarında dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilmeli; tutanaklardaki anlatımlar değerlendirilerek tutanaklarla tahdit haritası arasında çelişki bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve çelişki bulunmakta ise çekişmeli parseller yönünden tahdit tutanakları ile haritalar arasındaki çelişki tahdit tutanaklarına değer verilmek suretiyle giderilmelidir. Taşınmazların bulunduğu yerde kesinleşmiş orman tahdit çalışmasının bulunmadığının anlaşılması halinde ise bu kez, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazlar çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazların gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazların niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 17/2 nci maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmelidir. Ayrıca keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, yerel bilirkişiler ve tanıkların sözleri arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişi kurulundan taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor alınmalı ve ayrıca toplulaştırma sonucu oluşan parsellerin Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (TKGM) parsel sorgu uygulaması üzerinden yapılan incelemede çok sayıda parsele ifraz edildiği anlaşılmakla, toplulaştırma ve ifraz işlemleri sonucu oluşan tüm parsellerin krokisinde gösterilmesi istenmeli, tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre infaza elverişli bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3381 E., 2025/4582 K. (16.06.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3381
- Karar No
- 2025/4582
- Karar Tarihi
- 16.06.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4453 E., 2025/4547 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1446 E., 2025/4518 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5453 E., 2025/4593 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3626 E., 2025/4531 K. 16.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5489 E., 2025/3448 K. 05.06.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2492 E., 2025/4500 K. 04.06.2025
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı