Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Haziran 2025 › 2024/2825 E., 2025/4360 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2825 E., 2025/4360 K. (02.06.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2825
Karar No
2025/4360
Karar Tarihi
02.06.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/2825 E. , 2025/4360 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/460 E., 2024/665 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/207 E., 2023/837 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... Mahallesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu 1996-1998 yılları arasında yapılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ilçesi, ... Mahallesi 230 ada 5, 293 ada 29, 306 ada 1, 283 ada 91, 88 ve 122 parsel sayılı taşınmazların tamamının davalı Hazine adına tespit gördüğünü belirterek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; dava konusu taşınmazların yeni ... Gölü Milli Park Sınırları dışında kaldığının tespitinin yapıldığı, 25.10.2021 havale tarihli ziraat bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazların kuru tarım arazisi niteliğinde olduğunu uzun yıllardır toprak işlemesi yapıldığının tespit edildiği, 03.11.2021 havale tarihli orman mühendisi ile jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişilerin ortak raporunda, dava konusu taşınmazların kesinleşen orman kadastrosuna göre 6831 sayılı Kanun'un 1. ve 17/2. maddeleri kapsamında olmadığı, dolayısı ile orman sayılan yer veya orman içi açıklık olmadıkları, orman mevzuatı açısından zilyetliklerine engel bir hususun bulunmadığı, yine incelenen 1956, 1971 ve 1981 yılına ait hava fotoğrafları incelendiğinde dava konusu taşınmazların üzerinde herhangi bir ağaçlık ve çalılık bulunmadığı ve tarımsal amaçlı kullanıldığının tespit edildiği, arkeolog bilirkişi tarafından ibraz edilen raporda, dava konusu 230 ada 5 parsel sayılı taşınmazın üzerinde herhangi bir kültür varlığına rastlanılmadığı, arkeolojik sit alanında olmadığı, 2863 sayılı Kanun'un 11. maddesinin birinci fıkrasında yer alan 5663 sayılı Kanun değişikliği ile 1. grup ve 2. grup tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazların zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceği hükmü dahilinde olmadığı tespit edilmiş, davaya dahil edilen ... oğlu ...'un 15.01.2021 havale tarihli beyan dilekçesinde, dava konusu 230 ada 5 parsel sayılı taşınmaz ile bir ilgisi olmadığını bildirdiği, 4721 sayılı Kanun 713. madde gereğince zilyetlik şartları davacı lehine oluştuğu gerekçeleriyle davanın kabulüne, Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki 230 ada 5 parselde kayıtlı taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline, Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi Gür mevki 293 ada 29 parselde kayıtlı taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair kayıt konulmasına, Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi Karaçayır mevki 306 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair kayıt konulmasına, Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki 283 ada 91 parselde kayıtlı taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair kayıt konulmasına, Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki 283 ada 88 parselde kayıtlı taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair kayıt konulmasına, Konya ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki 283 ada 122 parselde kayıtlı taşınmazın Hazine adına olan tapu kaydının iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline, taşınmazların beyanlar hanesine “Doğal Sit-Nitelikli Doğal Koruma Alanı” olduğuna dair kayıt konulmasına karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporundaki hatalı değerlendirmeye itibar edildiğini, dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu edilememesinin nedeninin 1. derece doğal sit alanında bulunması değil aynı zamanda milli park sahası içinde kalması olduğunu, Mahkeme tarafından bu hususun göz ardı edildiğini eksik ve hatalı değerlendirme yapıldığını, milli park olarak ilan edilmiş olan ... Gölü Milli Parkı sınırları içerisinde kalan taşınmazların zilyetlik yoluyla mülkiyetinin kazanılmasının ve tapuya tescilinin mümkün olmadığını, Cumhurbaşkanlığı kararı ile ... Gölü Milli Park sınırlarının değiştiğini, müvekkili İdarenin yargılama giderleri ve karşı yan vekalet ücretine mahkum edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davanın açılmasında müvekkili İdarenin sebep olmadığını, milli park sınırlarının müvekkili idarenin tasarrufundan bağımsız olarak değiştirildiğini belirterek tüm bu nedenlerle Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ:Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 6befee998614e895 9db3b6a624df701c

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Haziran 2025 kararlarının tamamı