Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2024/2664 E., 2025/4473 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2664 E., 2025/4473 K. (06.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2664
Karar No
2025/4473
Karar Tarihi
06.03.2025
Konu
Tapu, Miras

8. Hukuk Dairesi 2024/2664 E. , 2025/4473 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/151 E., 2024/68 K. KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince verilen kararın, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Bursa ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun Geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışması sırasında, 2870 parsel sayılı 11.402,67 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduğundan söz edilerek malik hanesi açık bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan dava dilekçesine ekli krokide sınırlarını bildirdiği taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, müvekkili lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğunu ileri sürerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713. maddesi hükmüne göre dava konusu taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı ... tarafından 4721 sayılı Kanun 713. madde hükmü doğrultusunda açılmış olan tescil davası, yörede kadastro çalışmalarının başlaması ve çekişmeli taşınmaza tutanak düzenlenmesi nedeniyle Kadastro Mahkemesine devredilmiştir. İlk Derece (Kadastro) Mahkemesince yapılan yargılama sonrasında verilen; " davanın reddine, dava konusu taşınmazın zeytinlik vasfı ile Hazine adına tesciline, taşınmaz üzerinde bulunan zeytin ağaçlarının davacı ...'a ait olduğunun tespit tutanağının beyanlar hanesine şerh verilmesine" dair karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.11.2020 gün ve 2020/8431-5773 sayılı ilamıyla; "yapılan inceleme ve araştırma yetersiz olduğu, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede yapılan tüm orman tahdit çalışmaları araştırılarak ilgili tutanaklar getirtilip dosya içine alınmadığı ve orman bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın bu çalışmalara göre konumunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmediği, bunun yanında 1943 ve 1997 tarihli hava fotoğraflarının incelendiği bilirkişi raporuna denetime elverişli olacak şekilde hava fotoğraflarının eklenmediği; ayrıca bölgede nazım imar planının onaylandığı tarihten 15-20-25 yıl öncesi en az üç döneme ilişkin üç ayrı hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğünden getirtilerek stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde usulünce inceleme yapılmamış olduğu gibi, taşınmazın önceki niteliğinin ne olduğu, buna göre tespit tarihine kadar 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17. madde koşularının gerçekleşip gerçekleşmediğinin yöntemince araştırılmadığına işaret edilerek, doğru sonuca ulaşabilmek için dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede yapılan tüm orman kadastro çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilan tutanakları ile dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı orman tahdit harita örnekleri; dava konusu taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ile davalı iseler dava dosyaları ile kadastro çalışma paftaları; dava konusu taşınmazın bulunduğu yeri de gösterecek şekilde en eski tarihli ve imar tarihinden 15-20-25 yıl öncesi en az üç döneme ilişkin üç ayrı hava fotoğrafı Harita Genel Müdürlüğünden tarihleri açıkça yazılmak suretiyle istenilerek dosyaya kazandırıldıktan sonra yöntemince orman ve zilyetlik araştırması yapılması, taşınmaz imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise nasıl ve ne şekilde emek ve masraf sarfı ile imar-ihya edildikleri, imar-ihyanın ne zaman tamamlandığı hususlarının açıklığa kavuşturulması ve toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması" gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; " alınan beyanlardan çekişmeli taşınmazın öncesinde tarla olarak kullanıldığı, daha sonra davacının babası tarafından 1983-1985 yıllarında zeytinlik haline getirildiği, çekişmeli yerin miras paylaşımı ile davacıya kaldığı, kesintisiz olarak zilyetliğin devam ettiği, öncesinde çalılık ya da ormanlık gibi bir durumun olmadığının anlaşıldığı; alınan bilirkişi raporlarında ise, dava konusu taşınmazın 1984 yılından sonra tarım alanı olarak kullanıldığı hususunun hava fotoğrafları ile saptandığı, öncesine ait hava fotoğraflarında ise kısmi tarım alanı olarak görüldüğünün belirlendiği, çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu ve 35 yaşlarında zeytin ağacı bulunan kapama zeytin bahçesi niteliğinde olduğunun saptandığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2870 parsel sayılı taşınmazın davacı adına adına tesciline karar verilmiş, hüküm, davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1948 yılında seri bazda yapılan orman tahdidi, 24.09.1988 tarihinde kesinleşen daha önce sınırlaması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu, aplikasyon ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 3302 sayılı Kanun'la Değişik 2/B madde uygulaması bulunmaktadır. Genel arazi kadastrosu 1979 yılında yapılmış, çekişmeli yer çalılık olarak tespit dışı bırakılmıştır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup, davalılar Hazine ve ... vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan sebeplerle; temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığından alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b31d36aca4a7854b 9bdf070d305ab8e7

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı