Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Eylül 2025 › 2024/2571 E., 2025/6056 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2571 E., 2025/6056 K. (30.09.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2571
Karar No
2025/6056
Karar Tarihi
30.09.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/2571 E. , 2025/6056 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/125 E., 2021/157 K. Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, kararın davacılar ... vekili tarafından duruşmalı olarak; davacılar ... ve arkadaşları vekili, ... ve ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin niteliği ve dava değeri itibarıyla 23.09.2025 salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiş olup, duruşma için tayin edilen günde temyiz edenlerden davalı Hazine vekili Avukat ..., davacılardan ... vekili Avukat ... ve ... vekili Avukat ... geldiler. Karşı taraftan ... ve müşterekleri vekili Avukat ...'ın katılımıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 30.09.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1, 2, 3 ve 49 parsel sayılı sırasıyla 263.625.00, 149.750.00, 156.250, 00... .900,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu olduklarından söz edilerek malikhaneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir. Davacılar ... ve ... dava dilekçesinde; tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Hazine adına kayıtlı Şubat 19 62... , 12, 13... sıra numaralı tapu kayıtlarının iptali ile Hazinenin müdahalesinin önlenmesi istemiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmışlardır. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacıların dayandıkları tapu kayıtlarının dava konusu taşınmazları kapsamadığını ve taşınmazların kayıp yitik kişilerden kaldığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan tapu iptali ve tescil ile müdahalenin meni davası, davaya konu olan parseller hakkında tutanak düzenlenmiş olması nedeniyle Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro Mahkemesinde çekişmeli parsel tutanakları ile dava dosyası birleştirilerek ve usule ilişkin Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; "çekişmeli taşınmazların tespitlerine esas olan ve 4753 sayılı Kanun uyarınca Hazine adına oluşan tapu kayıtlarının taşınmazları kapsadığı, davacıların dayandıkları tapu kaydının ise çekişmeli 49 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümünü kapsadığı, davacıların dayandıkları tapu kaydının önceki tarihli olduğu" gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 49 parsel sayılı taşınmazın 29.09.2020 uyap kayıt tarihli fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen 16.547,00 metrekarelik bölümünün hüküm yerinde gösterilen payları oranında ... ve müşterekleri adına; taşınmazın kalan 154.353,00 metrekarelik bölümü ile çekişmeli 1, 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve ... vekilinin dava konusu 1, 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 2. a) Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve ... vekilinin dava konusu 49 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü dışındaki kısma yönelik tüm, taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik davalı Hazine vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b) 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca kadastro Hâkimi doğru, infazı kabil ve infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde karar vermek zorundadır. İlk Derece Mahkemesince, ortak bir payda belirlenerek taşınmaz bölümünün kim adına hangi pay oranında tescil edileceği gösterilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, bu yön göz ardı edilmek suretiyle farklı paydalara göre pay verilmek suretiyle infazda tereddüt doğuracak şekilde tescile karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir. SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; Davacılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve ... vekilinin dava konusu 1, 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu taşınmazlar hakkındaki hükmün ONANMASINA, (2-a) numaralı bentte yazılı nedenlerle davacılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekili, ... ve ... vekilinin dava konusu 49 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümü dışındaki kısma yönelik tüm, taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik davalı Hazine vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle dava konusu 49 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümüne ilişkin hükme yönelik davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yerinde bulunduğundan kabulü ile bu parselin (A) harfi ile gösterilen bölümü hakkındaki hükmün 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 534,70'er TL'nin temyiz eden davacılardan ayrı ayrı alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Eylül 2025 kararlarının tamamı