Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2024/2570 E., 2025/5157 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2570 E., 2025/5157 K. (02.07.2025)

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2570
Karar No
2025/5157
Karar Tarihi
02.07.2025

8. Hukuk Dairesi 2024/2570 E. , 2025/5157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1576 E., 2024/210 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/214 E., 2020/305 K. Taraflar arasında İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen galle alacağı ve galle dağıtım yönteminin tespiti davası sonucunda verilen hükme karşı birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, birleşen dosya davacısı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Asıl dosya dava dilekçesinde; ..... Vakfının galle fazlasına müstahak vakıf evladı olan davacılara vakfın 2011 yılına ait ödenmeyen, 2012 ve 2013 yıllarına ait eksik ödenen galle fazlasının tespit edilerek tahsiline karar verilmesi istenmiştir. Birleşen dosya dava dilekçesinde ise; davacı ...'ın, kardeşleri .... ve .... ile birlikte ".... Vakfının" galleye müstehak vakıf evladı olduğu, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/339 Esas, 2012/397 Karar sayılı ilamıyla asıl dosya davacılarında içinde bulunduğu kişiler hakkında galleye müstehak vakıf evladı olduklarına karar verildiği ve kesinleştiği, ancak dava konusu vakfın galle fazlasının dağıtımında vakıf evlatlığı hususu vakfiyede şart konulduğu, vakıf hissesi sahipleri hayatta iken onların çocuklarının galleye müstehak olmasını engellediği halde ... tarafından galle fazlasının dağıtımında yanlış yapılmakta olduğu iddiasıyla galle fazlası dağıtımına ait şartlardan batın tertibinin ve galle fazlasının hangi niteliklere haiz vakıf evlatları arasında paylaştırılacağının tespiti talep edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; dosyada aldırılan bilirkişi raporları ve kesinleşen Asliye Hukuk Mahkemesi kararları ile kuruluş ve Zeyl vakfiyeleri hep birlikte incelendiğinde; ... tarafından galle fazlasının dağıtımında hata yapılmadığı vakfedenin belirlemiş olduğu gibi vakfın galle fazlasının 7'ye bölünerek vakfiyede ismen belirtilen hak sahiplerine ödenmesinden sonra esas vakfiyede yazılı şartlar çerçevesinde ölenin hissesinin kendi alt soyundan vakıf evladı olanlara pay edilmek suretiyle doğru hesaplama yapıldığı ve aynı soy çizgisinden gelen davacıların hakkının vakfiye şartlarına göre ödendiği asıl dosya davacılarının davalıdan ilave bir alacağı bulunmadığı, birleşen dosyada ki davalı kurumun hatalı uygulama yaptığı iddiasınında yerinde olmadığı davalı kurum tarafından doğru uygulama yapıldığı gerekçesi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Birleşen dosya davacısı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın hukuka uygun olduğu gerekçesi ile birleşen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar karar verilmiştir. Birleşen dosya davacısı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı verdiği temyiz dilekçesinde; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. Temyize konu birleşen dava, davalı ... Müdürlüğünce galle fazlasının dağıtımında yanlış yapılmakta olduğu iddiasıyla galle fazlası dağıtımına ait şartlardan batın tertibinin ve galle fazlasının hangi niteliklere haiz vakıf evlatları arasında paylaştırılacağının tespiti istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 saylı HMK mad. 106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararının bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yarar bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK mad. 114/1-h, 115) . Başka bir deyişle; tespit davası ile istenen hukuki koruma eda davası ile tamamen elde edilebilecekse, o zaman davacının ayrı bir tespit davası açmakta hukuki yararı olamaz. Tespit davalarının dinlenebilmeleri için genel dava koşullarından başka tespit davalarının kendine özgü koşulları olarak nitelendirilen iki özel koşula daha ihtiyaç bulunduğu kabul edilmektedir. Biri hukuki ilişki diğeri hukuki yarar olup, bu da yakın bir tehlikenin var olmasını, tehlikenin zarar meydana getirebilecek nitelikte bulunmasını ve tespit hükmünün bu tehlikeyi ortadan kaldıracak nitelikte olmasını içerir. Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya gelince, dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden, birleşen dosya davacısı ...'ın, kardeşleri .... ve ... ile birlikte "..... Vakfının" galleye müstehak vakıf evladı oldukları ve toplam galle fazlasının 1/7 paya ayrılmasından sonra 1 payın üç kardeş arasında 1/3 oranında dağıtılmakta iken ... ve ....'ın altsoyları olan asıl dosya davacılarının da içinde bulunduğu kişilerin açtıkları dava sonucu .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/339 Esas, 2012/397 Karar sayılı ilamıyla galle fazlasına müstehak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmesi sonrası dava konusu vakfın galle dağıtımında önceki dağıtım usulünden farklı olarak .... Asliye Hukuk Mahkemesi kararındaki davacılara da pay verildiği ve davacıya yapılan ödemede oransal olarak azalma meydana geldiği, açılan dava ile galle dağıtımına dair usul ve yöntemin belirlenmesine yönelik tespit talep edildiği, ancak davacı tarafından galle fazlasının eksik ödendiğini iddia ettiği galle fazlası için eda davası açarak varsa eksik ödenen miktarı isteyebilecekken, galle fazlası dağıtım usul ve yönteminin belirlenmesi hususunda tespit kararı almasında mevcut ve güncel hukuki yararın bulunmadığı anlaşılmaktadır. O halde Mahkemece, birleşen dosya davacısının galle fazlası dağıtımına ait şartlardan batın tertibinin ve galle fazlasının hangi niteliklere haiz vakıf evlatları arasında paylaştırılacağının tespitine yönelik dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından, 6100 sayılı Kanun'un 114/h ve 115/2. maddeleri uyarınca, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmesi doğru değil ise de; bu husus yeniden yargılama yapmayı gerektirmediğinden ve hükmün redde ilişkin bölümü sonucu itibarıyla doğru görüldüğünden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası gereğince gerekçesi düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Birleşen dosya davacı vekilinin (1) no.lu bentte yazılı nedenlerle diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Birleşen dosya davacısı vekilinin temyiz itirazlarının (2) no.lu bentte yazılı nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda açıklanan şekilde gerekçesi değiştirilmek suretiyle 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı