8. Hukuk Dairesi 2024/236 E. , 2025/3132 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/726 E., 2023/1473 K. KARAR : Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/186 E., 2017/590 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kamu düzenine ilişkin olarak davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin bozma sonrası davanın reddine ilişkin kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 1992 yılında yapılıp 30.03.1993 tarihinde kesinleşen kadastro çalışması neticesinde 118 ada 30 parsel 14.035 metrekare yüzölçümüyle 03.02.1953 tarihli 136 ve 25.04.1953 tarihli ve 110 sayılı tapu kayıtlarına dayanılarak tarla vasfıyla dava dışı ... adına tespit edilmiş olup tutanağın edinme sebebinde taşınmazın 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu uyarınca 36 no.lu Toprak Tevzi Komisyonunca dağıtıldığı, halihazırda ... A.Ş. adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 118 ada 30 parsel sayılı 14.035 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın tarla vasfıyla davalı ... A.Ş. adına tapuda kayıtlı olduğunu, taşınmazın kesinleşen orman kadastrosu, öncesi ve eylemli durumu itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptaline ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline, beyanlar hanesinde yer alan şerhlerin terkinine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, esasa ilişkin istinaf taleplerinin reddine, 7139 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a aykırı olarak Orman İdaresi aleyhine harç yüklenmesi sebebiyle kararın kaldırılarak diğer hususlar aynı kalmak kaydı ile Orman İdaresinin yatırdığı başvuru ve karar harçlarının istek halinde iadesine şeklinde hüküm tesisine karar verilmiş ve iş bu kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.03.2022 tarihli ve 2021/10179 Esas, 2022/2891 Karar sayılı kararıyla; "...çekişmeli taşınmazın tamamının 3116 sayılı Kanun uyarınca 1948 yılında yapılan orman tahdidinde orman tahdit hattı içinde kaldığı, 24.10.2013 tarihinde ilan edilen aplikasyon, henüz sınırlandırması yapılmayan ormanların kadastrosu ve 2/B çalışmasında da konumunda değişiklik olmadığı, bilirkişi raporunda, yörede 1951 yılında 5653 sayılı Kanun gereğince maki tefriki çalışmalarının yapıldığından ve devamında 4753 sayılı Kanun gereğince toprak tevzi çalışmaları yapılarak dağıtılan sahaların kısmen tapuya bağlandığından söz edilmiş ise de, çekişmeli taşınmazın makiye tefrik edilip edilmediği, 4753 sayılı Kanun uyarınca tevzi yolu ile dağıtılarak tapuya bağlanıp bağlanmadığı noktasında bir belirleme bulunmadığı, çekişmeli taşınmazın 1993 yılında yapılan tesis kadastrosunda, Şubat 1953 tarih ve 136 sıra nolu tapu kaydı dayanak gösterilerek dava dışı ... adına tespit edilmiş olup tutanağın edinme sebebinde taşınmazın 4753 sayılı Kanun uyarınca 36 nolu Toprak Tevzi Komisyonunca dağıtıldığından bahsedildiği, ne var ki; Mahkemece, tespite esas alınan tapu kaydının ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Müdürlüğünden getirtilmediği, dosyadaki tapu kaydına göre ise, taşınmazın cebri satış sonucu davalı adına kayıtlı bulunduğunun anlaşıldığı, bu durum karşısında, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 22.03.1996 tarih ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı içtihadının temyize konu dosyada uygulanmasının gerekip gerekmeyeceği noktasında tereddüt meydana geldiği, buna göre ilam içeriğinde yazılı bilgi ve belgeler getirtilerek ilamda belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılması gerektiği, dava konusu taşınmazın tamamının tevzi tapusu kapsamında kaldığı ve maki komisyonunca 5653 sayılı Kanun'a göre belirlenip 4753 sayılı Kanun gereğince tapuya bağlandığı anlaşılırsa tapuya güven ilkesi ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 22.03.1996 tarihli ve 1993/5 Esas, 1996/1 Karar sayılı içtihadı uyarınca davanın reddine karar verilmesi, aksi takdirde davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle bozma kararı verilmiş, bozma sonrası Bölge Adliye Mahkemesi kararında; "...çekişmeli taşınmazın tespitine esas alınan ve 4753/5618 Sayılı Yasalar uyarınca Hazine'nin temliki ile oluşan tapu kayıtlarının dayanağının 2 pafta 1 ada 17 parsel sayılı tevzi parseli haritasının çekişmeli taşınmazı kapsamına almakla tespite esas alınan tapu kayıtlarının taşınmazı kapsadığı, tevzi tapusu kapsamında kalan ve maki komisyonunca dağıtımı yapıldığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekilince temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! b9f6fdd894ad5afa 8f7990832af10c6d
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/236 E., 2025/3132 K. (21.04.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/236
- Karar No
- 2025/3132
- Karar Tarihi
- 21.04.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/849 E., 2025/3127 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/719 E., 2025/3130 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/900 E., 2025/3131 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/919 E., 2025/3133 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6122 E., 2025/3134 K. 21.04.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7337 E., 2025/3137 K. 21.04.2025