8. Hukuk Dairesi 2024/2235 E. , 2025/6880 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/406 E., 2021/123 K. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasında İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar Hazine temsilcisi ve ... temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil davacılardan ... , ..., ... ve ... yönünden, ... ili ... ilçesi ... köyü kurumlar mevkinde bulunan 1 63... parsel sayılı taşınmazın tarla vasfıyla Hazine adına yapılan tespiti ve sınılandırma işleminin iptali ile müvekkili davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2014 tarihli ve 2012/200 Esas, 2014/87 Karar sayılı kararıyla; keşif sonrası alınan fen bilirişisi raporunda ... 'a ve ...'a ait olduğu iddia edilen dava konusu keşifte gösterilen taşınmazların 1 40... ve 1 39... parsel içinde kaldığı, 1 40... nolu parselin ise orman vasfıyla Hazine adına tescil edildiği, 1 39... parselin ... köyüne ait mera olarak tescil edildiği; davacılar ... ve ...'un keşif mahallinde göstermiş oldukları 1 40... parselde kalan kısımlar dava konusu edilmediğinden bu kısımlar için hüküm kurulmadığı, 1 63... numaralı parsel içinde kalan taşınmazlar için ise, ziraatçı bilirkişilerin raporlarında dava konusu taşınmazların tarla vasfında olduğunu bildirmeleri, keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve tanıkların davacılar ... ve ...'e ait yerlerin mera olmadığını, kendilerine babalarından kalan yerler olduğunu, yaklaşık 20 yıldan fazla süredir dava konusu yerleri sahiplendiklerini, davacılar ... ve ...'in babalarından kalma yerler için kardeşleri ile birlikte aralarında rızai taksim yaptıklarını ve dava konusu yerlerin bu davacılara kaldığını beyan etmeleri, davacılar ... ve ...'in 1 63... numaralı perselde kalan taşınmazları için açılan davalarının kabulü halinde mera bütünlüğünün bozulmayacağı, dava konusu edilen bu yerlerin şahıs arazileri ile sınırının bulunduğu gerekçeleriyle, davacılar ... ve ...'un açmış olduğu davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine, davacılar ... ve ...'ın açmış oldukları davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 05.03.2014 tarihli ve 2012/200 Esas, 2014/87 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu 1 63... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespiti sırasında ... adına tespit edilmiş olmasına rağmen tapu kayıtlarına göre kadastro sırasında Hazine adına tescil edilmiş olarak gözükmesinin nedeni üzerinde durularak varsa ilgili evrakın bulundukları yerlerden getirtilmesi; bundan sonra taşınmaz başında fen bilirkişi ve 3 ziraat mühendisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu huzuruyla yeniden keşif yapılması; keşif sırasında dinlenilecek, eldeki davadan yararı bulunmayan, yerel bilirkişiler ve taraf tanıklarından taşınmazların öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılması; 3 kişilik ziraat mühendislerinden oluşan bilirkişi kurulundan dava konusu taşınmazın tarımsal niteliğini bildiren, komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde dava konusu taşınmazın toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve taşınmazın tüm yönlerinden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, önceki bilirkişi raporlarını da irdeler şekilde ayrıntılı rapor alınması, akabinde tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar 1. İlk Derece Mahkemesinin 25.06.2021 tarihli ve 2015/406 Esas sayılı ara kararıyla; Yargıtay bozma ilamı öncesinde davacılar ... ve ... 'un açtıkları dava yönünden temyiz istemi ve bozma hükmü bulunmadığından kesinleştirme işlemi yapılmıştır. 2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve esas numaralı kararıyla; ... ili ... ilçesi ... köyünden köy muhtarı ... ve kadastro bilirkişilerinin müştereken kadastro komisyonuna vermiş oldukları 01.04.2010 tarihli dilekçeleri ile, “kadastro çalışmaları sırasında 1 63... nolu parselin yanlışlıkla tarla vasfı ile ... oğlu ... adına yazıldığını, yapılan tespitin iptali ile 1 63... parselin Ham Toprak ve Taşlık vasfı ile Hazine adına yazılmasını” talep etmeleri üzerine, kadastro komisyonunca 1 63... parselin özel mülkiyete konu olmayan ve zilyetlik ve zamanaşımı ile iktisabı mümkün olmayan yerlerden olması, halen ham toprak ve taşlık niteliğindeki yerlerden olduğu gerekçesiyle 1 63... parsel sayılı taşınmazın ... oğlu ... adına olan kadastro tespit tutanağını iptal ederek Hazine adına ham toprak ve taşlık vasfıyla tespit ettiği; alınan bilirkişi raporlarına göre ... köyü 1 63... parselde davacı ... 'un hak iddia ettiği bölümün (A) harfi ile gösterilen 12.150,46 m²lik kısım, davacı ...'un hak iddia ettiği bölümün (B) harfi ile gösterilen, 8.145,94 m² kısım olduğu ve bu bölümlerin tarla vasfında bulunduğu; 19 80... tarihli hava fotoğraflarının taşınmaza uygulanması sonucunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen alanların 19 80... tarihlerinde sürülü olduğu, kullanıldığı ve imar ihya çalışmasının yapıldığının belirlendiği gözetilerek soyut beyanlara itibar edilmeyerek, bilimsel veriler niteliğinde olan hava fotoğrafları incelemesi dikkate alındığı, davacılar lehine zilyetlikle kazanmanın tüm koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 1 63... parselde ... 'un hak iddia ettiği (A) harfli 12.150,46 m²lik alan ile; ...'un hak iddia ettiği (B) harfli 8.145,94 m²lik alanın hak iddia edenler adına, tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar 1. Davalı Hazine temsilcisi temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile yetersiz raporlarla karar verildiğini, davalı açısından mülkiyete esas zilyetliğin söz konusu olmadığını, gayri samimi beyanlara göre hüküm kurulduğunu, kaldı ki davacılar adına eski tapu kayıtlarının da bulunmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle; köy halkı tarafından kamu ortak malı olarak kullanılan taşınmazın kadastro çalışmalarında mera olarak tespit edilerek sınırlandırılmasının yapıldığını, taşınmazda davacıların ve Hazinenin hiçbir hakkı olmadığı halde İlk Derece Mahkemesince meranın bütünlüğünün bozulduğunu, keşifte dinlenen bilirkişilerin taşınmazı zeminde tam olarak gösteremediklerini ve taraflı olduklarını, kabule ilişkin kararın hatalı olduğunu beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlı, tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
IV. KARAR Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı Hazine ile davalı ... Köy Tüzel Kişiliği temsilcilerinin yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 556,10 TL'nin temyiz eden davalı ...'nden alınmasına, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.