Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Kasım 2025 › 2024/2839 E., 2025/6879 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2839 E., 2025/6879 K. (24.11.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2839
Karar No
2025/6879
Karar Tarihi
24.11.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/2839 E. , 2025/6879 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1560 E., 2024/185 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/136 E., 2022/47 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve arkadaşları, ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 4 91... parsel sayılı taşınmazın 1964 yılında kesinleşen orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını, 1999 yılında yapılan arazi kadastrosu çalışmalarında dava konusu taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmesi gerekirken davalılar adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek, davanın kabulüyle dava konusu taşınmazın orman sınırlarında kalan kısmının tapu kaydının iptaliyle taşınmaz üzerindeki şerh ve beyanların kaldırılarak orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... (...) vekili cevap dilekçesinde özetle; aleyhlerine açılan davayı kabul etmediklerini, davanın haksız ve yersiz olup hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın süresi içerisinde açılmadığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, Genel Müdürlüklerince söz konusu bölgede yapılmış olan içme suyu ve kanalizasyon yatırımları için 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu'nun 87. ve 88. maddesi gereğince içme suyu ve kanalizasyon harcaması katılım payı tahakkuk ettirildiğini ve buna ilişkin tapuda şerh bulunduğunu, yaptıkları araştırma sonucunda taşınmazın orman vasfında olduğunu, sehven yapılan yanlışın düzeltilmesi için tapu müdürlüğünden şerhlerin kaldırılmasının talep edildiğini ve şerlerin kaldırıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 3.Davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmaz üzerindeki bitki örtüsünün yok olduğunu, fiilen orman vasfını kaybettiğini, taşınmazın imar planında ilköğretim alanında kaldığından, davanın Milli Eğitim Bakanlığı'na ihbar edilmesini ve davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 4.Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştr.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın bulunduğu ... Mahallesinde Orman Kadastrosunun 6831 Sayılı Kanun'un 1. madde uygulamasının 1962 yılında yapıldığı ve 1964 yılında ilan edilerek kesinleştiği, 1962 yılında yapılan orman sınırlamasının araziye aplikasyonu ve 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B maddesi uygulaması yapılmak üzere gerekli duyurular yapılarak 15.10.1976 günü ... Orman Bölge Müdürlüğü 8. Orman Kadastro Komisyonunca araziye aplikasyon çalışmalarına başlandığı, 7678-7679-7680-7681 orman sınır noktalarını takriben sağda tarlalar kalmak üzere sol tarafın orman olarak sınırlandırılan bu yerle ilgili Kanun'un 2. madde uygulamasının herhangi bir orman dışına çıkarma talebi olmaksızın askı ilanının 03.03.1977 tarihinde yapıldığı ve itirazsız kesinleştiği, davalı taşınmazın orman sayılan yer olarak sınırlandırıldığının mevcut aplikasyon ve uygulama askı ilanından anlaşıldığı, taşınmazın bir bütün olarak homojen bir şekilde az derin, zayıf bünyeli, taşlık drenaj problemi olan, organik maddelerce zayıf, %40 eğimde, çevresi halen ağaçlandırılmış orman arazisi özellikleri taşıdığı, çevresinde seyrek ve dağınık olarak meşe ve 40 yaşlarında ibreli sedir ağaçları bulunduğu, ... köyü 429 parsel numaralı taşınmazın 14.03.1995 tarih ve 974 yevmiye numaralı ifraz işlemi ile iki parsele ayrıldığı, ifrazen oluşan 2536 parselin daha sonra yenileme nedeni ile 4 91... parsel numarası aldığı, orman vasfı ile çok hisseli olarak kayıtlı olduğu, evveliyatı ile orman olan bu yerle ilgili orman dışına çıkarma kararı bulunmadığı, ifraz işlemlerinde de orman vasfı ile kaydedilmesi orman sayılan yer olduğunda herhangi bir tereddüt olmadığı, taşınmazın toplam değerinin 441,38 TL olduğu, 4 91... parseldeki taşınmazın kesinleşen Orman Kadastrosuna göre orman sayılan yer olarak sınırlandırılmış olduğundan 6831 sayılı Kanun'un ilgili maddelerince “orman sayılan” yerlerden olduğu, hava fotoğrafı, eski tarihli memleket haritası ve amenajman planından da orman alanı içinde kaldığını, 3116 sayılı Kanun'a göre orman sayılan, 4785 sayılı Kanun ile devletleştirilmeyen, 5658 sayılı Kanun'a göre iadeye tabi olmayan yerlerden olduğu, bilirkişi raporlarının dosya kapsamına ve usulüne uygun olarak düzenlendiğinden bilirkişi raporlarına itibar edilerek dava konusu taşınmazın orman olduğu kabul edilerek orman alanlarının mülkiyet konusu yapılamayacağı gerekçeleriyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve arkadaşları ... ve ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda orman olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, yapılan kanun ve yönetmelik değişşiklikleri sonucu vatandaşların tapularının iptali için dava açmanın katı şartlara bağlandığını, akis halde ise iptal edilen kısmının değerinin tespiti ile müvekkillerine ödenmesi gerektiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazda ... belirtmesi bulunduğundan takyidattan arındılmış şekilde tapu iptali ve tescil kararı verilmesinin hatalı olduğunu, 5737 sayılı Kanun’un 18. maddesi gereği taviz bedeli ödenmeden şerhin terkinine karar verilemeyeceğini, Vakıf şerhi korunarak tescil kararı verilebileceğini beyan ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ... Kültür ve Tabiat Varlıklılarını Koruma Bölge Kurulu'nun 18.02.2006 tarihli ve 1284 sayılı kararı doğrultusunda ... Belediye Meclisinin 01.03.2006 tarihli ve 242-304 sayılı kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli ... - ... 3. Derece Doğal Sit Alanı Koruma Amaçlı Uygulama İmar Planı kapsamında ilköğretim tesis alanı olarak tanımlandığını, dava konusu taşınmazın ... - ... Mahalleleri arası toplu konut alanında bulunduğunu, yerleşme ve gelişme alanlarında konut kullanımına yönelik olarak hazırlanan planlarda okul alanı ayrılmasının zorunlu olduğunu, dava konusu alanda orman sayılan alan üzerindeki bitki örtüsünün yok olduğu ve fiilen orman vasfını kaybettiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman olduğundan bahisle tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan ... Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Kasım 2025 kararlarının tamamı