8. Hukuk Dairesi 2024/1961 E. , 2025/4441 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/154 E., 2023/1026 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/176 E., 2021/362 K. Taraflar arasındaki mükerrer tapu kaydının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... Müdürlüğüne karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... Müdürlüğüne karşı açılan davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, işin niteliği ve dava değeri itibarıyla 27.05.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiş olup, duruşma için tayin edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... ile davalı ...'ne izafeten Hazine vekili Avukat ...'ın katılımıyla duruşmaya başlanarak, hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 03.06.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi 2459 parsel sayılı 4.37,00 m² taşınmazın tapuda kayıtlı maliki olduğunu, taşınmazın evvelinde Milli Emlak Müdürlüğü tarafından 27.09.1195 tarih ve 3279 yevmiye nolu işlem ile 4.637,00 m² olarak Hazine adına tescil edildiğini, 14.07.2005 tarihinde müvekkilinin müteveffa dedesi ... tarafından Hazineden satın alındığı son malikin de müvekkili olduğu, parselin tekabül ettiği taşınmazda 2761 parsel numarası ile maliki ... görünen mükerrer bir parsel numarasının mevcut olduğu, KGM adına yapılan 2761 parsel numaralı kaydın mükerrer olduğu ve iptal edilerek silinmesi gerektiği, her iki parselin kadastro tespit tutanakları ve geçmişe yönelik tüm tapu vs kayıtları celp edildiğinde ve yapılacak keşif ve alınacak bilirkişi raporuyla 2761 nolu parselin sonradan mükerrer kayıt yapıldığı ve iptalinin gerektiğinin ortaya çıkacağı, 2761 parsel numarasıyla ... adına yapılan mükerrer kaydın iptali ile silinmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; davanın husumet yönünden reddinin gerektiği, mükerrer olduğu iddia edilen taşınmazın maliklerinin davalı olarak açılması gerektiği, açıklanan nedenlerle öncelikle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi, aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu edilen 2761 (yenileme sonrasında 6104/3 ada parsel) parsel sayılı taşınmazın takyidatlı tapu kayıt ve dayanak belgelerinde 10.05.2005 tarih ve 1856 yevmiye numaralı işlemle ihdas edilmiş olduğu, güncel tapu kaydında da 1515 sayılı Kanun 2. maddesi gereği 3145 metrekarelik kısmında mükererlik olduğu şerhinin 05.02.2020 tarihinde kayda düşüldüğü, davacı tarafa ait 2459 (yenileme sonrasında 6104/4 ada parsel) sayılı taşınmazın da tapulama kaydına göre 09.03.2004 tarihinde ihdas edilip ... adına satış sonrası 14.07.2005 tarihinde tescil işlemi yapıldığı, davalı ... tarafından 08.05.1990 tarih ve 2418 yevmiye numaralı işlemle 1781 parsel sayılı taşınmazın sicilden terkin ediliği, 15.11.1999 tarihli kıymet takdiri raporunda hisse malikleri olarak ... ve ... isimli kişilerin yer aldığı ve taş ocağı, servis yolu, yol inşaat emniyet sahası olarak kullanılmak üzere idare tarafından terkin sonuçlu işlem tesis edildiği, taşınmazın keşif tarihi itibariyle güncel konumu göz önüne alındığında karayolları sorumluluk alanı kapsamında bulunmadığı, şehir merkezi için kalması nedeniyle taş ocağı olarak kullanılmasının imkan dahilinde bulunmadığı bu nedenle terkinle amaçlanan faydanın Karayolları tarafından elde edildiği, davacı tarafın mülkiyet durum ve ediniminde kaydi hukuka aykırılık bulunmadığı, mükerrer kayıtlı 2761 (yenileme sonrasında 6104/3 ada parsel) parsel sayılı taşınmazın tekrar ihdasına hukuki dayanak olmadığı kanaatiyle davanın kabulüne ile davaya konu edilen 2761 (yenileme sonrasında 6104/3 ada parsel) parsel sayılı taşınmaz kaydının mükerrer nitelikte oluşu nedeniyle tapu kaydının iptali ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar 1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili ile davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2. Davalı KGM vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkil kurum adına kayıtlı eski 2761 parsel (... 6104 ada 3 parsel) sayılı taşınmazın tapu kaydının iptal edilmesi gerektiği diğer davalı ... Müdürlüğüne bildirildiği, ancak aradan geçen zaman zarfında bahse konu taşınmazın tapu kayıt işlemlerinin iptali yapılmadığını, bu nedenle tapu sicilinin tutulmasında açıkça bir içtinap hali söz konusu olduğundan davanın müvekkil kurum açısından reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, tapu kaydında müvekkil kurum tarafından tüm başvurulara rağmen işlem yapılmamasında müvekkilin hiçbir sorumluluğu olmayıp aleyhine tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas bilirkişi raporu usul ve kanuna aykırı olarak düzenlendiğini, bu nedenlerle verilen hatalı kararın kaldırılmasını istemiştir. 3. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle davanın müvekkil idare açısından husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, Yargıtay ilamı doğrultusunda kayıt malikleri davaya dahil edilemeyeceğinden yine davanın reddine karar verilmesini, husumet itirazlarının kabul edilmediği gibi hiçbir şekilde kabul sayılmasa da ancak yasal hasım konumunda olabilen müvekkil idare aleyhine nispi vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedildiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönü ile de hatalı bulunduğunu, istinaf taleplerinin kabulü ile hükmün kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1-Davalı ... yönünden; tapu iptali ve tescil davalarında husumetin tapu maliklerine, tapu maliklerinin ölü olması halinde ise mirasçılarına yöneltilmesi ve tüm mirasçıların davada yer alması zorunlu olduğu, dava ehliyetinin 6100 sayılı HMK’nın 114/1-d maddesi gereğince dava şartı olup kamu düzeni ile ilgisi nedeniyle yargılamanın her aşamasında resen göz önüne alınması zorunluluğunun bulunduğu, somut olayda, dava konusu edilen 2761 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında davalı ... tapu kayıt maliki olmadığı anlaşıldığından çekişmeli taşınmaz yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar vermek gerektiği, 2-Davalı ... yönünden; tapuda kayıtlı bulunan bir taşınmazın tescil yoluyla yeniden tapuya bağlanması hukuken mümkün bulunmadığı, buna karşın bir taşınmaz için iki ayrı sayfa açılıp, bunlardan biri başka bir kişi adına tescil edilir ise mükerrer (çifte) tapunun varlığı ortaya çıkacağı, Tapu Kayıtlarından Hukukî Kıymetlerini Kaybetmiş Olanların Tasfiyesine Dair 1515 sayılı Kanun'un 2. maddesinde, tapu memurunun bir gayrimenkul için iki veya daha fazla kimseler adına tapuda kayıt yapılmış olduğunu gördüğü, yani çifte tapunun varlığını öğrendiği anda, her iki kayda maliklerin tasarruf yetkisini sınırlamak için geçici tescil şerhi verip, maliklere iki ay içinde durumu aydınlatmak üzere Mahkemeye başvurmalarını bildireceği, onların bu süre içerisinde Mahkemeye başvurmaması hâlinde ise bizzat tapu memurunun Mahkemeden bu çift kayıtlardan hangisinin geçerli olacağı hakkında bir karar vermesini isteyeceği düzenlendiği, 3402 sayılı Kadastro Kanun'unun 22. maddesinde de, evvelce tespit, tescil veya sınırlandırma suretiyle kadastro veya tapulaması yapılmış olan yerlerin yeniden kadastrosunun yapılamayacağı, bu gibi yerler ikinci defa kadastroya tâbi tutulmuşsa ikinci kadastronun bütün sonuçlarıyla hükümsüz sayılacağı ve Türk Medenî Kanun'unun 1026. maddesine göre işlem yapılacağı, süresinde dava açılmadığı takdirde ise ikinci defa yapılan kadastronun Tapu Müdürlüğünce re’sen iptal edileceği hüküm altına alındığı, somut olayda, ilgili tapu müdürlüğü tarafından yapılan inceleme sonucunda her iki parselin de ihdasen oluşan parseller olduğu, dosya içine alınan tapu kayıtları dayanak belgeler kapsamına göre, dava konusu eski 2761 (yeni 6104 ada 3) parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma işlemleri nedeni ile eski 1781 parsel sayılı taşınmazdan ifraz işlemi yapılmak sureti ile ... adına 08.05.1990 tarihinde 3.145 m² yüzölçümlü olarak tapuya tescil edildiği, eski 1781 parsel sayılı taşınmazın ise (yeni 6104 ada 2 parsel) 825 m² yüzölçümlü olarak ... ve ... adlarına ifrazen aynı tarihte tapuda ifraz neticesi işleminin yapıldığı, davacı adına kayıtlı olan 2459 parsel sayılı taşınmazın ise 4.637 m² yüzölçümlü olarak arsa vasfı ile Hazine adına Milli Emlak Müdürlüğünün yazısına istinaden 27.09.1995 tarihinde idari işlem ile tescil edildiği, bilahare Hazine tarafından 09.03.2004 tarihinde davacının dedesine satışının yapıldığı, halen davacı adına tapuda kayıtlı olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre de ... adına kayıtlı olan 2761 (yeni 6104 ada 3) parsel sayılı taşınmazın tamamı ile davacı adına kayıtlı 2761 (yeni 6104 ada 4) parsel sayılı taşınmazın 1515 sayılı Kanun hükümlerine göre mükerrer olduğu, bu durumda ilk oluşturulan tapunun kamulaştırma nedeni ile eski 1781 parselden ifraz edilerek oluşturulan ve ... adına tescili yapılan 2761 (yeni 6104 ada 3) parsel sayılı taşınmazın evveliyatı olan 1781 parsel (yeni 6104 ada 2) parsel sayılı taşınmaz olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı, davacıya ait taşınmazın ise 27.09.1995 tarihinde imar uygulama çalışmaları sonucunda ihdas edildiği anlaşıldığı, dosya kapsamına göre mükerrerliğin davacıya ait tapu kaydından kaynaklandığı, tek yanlı işlemle ihdas yoluyla oluşan Hazine tapusuna hukuki değer izafe edilemeyeceği göz önünde bulundurulduğunda Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle; davalılar ... ve Tapu Sicil Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 28.09.2021 tarih ve 2020/176 Esas, 2021/362 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esası ile ilgili olarak; davalı ... Müdürlüğüne yönelik açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... Müdürlüğüne yönelik davacının davasının reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuş, temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf Mahkemesince davaya konu taşınmazların güncel tapu kaydı doğru incelenmeksizin eksik incelemeyle hatalı karar verildiğini, hali hazırda davalı KGM'ne ait mükerrer kayda ve davaya konu 2761 (yeni 6104 ada 3 parsel) sayılı taşınmazın tapu kaydının kapalı olduğunu, davalı KGM vekilinin istinaf dilekçesinde davacı müvekkile ait kaydın iptalini talep etmemiş, aksine kendilerine ait tapu kaydının iptal edilmesi gerektiğinin ... Tapu Müdürlüğüne bildirildiğini ancak aradan geçen zaman zarfında ... Tapu Müdürlüğünün kendilerine ait tapu kaydının iptali işlemini yapmadığını, burada bir içtinap/kaçınma halinin sözkonusu olduğunu ileri sürdüğünü, ... Tapu Müdürlüğü tarafından Karayolları Genel Müdürlüğüne ait mükerrerliğe konu (eski ... 2761 parsel) ... 6104 ada 3 parsel kaydı silinerek taşınmaz terkin edilmek suretiyle kütük sayfası kapatıldığını, dilekçe ekinde 6104 ada 3 parsel pasif tapu kaydı ve tapu kütüğü sayfa görüntüsünün mevcut olduğunu, artık mükerrerliğin ortadan kalktığını, davalı KGM'ne ait (eski ... 2761 parsel) ... 6104 ada 3 parsel tapu kaydının silinerek tapu kütüğü sayfasının kapatılması ile davacı müvekkile ait (eski ... 2459 parsel) ... 6104 ada 4 parsel geçerli tek tapu kaydı olarak kaldığını, gelinen noktada mükerrerliğin ortadan kalkması ile dava bir nevi konusuz kalmış bulunduğunu, davalı ... hakkındaki davamızın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi kararının da kanuna aykırı olduğunu, tapu kayıt ve sicillerini tutmakla yükümlü kurumun Tapu Müdürlüğü olduğu için husumet yöneltildiğini ve re'sen nazara alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Uyuşmazlık; davacı adına kayıtlı taşınmaz ile davalı KGM adına kayıtlı taşınmazı mükerrerlik oluşturup oluşturmadığı, oluşturuyorsa hangi taşınmazın tapu kaydının iptal edileceğine ilişkindir. 2. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Davacı vekili, davacı adına kayıtlı 2459 parsel sayılı 4.37,00 m² taşınmazın tapuda kayıtlı maliki olduğunu, parselin tekabül ettiği taşınmazda 2761 parsel numarası ile maliki ... görünen mükerrer bir parsel numarasının daha mevcut olduğu bu nedenle KGM adına yapılan 2761 parsel numaralı kaydın mükerrer olduğu ve iptal edilerek silinmesi gerektiği iddiasıyla eldeki davayı açmış, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, istinaf üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.10.2023 tarihli kararı ile; ilk oluşturulan tapunun kamulaştırma nedeni ile eski 1781 parselden ifraz edilerek oluşturulan ve ... adına tescili yapılan 2761 (yeni 6104 ada 3) parsel sayılı taşınmazın evveliyatı olan 1781 parsel (yeni 6104 ada 2) parsel sayılı taşınmaz olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı, davacıya ait taşınmazın ise 27.09.1995 tarihinde imar uygulama çalışmaları sonucunda ihdas edildiği anlaşıldığı, dosya kapsamına göre mükerrerliğin davacıya ait tapu kaydından kaynaklandığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiş ise de davacı vekilinin temyiz dilekçesine ekli olarak sunduğu davalı KGM ne ait 6104 ada 3 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kütüğü sayfasının bir sureti ile tapu kaydının bilgisayar çıktısı şeklindeki sureti incelendiğinde davalı taşınmazın tapu kaydının (tarihleri tam olarak okunamamakla birlikte) 2020 tarihli resmi yazılara binaen 30.01.2024 tarihinde kapatıldığı, diğer bir anlatımla artık davalı adına kayıtlı bir taşınmaz bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca; öncelikle Tapu Müdürlüğüne yazı yazılarak davalı taşınmazın tapu kaydının iptal/terkin edilip edilmediğinin sorulması, bu durumun tereddütsüz olarak belirlenmesi, tapu kaydının terkin edildiğinin anlaşılması halinde artık davanın konusunun kalıp kalmadığının değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceğinden davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu nedenlerle kabulüne karar vermek gerekmiştir. VI.KARAR 1.Yukarıda (2.) bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (3.) bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 28.000,00 TL avukatlık ücretinin davalı ... Müdürülüğü'nden alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davacıya, davacıdan da alınarak Tapu Sicil Müdürlüğü'ne verilmesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! db70111cb8ab5000 218b7482a287ef65