Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mayıs 2025 › 2024/1933 E., 2025/3578 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1933 E., 2025/3578 K. (08.05.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1933
Karar No
2025/3578
Karar Tarihi
08.05.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/1933 E. , 2025/3578 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 1996/94 E., 1997/122 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil istemli davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R 1991 yılında yapılan kadastro sırasında, ...köyü 135 ada 1 parsel sayılı ve 480 metrekare yüzölçümlü taşınmaz, zilyetliğe dayalı olarak tarla niteliği ile davalılar adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ... İdaresi vekili, dava konusu 135 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yörede yapılıp kesinleşen orman kadastrosunda orman sınırları içinde kaldığını, çekişmeli yerin gerçekte 2.150 metrekare olmasına karşın 480 metrekare olarak tespit gördüğünü ileri sürerek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile gerçek yüzölçümü ve orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda, "...yapılan keşif sonrası alınan uzman bilirkişi raporlarına göre, dava konusu parselin, kendisini çevreleyen 203. 204 ve 205 numaralı orman sınır hattına herhangi bir tecavüzünün olmadığı, çekişmeli yerin kesinleşen orman tahdit sınırları dışında ve ziraat arazisi niteliğinde olduğu, yüz ölçümü eksik ölçülmüş ise de, davacının davalılar adına kayıtlı tapunun yüzölçümünün arttırılmasını istemekte de hukuki yararı olmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede, 14.07.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen 6831 sayılı Kanun'a göre yapılmış orman kadastrosu ve (2/B) madde uygulaması ile 1991 yılında yapılan arazi kadastrosu bulunmaktadır. İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları dışında kaldığından bahisle davanın reddine verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermek için yeterli değildir. Şöyle ki; dava dilekçesi içeriğinden, davacı ... İdaresinin hem arazi kadastrosu tespitine itiraz ettiği, hem de orman kadastro tespitine itiraz ettiği sonucuna ulaşılmaktadır. Dava tarihi itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 11/1. maddelerinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre de geçmemiştir. Şu halde, davacı tarafından orman kadastro tespitine de itiraz edildiğine göre, çekişmeli yerin orman vasfında olup olmadığının tespiti için taşınmazın evveliyatının belirlenmesi gerektiği kuşkusuzdur. Ne var ki, çekişmeli taşınmazın hakkında yöntemince orman araştırması yapılarak taşınmazın evveliyatında orman olup olmadığı, niteliğinin ne olduğu belirlenmemiştir. Hal böyle olunca; doğru sonuca varılabilmesi için mahkemece, yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, aynı köyde ve komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek ayrı ayrı 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ile bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi bilirkişi, bir ziraat mühendisi bilirkişi, bir fen elemanı ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalıdır. Keşifte getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişileri ile orman bilirkişi eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli, taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak temyize konu taşınmazın niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ... İdaresi vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. Maddesi yollamasıyla uygulanacak olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! bb50ba0d57a26b28 38cce68ddcbd9553

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mayıs 2025 kararlarının tamamı