Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Temmuz 2025 › 2024/1572 E., 2025/5170 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1572 E., 2025/5170 K. (02.07.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1572
Karar No
2025/5170
Karar Tarihi
02.07.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2024/1572 E. , 2025/5170 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/357 E., 2023/245 K. KARAR : Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; K A R A R Davacı ..., kadastro sonucu ... İlçesi ... köyü çalışma alanında bulunan ve tapuda adına kayıtlı bulunan 191 ada 1 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiğini, bu eksikliğin davalı ... İdaresine ait yol olarak tescil harici bırakılan yerde kaldığını öne sürerek zilyedinde bulunan bölümlerin adına kayıtlı 191 ada 1 parsele eklenmesi istemiyle dava açmıştır. İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.06.2015 tarihli ve 2014/16010 Esas, 2015/7133 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 02.06.2015 tarihli ve 2014/16010 Esas, 2015/7133 Karar sayılı bozma kararında özetle; "Kadastroca tescil harici bırakılan yerler için açılan tescil davalarında davanın yasal hasım olan Hazine ve ilgili Kamu Tüzel Kişiliğine birlikte yöneltilmesi zorunlu olduğu, davanın yalnızca ilgisi yönünden Karayolları Genel Müdürlüğüne husumet yöneltilip, Hazineye ve ... Köyü Tüzel Kişiliğine husumet yöneltilmediğinden davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemeyeceği açıklanarak, Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliğini davaya dahil etmesi için davacı tarafa süre verilmesi, taraf teşkili sağlandıktan sonra tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin tüm deliller toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişileri ... ve ... tarafından düzenlenen 07.01.2014 tarihli rapora ek krokide (C) harfi ile gösterilen 107,83 metrekare yüzölçümlü taşınmaz ile (D) harfi ile gösterilen 340,86 metrekare yüzölçümlü taşınmazın ayrı parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesinin 25.06.2020 tarihli ve 2016/17861 Esas, 2022/2255 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.06.2020 tarihli ve 2016/17861 Esas, 2022/2255 Karar sayılı bozma kararında özetle; "öncelikle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/4 ve 5. maddeleri uyarınca yöntemine uygun şekilde yasal ilanların yaptırılması ve bundan sonra tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca, fen bilirkişileri ... ve ... tarafından düzenlenen 07.01.2014 tarihli rapor-krokide (C) harfi ile gösterilen 107,83 m² yüzölçümlü taşınmaz ile (D) harfi ile gösterilen 340,86 m² yüzölçümlü taşınmazın toplam 448,69 metrekare (bozma sonrası yapılan keşif sonucu hazırlanan 28.03.2022 tarihli raporda A+B+C ile etrafı kırmızı çizgilerle gösterilen 360,04 m² yüzölçümlü taşınmaz ile (D) harfi ile sarı renkli boyalı olarak gösterilen 88,65 m² yüz ölçümündeki taşınmazın toplam 448,69 metrekare) ayrı parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm dahili davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazın bulunduğu ... köyünde 3402 Kanun'la değişik 5304 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman kadastrosu çalışmaları bulunmaktadır. İlk Derece Mahkemesince her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme yeterli değildir. Şöyle ki; temyize konu dosyada bozma öncesi ve bozma sonrası olmak üzere üç kere keşif icra edilmiş, 07.06.2013 tarihli ilk keşif uyarınca fen bilirkişilerince düzenlenen raporda dava konusu taşınmaz (A) harfi ile 360.04 m² yüzölçümlü olarak gösterilmiş, davacı vekilinin beyanları ve ... kamulaştırma haritasının tatbiki için 23.12.2013 tarihinde icra edilen ikinci keşif uyarınca fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda dava konusu taşınmaz (C) harfi ile gösterilen 107.83 ve (D) ile gösterilen 340.86 olmak üzere 448.69 m² yüzölçümlü olarak gösterilmiş, aynı raporlarda (C) ve (D) harfleri ile gösterilen kısımların kamulaştırma haritası dışında tescil harici alanda kaldıkları belirtilmiş, yöntemine uygun şekilde yasal ilanların yaptırılması gereğine değiniline son bozma kararından sonra mahkemece 28.06.2021 tarihinde icra edilen keşif neticesinde düzenlenen bilirkişi raporlarında ise dava konusu taşınmaz 07.06.2013 tarihli ilk keşif uyarınca fen bilirkişilerince düzenlenen raporda (A) harfi ile 360.04 m² yüz ölçümlü olarak gösterilen kısım olarak kabul edilmiş, ziraat mühendisi ve jeodezi mühendisince bu gösterime itibar edilerek zilyetlikle kazanma koşullarını değerlendirir rapor düzenlenmiş, davacı vekilinin dava konusu taşınmazın 23.12.2013 tarihinde icra edilen ikinci keşif uyarınca fen bilirkişileri tarafından tanzim olunan raporda (C) harfi ile gösterilen 107.83 ve (D) ile gösterilen 340.86 olmak üzere 448.69 m² yüzölçümlü alan olduğuna ilişkin itirazları üzerine, son keşfe katılan fen bilirkişisince yeniden ölçüm yapılarak düzenlenen ek raporda 23.12.2013 tarihinde icra edilen ikinci keşif uyarınca fen bilirkişisi tarafından düzenlenen rapor ile kendisi tarafından düzenlenen kök rapordaki taşınmaz kısımları arasındaki farkın sadece ek raporda (D) ile gösterilen 88.65 m²lik kısım olduğu, ek raporda (A) ile gösterilen 75.00 m²lik kısım kamulaştırma planında 45 parsel içinde kaldığı, kamulaştırma ödemesinin dava dışı kişelere yapıldığı, (B) ile gösterilen kısmın ise kamulaştırma planında 46 parsel içinde kaldığı, kamulaştırma ödemesinin dava dışı kişelere yapıldığı, (C) ile gösterilen kısmın kamulaştırma planında dere yatağı olarak belirtilen kısımda kaldığı, (D) ile gösterilen kısman ise 36.65 m²lik kısmının karayolları köprü için beton dökülen alanda, geri kalan 52 m² boş toprak alanda kaldığı belirtilmiş, mahkemece Karayolları kamulaştırma haritasının uygulanması noktasında önceki bilirkişi raporundan ayrılma gerekçesine yer vermeyen ek rapor uyarınca, yine ek rapor uyarınca tespit edilen dava konusu taşınmaza ilişkin jeodezi ve fotogrametri mühendisi ile ziraat mühendisi bilirkişiden zilyetlikle kazanma koşulları yönünden ek rapor tanzimi istenilmeden karar verilmiştir. O halde, İlk Derece Mahkemesince öncelikle, dava konusu taşınmazın 23.12.2013 tarihinde icra edilen ikinci keşif uyarınca fen bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda (C) harfi ile gösterilen 107.83 ve (D) ile gösterilen 340.86 olmak üzere 448.69 m2 yüz ölçümlü alan olarak kabulü ile, hangi tarihte, hangi sebeple tescil harici bırakıldığı Kadastro Müdürlüğünden sorularak tespit edildikten sonra, dosyanın son keşfe iştirak eden bilirkişi heyetine tevdi ile, kamulaştırma haritası ile kadastro paftasının çakıştırılması sureti ile dava konusu taşınmaz kısımlarının kamulaştırma haritası kapsamında kalıp kalmadığı( önceki bilirkişi raporundan ayrılma gerekçelerini de gösterir) dosya kapsamında mevcut hava fotoğrafları ve memleket haritaları çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği, toprak yapısı, bitki örtüsü, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak)denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazı, çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterir, stereoskopik hava fotoğraflarının stereoskop vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmazın niteliği ve kullanım durumu ile tasarruf sınırlarını belirgin olarak görünüp görünmediği, taşınmazın üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranı ile taşınmazın imar-ihyaya konu olup olmadığı, olmuş ise imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığı ve imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı, taşınmazın ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığı, dere yatağı niteliğinde olup olmadığı, evveliyatının çay veya dere yatağı niteliğinde olup olmadığı, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı, halen aktif dere yatağında kalıp kalmadığı, aktif dere yatağında kalmıyor ise derenin etkisi altında kalan yerlerden olup olmadığı hususlarında ek rapor alınarak, bundan sonra toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır. İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilmesi isabetsiz olduğundan, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Taraflarca 1086 sayılı HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.07.2025 gününde oy birliği ile karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! ad2be416a8a84ee5 b9d4e0013b76b994

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Temmuz 2025 kararlarının tamamı