8. Hukuk Dairesi 2022/5129 E. , 2025/5174 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2013/9 E., 2022/10 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı ... vekili, tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; K A R A R Dava konusu .... ilçesi ... köyü 920 parsel sayılı (yeni 312 ada 1) taşınmazın bulunduğu yörede 1958 yılında arazi kadastrosu yapılmış, dava konusu parsel tutanağı ile birlikte 64 adet tutanağın Kadastro Mahkemesine gönderildiği ve bu parsellerin tapu kaydından halen itirazlı olarak gözüktüklerinin anlaşılması üzerine 920 parselin kadastro tutanağı tekrar tanzim edilmiş ve gerekli ilanlar yapılmıştır. 1993 yılında yörede Orman Kadastrosu ve 2/B uygulaması yapılmış, tutanaklar 13.10.1995 tarihinde ilan edilmiş ve davacı gerçek kişiler 12.02.1996 tarihinde ... köyü 920 sayılı parselin orman sayılan yerlerden olmadığı halde 7000 m² bölümünün orman sınırları içinde bırakıldığı, bir bölümünün ise 2/B uygulamasıyla Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı yasal olmayan bu işlemin iptali iddiasıyla eldeki bu davayı açmıştır. İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davalı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.03.2004 tarihli ve 2003/10682 Esas - 2004/1699 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 08.03.2004 tarihli ve 2003/10682 Esas - 2004/1699 Karar sayılı bozma kararında özetle; "Bilirkişi raporunun ve araştırmanın yetersiz olduğu, mahkemece elle boyama olmayan orijinal renkli memleket haritası ve amenajman planı getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi, 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumunun saptanması, tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı bulunmadığı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi, toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi, kesinleşmemiş tahdit söz konusu olduğuna göre, uzman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren, ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmesi, açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu taşınmazın orman sayılan veya 2/B sahası olduğu saptanan kısımlarına ilişkin olarak mahkemece tescil hükmü oluşturulması, orman sayılan yerlerden olmadığı belirlenen kısımlar için ise, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması, bu cümleden olarak, yapılacak keşifte tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığının belirlenmesi, komşu parsellerin tutanak ve dayanaklarının getirtilip uygulanarak, bu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdiklerinin araştırılması, varsa zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmesi, tespit tarihine kadar gerçek kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmesi, 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, murisler yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarının belirlenmesi, Yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığının saptanması" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, ... köyü 920 sayılı parselin, fen bilirkişi Zekeriya Avan tarafından düzenlenen 18.09.2006 tarihli ek raporda 920/B ile gösterilen 8740 m² bölümün (2/B) madde gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, aynı krokide 920/A ile gösterilen 15040 m² yüzölçümündeki bölümün ise .... mirasçıları adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman İdaresi, Hazine ve Orman ve Su İşleri Bakanlığı vekilleri tarafından temyiz edilmekle Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.09.2011 tarihli ve 2011/8371 Esas - 2011/9728 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 13.09.2011 tarihli ve 2011/8371 Esas - 2011/9728 Karar sayılı bozma kararında özetle; "çekişmeli ... köyü 920 sayılı parselin ... adına tesbitine karşı Hazine tarafından bu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, orman olarak tescili istemiyle dava açıldığı, parsel üç yönden orman ile çevrili olduğu halde, ziraat vekaletinin 30.01.1960 gün ve 5877-12/19-4154 sayılı yazısıyla 6831 sayılı Kanunu'nun 1. maddesi gereğince parselin orman sayılan yerlerden olduğunun bildirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, parselin tesbitinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline ilişkin ... Arazi Kadastro Mahkemesinin 19.02.1960 gün ve 1959/241-63 sayılı kararının kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşti ise parselin tapudan terkin edilip edilmediği, kesinleşmedi ise nedeninin araştırılmadığı, bu kararın kesinleşmesi halinde tarafları için kesin hüküm oluşturacağının gözetilmediği, kabule göre çekişmeli parselin orman sayılan yerlerden olmadığı belirlenen bölümünün civardaki yüzölçümü küçük bir kısım parseller ile bir bütün olarak düşünüldüğünde etrafı orman ile çevrili orman içi açıklığı olup olmadığının araştırılmadığı, diğer taraftan, çekişmeli parselin eski tarihli memleket haritasındaki konumunun, pafta ile ölçekleri eşitlenip çakıştırılmak suretiyle saptanmadığı, bu yönden bozma kararı gereklerinin yerine getirilmediği, mevcut dava nedeniyle çekişmeli parselde yapılan 2/B uygulamasının kesinleşmediği, krokisinde (B) ile gösterilen bölümünün orman niteliğini yitirmediği, eylemli orman olduğunun gözetilmediği açıklanarak, öncelikle, ... Arazi Kadastro Mahkemesinin 19.02.1960 gün ve 1959/241-63 sayılı kararın ilişkin dava dosyası aslı, dosya aslı bulunamıyorsa, mahkeme karar kartonu, karar defteri ve esas defteri dahil mahkemenin arşiv ve kayıtları, orman kadastro dosyası ve orman kadastro komisyonu kayıtları araştırılıp incelenerek, kararın kesinleşip kesinleşmediği, kesinleşti ise tarihi, kesinleşmedi ise nedeninin araştırılarak, kesinleşmiş ise kesinleştirme şerhli karar suretinin getirtilmesi, H.Y.U.Y.'sının 237. ve 3402 sayılı Kanun'un 34. maddesi gereğince kesin hüküm oluşturacağı gözetilerek davanın tamamen reddine karar verilmesi, yapılan araştırma sonunda ... Arazi Kadastro Mahkemesinin sözü edilen kararının kesinleşmediğinin belirlenmesi halinde; bu kez Mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, usulüne uygun orman araştırması yapılması, oluşacak sonuç çerçevesinde, çekişmeli parselin (B) bölümünün Hazine adına tesciline ilişkin kararın davacı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmediğinden onlar yönünden kesinleştiği de gözetilerek bir karar verilmesi" gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulmasının ardından yapılan yargılama sonunda, ... Arazi Kadastro Mahkemesinin sözü edilen kararının tüm aramalara rağmen bulunamadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporları uyarınca, dava konusu 312 ada 1 (eski 920) parselin evveliyatının orman olduğu fakat (B) harfi ile gösterilen 14.010,98 m²'lik kısmının 1981 tarihinden önce orman vasfını yitirmesinden dolayı 6831 sayılı Kanun'un (2/B) maddesine göre Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılması gereken yerlerden olduğu, (A) harfi ile gösterilen 9.261,19 m²'lik kısmının evveliyatı ve eylemli durumu itibari ile devlet ormanı sayılan yerlerden olduğu gerekçesi ile, davacıların davasının reddine, eski 920 parsel yeni 312 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 08.11.2021 tarihli orman bilirkişileri raporunda (A) harfi ile gösterilen 9.261,19 m²'lik kısmının ayrı parsel numarası ile Hazine adına orman vasfı ile geriye kalan ve 08.11.2021 tarihli orman bilirkişileri raporunda (B) harfi ile gösterilen 14.010,98 m²'lik kısmın 6831 sayılı Kanun'un (2/B) maddesi gereği Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yer vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davacı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya ve tüm dosya içeriğine göre dava, arazi kadastrosu ve Orman Kadastrosuna itiraz davası niteliğindedir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... Akyol vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 80,70 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 346,90 TL'nin temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, Taraflarca Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,02.07.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 36195e7ace0691fb 39e4ce573b93ae1e
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/5129 E., 2025/5174 K. (02.07.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5129
- Karar No
- 2025/5174
- Karar Tarihi
- 02.07.2025
- Konu
- Tapu, Miras
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1572 E., 2025/5170 K. 02.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/2012 E., 2025/5171 K. 02.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/3980 E., 2025/5173 K. 02.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/93 E., 2025/5184 K. 02.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6158 E., 2025/5185 K. 02.07.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/4698 E., 2025/5155 K. 02.07.2025