8. Hukuk Dairesi 2024/1564 E. , 2025/5488 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/114 E., 2022/249 K. KARAR : Davanın kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi ... köyü sınırları içinde yer alan ve köy üstü mevkiinde bulunan takriben 8000 metrekare yüzölçümlü doğusu ... ve...taşınmazı, boşluk ve ..., kuzeyi ..., ... ve .... isimli şahıslara ait taşınmaz, güneyi yamaç ile çevrili olan taşınmazı babası ....'ın çok uzunca yıllar elinde bulundurduğunu, ziraat arazisi olarak kullandıklarını ve aile içinde yapılan rızai taksim sonucunda ise bu yeri kendisine bıraktığını, taşınmazı babasının zilyetlik süresinin eklemesi suretiyle 25 yılı aşkın süredir iyi niyetli elinde bulundurduğunu, bu yerde zaman zaman buğday ve zaman zaman da yonca ekmek suretiyle tarım amaçlı kullanageldiğini, söz konusu yerin tarım amaçlı kullanılan bir yer olduğunu, bu arazide köy tüzel kişiliğinin ve hazinenin veya üçüncü şahısların ilgi ve alakası olmadığını, bu yeri aralıksız ve çekişmesiz olarak iyi niyetli ve tarım amaçlı kullandığını, zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğunu, kadastro tespiti çalışmaları sırasında bu yerin tespit dışı bırakıldığını beyan ederek, taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili cevabında; öncelikle taşınmazın mera vasfı taşıyıp taşımadığının araştırılması gerektiğini, zira devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin olağanüstü zamanaşımı yolu ile iktisabının mümkün olmadığını, taşınmazın ne kadar zamandır tarım arazisi olarak kullanıldığının, imar ve ihya şartlarının oluşup oluşmadığının ve orman vasfı taşıyıp taşımadığının da araştırılması gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda 25.11.2015 tarih ve 2015/19 E., 2015/128 K. sayılı kararla; "... davacının kadastro harici olarak tespit edilen tarım arazisi niteliğindeki dava konusu taşınmazda malik sıfatıyla, nizasız, fasılasız zilyet olduğu, Kadastro Kanunu ve Türk Medeni Kanunundaki 20 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresini kazanıma yol açacak şekilde nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla imar ve ihyadan sonra 20 yıldan fazla süreyle ekip biçtiği, taşlık ve yabani ot olan arazinin emek ve para sarfedilerek tarım arazisi haline getirildiği, taşınmazın özel mülkiyete konu olmayı engelleyecek mera, yayla, kışlak ve köy orta malı olarak kabul edilebilecek bir özelliğinin bulunmadığı, ayrıca dava konusu taşınmaza ilişkin davacı dışında hiç kimsenin hak iddia etmediği ve davacı tarafın zilyetlik iddiasını ispatladığı ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 246 parselin güneyindeki tapulama harici yerin güneyinde tescil harici yer olarak tespit edilen harita mühendisi bilirkişinin 04.06.2015 tarihli raporu ve krokide (A) harfi ile adlandırılan taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hükmün davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 16.09.2020 tarihli ve 2020/2301 E., 2020/3065 K. sayılı ilamıyla; "... öncelikle, dava konusu taşınmazın bulunduğu yere ait dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik çift hava fotoğrafları açıkça tarihleri yazılmak suretiyle getirtilmeli, dosya bu şekilde ikmal edildikten sonra, taşınmazın bulunduğu köy ile komşu köylerden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen ve davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek üç kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile üç kişilik uzman ziraat mühendisi bilirkişi heyeti, 3 kişilik jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulu ve teknik bilirkişinin katılımıyla mahallinde yeniden keşif yapılmalı ve yapılacak bu keşifte dinlenilecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim tarafından, ne zamandan beri ve ne suretle kullanıldığı, kamu orta malı niteliğinde kadim mera olup olmadığı hususunda maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması, yerel bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanakları ve dayanakları ile denetlenmesi, beyanlar arasındaki çelişkilerin gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılması, ziraatçi bilirkişi kurulundan, çekişmeli taşınmazın niteliğiyle ilgili önceki tarihli ziraatçi bilirkişi raporunu da irdeler mahiyette ve taşınmazın diğer bölümleri ve komşu parsellerle karşılaştırmalı biçimde, toprak yapısını, eğimi, bitki deseni ve diğer yönlerden mera vasfında olup olmadığını, taşınmazın zirai durumunu, üzerinde sürdürülen zilyetlik var ise zilyetliğin şeklini ve süresini bildiren, taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınması, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi kurulundan hava fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak, taşınmaz bölümlerinin sınırlarını ve niteliklerini, taşınmazlarda imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarihi ve taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini belirtir şekilde rapor alınması, fen bilirkişisine, keşfi ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmesi ve bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması ... " gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu kadastro harici olarak tespit edilen tarım arazisi niteliğindeki taşınmazların 14.04.2022 tarihli harita mühendisinin hazırlamış olduğu raporda belirtilen 5.648,50 metrekarelik kısmında davacının malik sıfatıyla, nizasız, fasılasız zilyet olduğu, Kadastro Kanunu ve Türk Medeni Kanunundaki 20 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresini kazanıma yol açacak şekilde nizasız, fasılasız ve malik sıfatıyla imar ve ihyadan sonra 20 yıldan fazla süreyle ekip biçtiği, taşlık ve yabani ot olan arazinin emek ve para sarf edilerek tarım arazisi haline getirildiği, taşınmazın özel mülkiyete konu bulunmadığı, ayrıca dava konusu taşınmaza ilişkin davacı dışında hiç kimsenin hak iddia etmediği ve davacı tarafın zilyetlik iddiasını ispatladığı ..." gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü 246 parselin güneyindeki tapulama harici yerin güneyinde tescil harici yer olarak tespit edilen 14.04.2022 tarihli harita bilirkişisi raporu ve (A) harfiyle adlandırılan taşınmazın davacı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 10.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/1564 E., 2025/5488 K. (10.09.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/1564
- Karar No
- 2025/5488
- Karar Tarihi
- 10.09.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7780 E., 2025/5483 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2022/7225 E., 2025/5485 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/284 E., 2025/5486 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5187 E., 2025/5490 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5180 E., 2025/5492 K. 10.09.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5280 E., 2025/5493 K. 10.09.2025