8. Hukuk Dairesi 2023/6404 E. , 2025/3450 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/96 E., 2022/223 K. Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, temyiz incelemesi sonucunda Dairemizce bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının davasının kabulü ile asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R İlk Derece Mahkemesinin vermiş olduğu önceki karar Yargıtay tarafından bozulmuş olup, hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; "... 3 kişilik harita mühendisi bilirkişi kurulunun katılımıyla mahallinde keşif yapılması ve bu keşif sırasında, önceki kadastro paftaları ile 250 ada 7 sayılı parsel ile 250 ada 9 parsel sayılı taşınmazlara ilişkin dosyalar getirtilerek hükmen oluşturulan kadastro paftalarının ve çaplı krokilerinin çakıştırılması, yerel bilirkişi ve tanıklardan, tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerleri fen bilirkişisi kuruluna işaretlettirilmesi, teknik bilirkişi kurulunun raporunda, tesis kadastrosunun hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilip edilmediği, uygulama kadastrosunda hata yapılmış ise doğru sınır ve haritanın nasıl olması gerektiği gibi hususları ve ada raporu ile uygulama tutanağı ve haritasını irdeler şekilde, teknik ve bilimsel verilere dayalı ayrıntılar yer almasının istenmesi, ayrıca ortofoto üzerinde tesis kadastrosuna ait harita ve hükmen oluşan yeni duruma ilişkin harita ile uygulama haritasını ada bazında, çekişmeli taşınmazlar ve komşularını kapsar bazda ve ilk tesis kadastro haritası ile çekişmeli taşınmazların zeminini çakıştırır şekilde gösteren bazda rapor aldırılıp sonuca göre karar verilmesi ..." gereğine değinilmiştir. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; "... dava konusu (A) harfi ile gösterilen kısmın alanının 317,48 metrekare olduğu, mahalli bilirkişilerin bahsetmiş oldukları yolun 250 ada 7 numaralı parsel sayılı taşınmazın dışında kalan ve ana yola yakın kısım olduğu ve her ne kadar asli müdahil tarafından dava konusu yerin kendisine ait olan taşınmazın devamı olduğu ve davacı ile aralarında bu kısmın yol olarak bırakılmasına ilşkin anlaşma olduğu iddia edilmiş ise de bu iddiaların ispatlanamadığı, ziraatçi bilirkişi raporunda da dava konusu taşınmazın tarla vasfında olup komşu taşınmazlarla aynı özellikte olduğunun belirtildiği ..." gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, asli müdahilin davasının reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeleri ve temyiz edenin sıfatı dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 1086 sayılı Kanun'un 440/III-1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6404 E., 2025/3450 K. (06.05.2025)
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/6404
- Karar No
- 2025/3450
- Karar Tarihi
- 06.05.2025
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6334 E., 2025/3473 K. 06.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6330 E., 2025/3472 K. 06.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/5397 E., 2025/3452 K. 06.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/2674 E., 2025/3465 K. 06.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/330 E., 2025/3353 K. 05.05.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/6356 E., 2025/3396 K. 05.05.2025