8. Hukuk Dairesi 2023/5987 E. , 2025/2044 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/915 E., 2023/984 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Araklı Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/213 E., 2023/147 K. Taraflar arasındaki kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı duruşma istemli olarak davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; dava değeri itibarıyla duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede; 3402 sayılı Kadastro Kanun'u gereğince 2012 yılında yapılan kadastro çalışmasında; Trabzon ili Araklı ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 102 ada 1 parsel sayılı 157.073,13 metrekarelik yüzölçümündeki taşınmaz 22.08.2012 tarihinde orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, 23.08.2012 - 24.09.2012 tarihleri arasında askı ilanı yapılmış, itirazsız kesinleşmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde; Trabzon ili Araklı ilçesi ... Mahallesi sınırlarında bulunan ve kesin sınırları keşif esnasında gösterilecek olan yaklaşık 10 dönüm yüzölçümüne sahip taşınmazın fındıklık vasfında tarım arazisi olduğunu, yirmi yılı aşkın süredir davacının zilyetliği altında bulunan ve davacı tarafından fındık tarımı yapılan taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda hatalı olarak orman sınırları içerisinde bırakıldığını, ayrıca davacıya ait arazinin bir kısmının da davalı EPDK adına REG ve HES üretimi için tescil edildiğini, kadastro tespitinin gerçek hak durumuna aykırı olduğunu, şahsa ait tarım arazisinin şahsın özel mülkiyetinden çıkartılmasının doğru olmadığını, davalı EPDK'nın taşeron firmaya ait iş makineleri ile davacının arazisine rızası dışında girerek fındık bitki örtüsünü yok ettiğini, taşınmazın zeminin halihazırda tamamen toprak hafriyatıyla kaplandığını beyanla, dava konusu taşınmaz bölümünün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 31.08.2021 havale tarihli dilekçesinde özetle; dava konusu edilen taşınmazın Trabzon ili Araklı ilçesi ... Mahallesi 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz olduğunu bildirmiştir. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; kanunun öngördüğü hak düşürücü süre ve zamanaşımı süreleri içerisinde açılmayan davanın öncelikle süre nedeniyle reddi gerektiğini, ayrıca çekişmeli taşınmaz bölümünün harca esas değerinin tespit edilerek varsa eksik harcın tamamlatılmasının zorunlu olduğunu, harç tamamlatılmadan işin esasına geçilemeyeceğini, orman vasfındaki taşınmazın zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyeceğini, davacının zilyetlik iddiasının dinlenme olanağının bulunmadığını, taşınmazın zilyetlikle iktisaba elverişli olduğu kabul edilse dahi davacının kanun aradığı zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunu somut ve tereddütsüz bir şekilde ispatlaması gerektiğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın haksız, yersiz ve dayanaksız olduğunu, dava dilekçesinde hangi taşınmaza ilişkin olarak dava açıldığının ve dava konusu parselin ada parsel numarasının belirtilmediğini, dolayısıyla talep sonucunu açıklamak üzere davacı tarafa kesin süre verilmesi ve eksikliğin yine tamamlanmaması halinde de davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, dava konusu alanda kadastro çalışmalarının tamamlanarak orman tahdit sınırlarının kesinleştiğini, davacı tarafça komisyona itirazda bulunulmadığı gibi, Kadastro Mahkemesinde dava da açılmadığını, hak düşürücü süre içerisinde açılmaya davanın süre yönünden de reddi gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesinde çekişmeli taşınmazın kendisinin zilyetliği altında bulunduğu iddia etmekle birlikte edinim şekliyle ilgili herhangi bir açıklama yapmadığını, satın alma ya da muristen intikal edip etmediğinin açıklanmadığını, dolayısıyla dava dilekçesinin bu yönleriyle açıklattırılması ve gerekiyorsa da taraf teşkilini sağlamak ve varsa diğer hissedarların muvafakatlerini almak üzere süre davacı tarafa süre verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ve orman bütünlüğü kapsamında kaldığını, ormanların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağını ve şahsi mülkiyet konusu yapılamayacağını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... (EPDK) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili davalı aleyhine açılan davanın husumetten reddi gerektiğini, Elektrik Piyasası Kanunu, Lisans Yönetmeliği ve buna istinaden verilen lisans hükümleri gereğince lisans alınmış projeler için gerekli taşınmazların mülkiyetinin EPDK'ya ait olamayacağını, kamulaştırılan taşınmazların mülkiyetinin Hazineye ait olduğunu, taşınmazlar üzerinde kurulan irtifak haklarının da lisans sahibi şirkete ait olacağını, müvekkili kurum adına kayıtlı herhangi bir taşınmaz bulunmadığını, dolayısıyla müvekkili kurum aleyhine açılan tapu iptali ve tescil davasının husumetten reddi gerektiğini, ayrıca müvekkili kurumun dava konusu taşınmaza herhangi bir fiziki müdahalesinin bulunmadığını, müvekkili kurumun kanun gereği lisans almış projeler için gerekli olan taşınmazların temini amacıyla gerekli kararları aldığını ve ilgili kurumlarla yazışmalar yaptığını, çekişmeli taşınmaz üzerinde iddia edildiği gibi müvekkili kurum tarafından yürütülen herhangi bir inşai faaliyet veya taşeron firma çalıştırılmasının söz konusu olmadığını, açılan davanın haksız ve yersiz bulunduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; bilirkişilerce dava konusu taşınmazın en eski tarihten itibaren hava fotoğraflarının incelendiği, dava konusu taşınmaz üzerinde kapalılık teşkil eden orman ağaçlarının yer aldığı, alanın orman vasfında olduğu, civarındaki ormanlar ile bütünlük oluşturduğu, dava konusu alanların tapu kaydının bulunmadığı, Devlet ormanı olduğu, Devlet ormanı olan taşınmazın zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığı, orman vasfı taşıyan dava konusu taşınmazın davacı adına tescil edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; delillerin takdirinde ve değerlendirilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, kamu düzenine aykırı bir hususun tespit edilemediği, bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, tahkikat aşamasının tamamlandığının ve sözlü yargılama aşamasına geçildiğinin karar celsesinde ayrıca belirtilmemiş olmasının dosya kapsamı itibarıyla davanın esasına herhangi bir etkisinin bulunmadığı, kaldı ki davacı vekilinin karar celsesinde hazır bulunup başkaca herhangi bir açıklama yapmadan çekişmeli taşınmaz bölümlerini orman olmadıklarından bahisle davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği, dolayısıyla kanun koyucunun sözlü yargılama aşaması yapılmasıyla güttüğü amacın mevcut durum itibarıyla fiilen gerçekleşmiş olduğu ve tüm dosya kapsamına göre,İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı tarafın istinaf kanun yolu başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiştir. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf gerekçelerini tekrarla temyiz safhasında da nazara alınmasını talep etiklerini, davalı EPDK’nın santral tesisi için davacı ve diğer vatandaşların arazilerine hukuksuz el koyduğunu ve orman sahası olmayan kadimden beri fındık bahçelerini tarım arazisi olduğunun anlaşılmaması için bitki örtüsünü iş makineleri ile yok ettiğini ve toprak hafriyatı ile kapladığını, tanık ve mahalli bilirkişilerin beyanları hiçe sayılarak orman vasfı ile davalı kuruma tespitinin sağlandığını, Anayasadan doğan ve başta gelen mülkiyet haklarının ortadan kaldırılarak mülkiyet haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 269,85 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 345,55 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 92638df24a0a4983 4372838e223001bd
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/5987 E., 2025/2044 K. (12.03.2025) – Tapu
- Mahkeme
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5987
- Karar No
- 2025/2044
- Karar Tarihi
- 12.03.2025
- Konu
- Tapu
Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.
SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.
Emsal karar araAynı daireden yakın tarihli kararlar
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4026 E., 2025/2049 K. 12.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/764 E., 2025/2070 K. 12.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4035 E., 2025/2048 K. 12.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1270 E., 2025/2043 K. 12.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/895 E., 2025/2068 K. 12.03.2025
- Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/897 E., 2025/2069 K. 12.03.2025