Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2025/1270 E., 2025/2043 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/1270 E., 2025/2043 K. (12.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1270
Karar No
2025/2043
Karar Tarihi
12.03.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2025/1270 E. , 2025/2043 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1481 E., 2024/1991 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kastamonu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/339 E., 2024/158 K. Taraflar arasındaki 6831 sayılı Orman Kanununun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi kapsamında yapılan çalışmaya itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede; 1995 yılında 6831 sayılı Kanun'a göre yapılan orman kadastro ve 2/B çalışması, 13.09.2019 tarihinde ilan edilen sınırlandırılması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 2/B çalışması ile 2022 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/2-a maddesi gereğince yapılan uygulama kadastrosu bulunmaktadır. Kastamonu ili, Merkez ilçesi, ... köyü, 1273 parsel sayılı taşınmaz 1992 yılında tescil harici kalan yerlerin tescili ile 80.000,00 metrekare ve hali arazi vasfıyla idari yoldan tescil edilmiştir. 2017 yılında 1996 yılında yapılan orman kadastrosu gereğince 1273 parsel ifraz olarak 1337, 1338 ve 1339 parsellere ayrılmış, 1337 ve 1338 numaralı parseller hali arazi vasfıyla tescil edilmiş, dava konusu olan 1339 parsel ifraz ile Tilkitepe Devlet Ormanı olarak ve 70.227,01 metrekare olarak tescil edilmiştir. 2022 yılında yapılan 22/2-a çalışması ile 1339 parsel, 175 ada 69 parsel numarasını almış ve yüzölçümü 70.241,31 metrekare olarak değişmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kastamonu ili Merkez ilçesi ... köyü 175 ada 69 parsel (eski 1273 parsel) sayılı taşınmazı müvekkilinin orman kadastrosundan önce tarım yapmak suretiyle kullandığını, müvekkilinin taşınmazı kullanmaya başladığı dönemlerde taşınmaz hali arazi vasfı ile Milli Emlak'a ait olduğunu, müvekkili tarım yapmaya elverişli yeterli arazisinin bulunmaması sebebiyle Milli Emlak’a ait taşınmazları ecrimisil ödemek suretiyle kullandığını, müvekkili orman kadastrosundan önce taşınmazı sürmek suretiyle tarla haline getirmiş ve yonca ektiğini, 06.06.2022 tarihinde gelen Kastamonu Orman İşletme Müdürlüğü görevlileri tarafından dava konusu 175 ada 69 parsel sayılı taşınmazın orman sınırına ayrıldığını, kadastro çalışmaları esnasında taşınmazın başına dahi gelinmeksizin harita üzerinden orman kadastrosu sınırı içeresinde alındığını, orman kadastrosu öncesinde yılından önce de taşınmaz üzerinde herhangi bir ağaç ve ağaççık topluluğu bulunmadığ��nı, hayvan otlağı olarak kullanıldığını, dava konusu taşınmaza ait orman kadastrosunun iptali ile maliye hazinesi adına tescili halinde müvekkilinin 2022 yıllına kadar kullanmış olduğu alana ecrimisil ödemek suretiyle kullanım hakkına sahip olacağını ve derdest ceza davaları yönünden lehine durum oluşturması sebebiyle müvekkilinin orman kadastrosunun iptalini talep etmeye ve işbu davayı açmada hukuki yararının mevcut olduğunu belirterek dava konusu Kastamonu ili Merkez ilçesi ... köyü 175 ada 69 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, hali arazi vasfıyla Hazine adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili 15.02.2024 UYAP havale tarihli açıklama dilekçesinde; davanın orman kadastrosunun iptali davası olmadığını, davanın taşınmazın 2/B uygulaması ile orman kadastro sınırları dışına çıkartılmasına ilişkin olduğunu beyan etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının bu davayı açmakta herhangi bir hukuki yararı bulunmadığını, davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, davanın süresi içinde açılmadığını, dava konusu olan taşınmazın hukuki ve fiili olarak orman olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davaya konu çekişmeli taşınmazın 2/B madde uygulaması ile orman kadastro sınırları dışına çıkarılmasına ilişkin olduğu, İdareyi zorlayıcı dava açılamayacağından yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda davacı tarafın davada aktif dava ve taraf ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş; hükme karşı davacı vekili tarafından; taşınmaza ait orman kadastrosunun iptali ile Maliye Hazinesi adına tescili halinde müvekkilinin 2022 yılına kadar kullanmış olduğu alana ecrimisil ödemek suretiyle kullanım hakkına sahip olacağı ve derdest ceza davaları yönünden lehine durum oluşması sebebiyle müvekkilinin orman kadastrosunun iptalini talep etmeye ve dava açmada hukuki yararının bulunduğu, orman sınırına ayrılan taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2. maddesi uyarınca orman vasfını yitirmiş arazilerden olması sebebiyle orman kadastrosunun iptaline ve taşınmazın mülkiyetinin kadastrodan önceki haline iadesi, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken usulden reddi yönünde hüküm kurulmasının hatalı olduğu ancak istinaf edenin sıfatı ve aleyhe kaldırma yasağı karşısında, sonuç itibarıyla davanın reddine karar verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı, dava dilekçesindeki ve istinaf başvuru dilekçesindeki beyanlar ileri sürülerek temyiz edilmiştir. Dava, 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi kapsamında yapılan çalışmaya itiraz isteminde ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, 6100 sayılı Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL davacı tarafından yatırılan peşin harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 137635d9860a81c1 3ded78c4c62aaf3d

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı