Yargıtay Kararları › Yargıtay 8. Hukuk Dairesi › Mart 2025 › 2023/4026 E., 2025/2049 K.

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2023/4026 E., 2025/2049 K. (12.03.2025) – Tapu

Mahkeme
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4026
Karar No
2025/2049
Karar Tarihi
12.03.2025
Konu
Tapu

8. Hukuk Dairesi 2023/4026 E. , 2025/2049 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/8 E., 2023/16 K. KARAR : Davanın reddine Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan Uygulama Kadastrosu çalışmalarına itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve tetkik hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede, 1963 yılında 5602 sayılı Kanuna göre yapılan tapulama çalışmaları, 13.08.2014 ile 11.09.2014 tarihleri arasında ilan edilen 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan Uygulama Kadastrosu, 11.01.2016 ile 09.02.2016 tarihleri arasında ilan edilen 3402 sayılı Kanun’un EK-5. maddesi gereğince yapılan Orman Kadastrosu çalışması bulunmakta olup, tapulama çalışmasında dava konusu taşınmaz Kastamonu ili Tosya ilçesi ... köyü 525 parsel numarası altında tarla vasfıyla gerçek kişiler adına 13,300,00 m² ve senetsizden vergi kaydına dayalı olarak tespit ve tescil edilmiş, uygulama kadastrosunda taşınmaz 161 ada 1 parsel numarasını almış ve 13.300,00 m² olan eski eski yüzölçümü 13.108,33 m² olmuştur. Davacı ... İdaresi vekili 10.09.2014 havale tarihli dilekçesinde; Kastamonu ili Tosya ilçesi ... köyünde 3402 sayılı Kanunun (22-A) maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmasında dava konusu 149 ada 1 parselin ... lehine orman sınırı dışında bırakıldığını ancak taşınmazın ölçümü ve niteliğinde hata yapıldığını, 149 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 1993 tarihli memleket haritasında orman sayılan yeşil renkli alan içerisinde kaldığını, taşınmazın komşu devlet ormanı ile bir bütünlük arz ettiğini ve orman sayılan yerlerden olduğunu, dosya ekindeki inceleme raporundan da anlaşılacağı üzere dava konusu alanın ormanlık alan içerisinde kaldığını yapılan tespitin iptali ile dava konusu 149 ada 1 parsel sayılı taşınmazın orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Kastamonu Kadastro Mahkemesi’nin 17.10.2014 tarih, 2014/28 Esas ve 2014/75 Karar sayılı ilamı ile; davacı ... İdaresinin (22/A) çalışmasından sonra askı ilan süresi içerisinde dava konusu taşınmaza ilişkin mülkiyet iddiasında bulunduğu, mülkiyet ihtilafına ilişkin Kadastro Mahkemesi’nin görevli olmadığı gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine, davaya bakma görevinin Tosya Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğuna karar verilmiştir. Kastamonu Kadastro Mahkemesi’nin görevsizlik kararı sonrası dava dosyası Tosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiş ve Mahkemenin 19.03.2015 tarih, 2014/373 Esas ve 2015/58 Karar Sayılı İlamı ile; davacı ... İdaresinin (22/A) çalışmasından sonra askı ilan süresi içerisinde dava konusu taşınmaza ilişkin dava açtığı gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine ve karşı görevsizliğe karar verilmiştir. Tosya Asliye Hukuk Mahkemesi kararının davacı ... İdaresi tarafından karar temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 08.03.2021 tarih, 2020/3884 Esas ve 2021/2089 Karar Sayılı İlamı ile; askı ilân süresi içinde açılan uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin talep hakkında Kadastro Mahkemesinin görevli olduğu düşünülerek, bu talep tefrik edildikten sonra görevsizlik kararı verilmesi ve dosyanın görevli Kadastro Mahkemesine gönderilmesi, çekişmeli taşınmazın orman sınırları içinde kaldığı iddiasıyla taşınmazın tapu kaydının iptali ve orman vasfıyla Hazine adına tescil isteğiyle açılan davanın ise elde tutulması gerekirken, yazılı şekilde davanın tümü hakkında görevsizlik kararı verilmesinin usul ve Kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün Bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi’nin 08.03.2021 tarih, 2020/3884 Esas ve 2021/2089 Karar sayılı bozma ilamı sonrası dava dosyası Tosya Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/183 Esas sırasına kaydedilmiş, bozma ilamına uyularak 14.10.2021 tarihli celsede kadastro çalışmasına (22/a) itiraz yönünden dosya tefrik edilmiş ve aynı Mahkemenin 2021/311 Esas sırasına kaydedilmiştir. Tosya Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 21.10.2021 tarih, 2021/311 Esas ve 2021/359 Karar sayılı ilamı ile; uygulama kadastrosuna itiraz kısmının askı ilan süresi içerisinde açıldığı gerekçesiyle, uygulama kadastrosuna itiraz yönünden açılan iş bu davanın Kadastro Mahkemesi tarafından bakılması gereken bir dosya olduğu anlaşıldığından dosyanın görevsizlik nedeni ile usulden reddine, davaya bakmakla görevli Mahkemenin Kastamonu Kadastro Mahkemesi olduğunun tespitine, karar verilmiştir. Tosya Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevsizlik kararı sonrası dava dosyası Kastamonu Kadastro Mahkemesine gönderilmiş ve Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ilamı ile; uygulama kadastrosu çalışmalarının denetimi açısından mahallinde icra edilen keşif ve dosya arasına getirilen ilk tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosu çalışmalarına ilişkin hesap cetveli, ölçü çizelgeleri, ölçü krokileri, ada raporu, tedavüllü tapu kayıtları ve 22-a tutanak örnekleri ile hava fotoğraflarının teknik bilirkişilerce incelenmesi neticesinde, 1963 yılında 5602 sayılı Kanuna göre yapılan tapulama çalışmalarında dava konusu taşınmazın 525 parsel numarası altında 13,300 m² yüz ölçümü ile Taşharman mevki, No:... sayılı tahrir kaydının uygulanması neticesinde gerçek kişiler adına sınırlandırıldığı, grafik yöntemle hazırlanan paftasına göre sınırlandırma, tersimat veya ölçü hatasının tespit edilemediği, 22-a çalışmaları sırasında taşınmazın 149 ada 1 parsel numarasıyla 13108,33 m² olarak güncellendiği ve tüm cephelerinden parseli çevreleyen kadastro harici (2016 yılında 3402 sayılı Kanunun Ek-5. maddesine göre yapılan Orman Kadastrosu çalışmaları ile 256 ada 1 parsel numarası altında Devlet ormanı vasfıyla sınırlandırılan) alanla müşterek sınırlarının değişebilir sınır niteliğinde belirlendiği, dosyaya getirilen hava fotoğraflarının stereoskopik olarak incelenmesi neticesinde taşınmazı komşu orman parseliyle ayıran herhangi bir unsurun zeminde gözükmediği ve tamamının ağaçlarla kaplı olduğu, bu anlamda hudutlarının tescil harici alana genişlemeye elverişli olması karşısında değişebilir sınır tipinde belirlenmesinin doğru bir uygulama olduğu, uygulama çalışmalarında güncellenen tüm sınırlarının ilk tesis kadastrosundaki sınırlara uygun olarak belirlendiği ve taşınmazın yüz ölçümündeki değişimin esas sebebinin ilk tesis kadastrosundaki hesaplama hatasından kaynaklanarak komşu 256 ada 1 parsel sayılı Devlet ormanı taşınmazı aleyhine sınır ve yüz ölçümü değişimi yaşanmadığının rapor edildiği, denetime ve hüküm vermeye elverişli görülen teknik bilirkişilerin raporları neticesinde uygulama kadastrosu çalışmalarının kanun ve yönetmelik hükümlerine uygun yapıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle, davacının davasının reddine, Kastamonu ili Tosya ilçesi ... köyü 149 ada 1 parsel sayılı taşınmazın (Eski 525 Parselin) uygulama tutanağındaki tespit gibi tapuya tesciline, karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından kanun yoluna başvurulmuştur. davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın hukuken hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın 1993 tarihli memleket haritasında orman sayılan yeşil renkli alan içinde bırakıldığını, taşınmaz komşu devlet ormanı ile bütünlük arz ettiğinden orman sayılan alanlardan olduğunu, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, rapordaki eksikliklerin giderilmediğini, sahanın fiili durumunun orman olduğunu ileri sürerek kanun yoluna başvurulmuştur. Dava, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi gereğince yapılan Uygulama Kadastrosu çalışmalarına itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ:Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 12.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. SUCCESS ADALET_SUCCESS İşlem başarıyla gerçekleştirildi! İşlem başarıyla gerçekleştirildi! 7d752892ae25aa04 bce8c721f76d2325

Metin Yargıtay'ın yayımladığı karar metninden alınmıştır. Dilekçede kullanmadan önce resmî metinle karşılaştırın.

Bu konuda başka emsal mi arıyorsunuz?

SmartHukuk'ta olayınızı kendi cümlenizle yazın; ilgili Yargıtay kararlarını künyesi ve dayanak maddeleriyle birlikte bulun.

Emsal karar ara

Aynı daireden yakın tarihli kararlar

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi – Mart 2025 kararlarının tamamı